şükela:  tümü | bugün
143 entry daha
  • şunu belirtmekte fayda var; "sicim teorisi" (string theory) ismiyle bilinen teori, bu ismini, elektromanyetik dalgaların aynı zamanda "ışın" (foton) olarak da kabul ediliyor olmasından ve ışınların sicime olan benzerliğinden alır. (bkz: sicim) yani evrendeki sonsuz sayıdaki gök cisimlerinden yayılan elektromanyetik dalgalar, aynı zamanda "ışın" (foton) olarak da değerlendirilir. nitekim her ne kadar ışın ve dalga ifadeleri ile aynı etkilere işaret edilse de, bu söz konusu kuvvetleri "sicim teorisi" ile açıklamak için "ışın" imgesi, "dalga" imgesinden daha işlevseldir.

    hologram ismi ile bildiğimiz teknolojinin çalışma sistemini bilmek, sicim teorisini anlamayı çok kolay hale getirir. (bkz: hologram) zira ikisi de aynı prensiple çalışır. evren holografik bir yapıdır.
    nasıl ki daha önceden tüm ayrıntıları lazer tekniği marifeti ile taranarak kaydedilmiş bir nesnenin hologramı, birkaç adet projeksiyondan verilen lazer ışınların ortak bir mahalde buluşturulup birbirlerini tamamlamaları sağlanarak meydana getiriliyor ise, algılamak suretiyle madde kabul ettiğimiz varlıklar da, uzaydaki gök cisimlerinin yaydığı elektromanyetik dalgaların ya da ışınların kesişerek, muhteviyatlarındaki bilgi istikametinde yoğunlaşması ile oluşur.

    malum, hologram tekniğinde projeksiyon aletleri sabit konumda bulunarak hologramı oluşturacakları ilgili lokasyona değişken içerikli etki ulaştırırlar, tabi eğer hareketli bir hologram meydana getirme gayesinde iseler...
    varlığın oluşumunda ise sayısız gök cismi bilindiği üzere sürekli hareket halinde oldukları için değişen konumda sabit içerikli dalga/ışın yayarlar.

    ve tabii maddenin tutarlı varlığını sürdürebilmesi, bu söz konusu etkilerin sürekli olarak ışık hızında akmasına bağlıdır. bu durumda madde, her an yeniden oluşarak tutarlı yapısını korur.

    işte insanın tahayyül sınırlarını zorlayan bu fantastik durum içinde bulunduğumuz yaşamın gerçeğidir.
12 entry daha

hesabın var mı? giriş yap