şükela:  tümü | bugün
349 entry daha
  • bugün döndüğüm, yeşilini, enerjisini ve sıcak insanını sevdiğim, çok “bizden” bulduğum ülke.
    rehberlik etmesi için bazı noktaları paylaşmak istiyorum.
    biz saraybosna gidiş dönüş yaptık bu gezimizde. tur ile gitmedik, kendimiz aldık uçak biletlerimizi. 3 gece saraybosnada konakladık. toplam 4 gün kaldık.

    1,5 gün kadar saraybosnada gezdik. çarşı ve çarşı civarındaki hüsrev bey cami, medresesi ve müzesi yine çarşı civarında bulunan ve sırp katliamına uğramış insanların hikayelerini anlatan bir müze (museum of crimes aganist humanity and genocide), teleferikle yukarıya çıkarak şehrin tepeden görülebildiği hatta vakit olduğu takdirde 2 saatlik bir parkurda trekking yapılabilecek bol oksijenli trebevic dağı bizim saraybosnada gezdiğimiz yerlerden. ayrıca çarşı civarında vede yürüme mesafesinde farklı katedraller, camiler, bir adet yahudi müzesi mevcut. yine çarşı bölgesine 2 km kadar bir yürüme mesafesinde ulusal müze ve tarih müzesi var görülebilecek.
    (ulusal müze arkeolojiye ilgi duymuyorsanız sıkıcı gelir diyebilirim, roma kalıntıları var zira bolca)

    bunun dışında bir tam günümüzü çevre illere ayırdık. sırasıyla konjic, mostar, blagaj ve kravice şelalesine gittik. konjic’in eski bir köprüsü var görülebilecek. mostarın da köprüsü, iki adet bilinen camiisi ve bir de osmanlı mimarisini yansıtan bir ev (muslibegovica kuca). camiilerin bir özelliği yok bence, hatta karadjoz bey camii bursa yeşil camii ve türbesinin çok bakımsız hali gibi, koski mehmet paşa camiinin de avlusu biraz renkli denebilir belki. mostar köprüsü en keyiflisi, köprü civarında mini mini dükkanlarıyla sevimli bir çarşı var. ayrıca köprünün girişinde köprünün tarihini anlatan bir müze de mevcut. çarşı civarında köprü manzarasını daha iyi seyredebileceğiniz restoranlar mevcut.
    blagaj bölgesi ise “buna” şehri sınırlarında bir bölge. burada bir alperen tekkesi var. tekke kayaları içine doğru tam bir inziva alanına inşa edilmiş eski ahşap bir ev esasında. “buna” nehri de tekkenin yanından akıyor. nehire sıfır restoranlarda yemek yenebiliyor. nehir, doğa içinde sakince oturmak ve tekkenin manzarası güzeldi, başka ekstrası yoktu (herhangi bir bilgilendirme vs) diyebilirim.
    son olarak da kravice şelalesine gittik. burası bir milli park alanı içerisinde. trekking de yapılabilecek bir bölge. gerçekten çok çok güzeldi şelale. ayrıca uygun mevsimde gidildiğinde yüzülebiliyormuş. buraya arabasız gitmek biraz sıkıntı olabilir kanımca.
    bir de saraybosna havaalanına yakın gezilecek “tünel” diye bir yer var. burası aslında bir köy evi, müze haline getirmişler. savaş döneminde kuşatma altındaki bölgedeki insanlara erzak yardımı yapabilmek, yaralıları farklı bölgelere taşıyabilmek için yeraltında inşa ettikleri tüneli anlatan bir müze burası. bence gitmişken görülmeli.

    görülebilecek yerler dışında, kalınacak yer olarak biz guesthouse kandilijde kaldık. çarşıya yürüme mesafesinde olması, temiz ve ferah olması sebebiyle konaklama için tavsiye edebilirim.
    yemekler makedonya ve arnavutluk ile karşılaştırdığımda bizim damak tadımıza çok daha uygun diyebilirim. cevap dedikleri köfteleri çok çok lezzetli. kişisel fikrim etleri istanbuldaki herhangi bir restoranınkinden daha iyi, kaliteli.
    biz saraybosnada çarşı içerisinde mrkva diye bir dükkanda köfte yedik, çok temiz ve lezzetliydi. ayrıca biraz daha şık bir restoran olan “pivnica hs” de saraybosnada biraz pahalı; ancak temiz yemek yenebilecek bir yer.
    mostarda ise urban grillde yedik, orası da aynı şekilde çok temiz ve lezzetliydi (bu arada urban grill, mostarda köprü manzarasının çok iyi olduğu yerlerden)
    ayrıca börekleri bizimkilere göre çok çok iyi. daha az yağlı ve daha bol malzemeliler. özellikle kıymalı börekler soğansız ve bol kıymalılar. biz böreği çarşıda bosna börekçisinde yedik. ıspanaklı, patatesli, peynirli, kıymalı çeşitleri var. ek olarak börekleri yoğurtlu olarak da denemenizi tavsiye ederim.
    bir de daha önce pragda da yediğim dönere benzeyen hamurlu tatlıyı burada da bulduk. trdelnik’in bu tatlısının elmalı tarçınlısı favorim oldu.
    ek olarak pivnica hs’de tattığımız kuru etin bir eşini, çarşıda sebilin arka tarafında bulunan “mujanic” isimli kasaptan aldık, tadının süper olduğunu belirteyim. ayrıca etin fiyatı da tr.ye göre ucuz.

    ulaşım konusunda; havaalanından “centrotrans” isimli otobüsle şehir merkezine kadar gelebilirsiniz. merkez son durağı bu otobüsün. saraybosna içinde her yer yürüme mesafesinde. (en azından bizim gittiğimiz yerler bu şekildeydi)
    çevre illere ise özel bir araba ile gittik. aslında tren ve otobüs alternatifleri mevcuttu. tren sabahları saat 7 ve öğleden sonra 3te varmış mostara. otobüs ise saat başı kalkıyormuş. otelde resepsiyon görevlisi bu şekilde iletti bize; ancak biz kraviceye gitmek istediğimizi söyleyince ulaşımın ve saatlerinin uygusuz olabileceğinden endişelendiğimiz için, kendisi bir arkadaşını ayarladı. bir nevi özel tur yaptık arabayla. bu kişi bizi (4 kişiydik) otelden alarak belirttiğim rotada gezdirerek otele geri bıraktı. gezdiren çocuk ingilizce biliyordu ve anlaşmak konusunda sıkıntısı yaşamadık.
    son olarak; bosnayı çok sevdim. insanları yakın geçmişteki savaşa rağmen toparlanmış görünüyordu, enerjileri pozitif ve sakindi. saraybosnayı tamamen eski bursaya benzettim, teleferiği, çarşısı, bedesteni, trebevic dağı eteğindeki sevimli evleri ve türbeleriyle.
    bence en azından bir defa görülmeye değer bir ülke.