şükela:  tümü | bugün
2 entry daha
  • çok malzemeniz olmasına rağmen, az hacimli bir dolaba sahipsinizdir ve sizden bu dolaba sığmanız, her işinizi görmeniz beklenir.

    yurtta, hiç böcek yoktur; ancak insan görünümlü hayvan çoktur. gecenin bi' vaktinde durduk yere çığlık atar penceresinden, iki erkek bloğundan birinden gelen maymun taklidine, öbür bloktan alkış sesleriyle beraber bir inek taklidi eşlik eder. 8-10 hayvandan sonra, artık şamatayı bitirirler. koridorlarda sigara içen cefakar hayvanlar vardır bir de. kıçlarını kaldırıp dışarıda içmeye çıkamazlar.
    neden? çünkü üşümüş inekler. tuvalette, traş olup lavaboda ve etajerde kapkara kıllarını bırakan ayılar vardır misal. ya da künkü olduğu gibi tuvalet taşına çıkaranlar...

    normal hayatta kafanızı kaldırıp dikkate almayacağınız -sözümona- adamı, burada dikkate almak, adamın dediklerini yapmak zorundasınızdır. böyle adamlar özellikle blok sorumlusu yurt memurları olurlar.
    (bkz: dumlupınar öğrenci yurdu)
    (bkz: altuğ altıok)
    mevzubahis kişiye biz alptuğ abi deriz. neyse.

    çamaşır makinesi vardır, ama üç tane makineden biri çalışır genelde. onda da mümkün değil yer bulup da çamaşırınızı yıkayamazsınız.

    her şeye rağmen, zararından ve sorunundan çok yararı vardır. devletin, eğitim alanında erken akıl edip uygulayageldiği en güzel şeylerden biridir. devlet yurtlarıyla, şehirleri dışında okumaya imkan bulamayan nitelikli öğrenciler imkan bulmuş ve sonucunda nitelikli adamlar kazanılmıştır. dost kavramı, burada yeniden can bulur. nitekim çoğu şeyinizi o insana/insanlara emanet edersiniz. kimi zaman en rahat uykuların yeri de olmuştur o dandik yurt yatakları, kokulu battaniyeleri ve küf sarısı yastıkları. aylık yüz lira ödersiniz, devlet size 150 lira yemek fişi verir ki azımsanamayacak derece müthiş bir rakamdır o yurtta barınmak zorunda olan öğrenci için.

    iyisiyle kötüsüyle, yurt yurttur ve devletin istikbalinde rol oynayan ve ön planda gözükmeyen kurumlardandır.
9 entry daha