şükela:  tümü | bugün
94 entry daha
  • kısmi rezerv bankacılığı yüzünden asla izin verilmeyecek eylemdir.

    nedir kısmi rezerv bankacılığı?
    diyelim ki bir insan 100 tl'sini bir bankaya yatırdı. merkez bankasının oranını belirlediği zorunlu karşılık %10 dersek, ki genelde daha düşüktür, banka müşterisinin kendisine yatırdığı paranın %90'ını kredi olarak verebilir.

    90 tl krediyi alan vatandaş da parayı gidip başka bir bankaya yatırsa yine aynı işlem tekrarlanacak. 90 tl'nin %10'u 9 tl merkez bankasına gidecek, kalan 81 tl kredi olacak.

    böyle böyle merkez bankasının yaptığı para miktarının defalarca katı para meydana gelmiş olacak.

    mesela ortada 100 tl varken, toplam borç 1000 tl olacak. sıra borçları ödemeye geldiğinde borçlar ödenemeyecek, panik başlayacak, herkes parasını çekmeye bankalara hücum edecek. fakat o kadar para yok.

    o zaman ne olacak?
    hepimize siktir çekecekler. herkesin parası hesapta gözüken dijital rakamlar olarak kalacak. ister halkı ikna ederek paraların bir kısmına çökülecek, ister yüksek enflasyonla aynısı yapılacak.

    şu anda televizyonlarda pek dillendirilmese de fed'in tekrar para basmaya başlamasının sebepleri arasında gösteriliyor kısmi rezerv bankacılığı.

    bugünlerde dünyanın hemen hemen tamamında dönen dolap bu. hepimiz köleyiz. bu sistem birileri istediğinde vakti gelince çökertilecek ve bankalardaki dijital rakamlara güvenenler mal gibi kalacaklar.

    hatta bu zaman geldiğinde elindeki kağıt paraların bir halta yaramadığını görünce çok şaşıracak insanlar. sudan çıkmış balığa dönen milyarlar......

    finans ve bankacılığın temellerini öğrenseniz, dünyadan soğursunuz.

    tüm çalışmalarınız, emeğiniz, fedakarlıklarınız boş. bu sistemi kuranlar ve devam ettirenler size ne veriyorsa onla yetiniyorsunuz aslında. sövdüğünüz şerefsiz patronlarınız diğerlerinin yanında dünyadaki karınca gibi kalıyor.

    parayı basanlar ile hayati ihtiyaçları üreten firmalar aynı insanlar.

    sistemin nasıl işlediğini bilmediğiniz için daha çok kazanmak adına yarışan tazılar ve atlar gibi uğraş veriyorsunuz ömür boyu.

    çalışma hayatında mobbing, dedikodu, yalan gibi pisliklere batıyorsunuz. fakat köle olduğunuzun, değersiz olduğunuzun farkında değilsiniz.

    eğitiminize harcanan paralarla adınıza sağlam hisse senetlerinden ve biraz da altından oluşan portföy oluşturulsaydı, şu an zengindiniz. üşenmedim oturup hesapladım kendiminkini.

    fakat finans işlerinden kimse anlamadığı, insanlar köpek gibi çalışmaya programlandığı ve bu şekil çalışmak kutsandığı için kimse olayların farkında değil.

    benim hesaplamama göre şu an en azından 5 milyon tl param olurdu. benim bu parayı çalışarak herhangi bir işte kazanmam imkansız. örnek olsun diye amazonun hisse fiyatının grafiğini koyacağım. herkes kendi hesabını yapsın.
    https://www.macrotrends.net/…on/stock-price-history

    bu parayı çalışarak kazanabilecek çok çok az bir grup insan var. bu insanların arasına girebilmeniz için soluksuz çalışma dışında biraz da şanslı olmanız lazım. çünkü, eğitimliler fazla para kazanıyor diye herkes çocuğunu okuttu ve şu an mühendisler, mimarlar, dişçiler asgari ücretten hallice maaşlarla çalışıyorlar.

    herkesin yaptığı verimsizlik meydana getirir. herkes hisse senedi alıyorsa oradan da kaçmak lazım. bu sefer fiyatlar fazla yükselir. aynısı emlakda oldu.

    bu ülkenin 40 yaş üstü nesline söylenecek çok acayip küfürlü cümleler var da, neyse............

    edit: bir yazar arkadaş aşağıdaki mesajı atmış. kendisine mesaj atımı kapalı olduğu için cevabımı buradan yolladım.

    "eline sağlık güzel yazmışsın da sonunu, daha doğrusu varmaya çalıştığın noktayı kavrayamadım. çocukları okutmasa mıydık? ya da 40 yaş üstünün hatası nedir?"

    konuyla ilgili bildiğimi anlatıp toplumu eleştirdim kendimce.

    aileleri parçalayan, bölen paranın ne olduğunu anlatmaya çalıştım. açıkçası girimin bu kadar dikkat çekeceğini de hiç beklemiyordum. gece otururken başlığı gördüm ve öylesine yazdım.

    baştan sona bir düzen içerisinde konuyu anlatmak yerine ara başlıklar attım ve meraklı olan, hevesli olan insanlara yardım etmeye çalıştım.

    para kazanmanın tek yolunun bir şirkete girip çalışmak olmadığını, çünkü çalışanların uğrunda ömürlerini harcadıkları paranın saçma sapan bir şey olduğunu, para kazanmanın alternatif yolları olduğuna dikkat çekmek istedim.

    bizim borsamızın ortalama %65'i yabancıların elinde. tc vatandaşı sadece 200 bin borsa yatırımcısı var 80 milyonluk ülkede. şirketler bu ülkenin parasıyla kuruluyor, bizler çalışıyoruz ama kârı kriz zamanlarında şirketlerimiz ucuzken gelip hisselerini satın alan yabancılar topluyor.

    insanlarımız son model telefonlara, tok kapı sesine duydukları şehvet yüzünden tamamen ezberlerle hareket ederek kendi ülkelerinde ve şirketlerinde gittikçe köleleşiyorlar.

    ayrıca, son 15-20 senede bir emlak merakı aldı yürüdü. bir kaç sene önce bir yakınım ev bakarken yanında gezmiştim. istanbul'da bazı evlere çekilen fiyatlar 40-50 senelik kiralarına denk geliyordu. 30 seneden aşağısına hiç denk gelmemiştim. bu sayıları hesaplarken devlete kira gelirinden ödenecek vergi, yaptırılması zorunlu deprem sigortası gibi maliyetleri dahil etmedim.

    ev fiyatları bu kadar uçmuşken, borsada yapılan yatırımı 10-20 senelik temettüsü ile karşılayacak şirketler vardı. temettü gelirinizi alırken devlete herhangi bir vergi de ödemiyorsunuz. zaten stopaj ödendikten sonra temettünüz yatıyor. ayrıca hisselerinizin değerlenmesi de yanına kâr kalıyor.

    bu hisse ve emlak kıyaslamam her zaman doğru olacak diye bir kural yok. son 15 senenin türkiye şartları içinde doğruydu. bundan sonra hangi yatırım aracı tercihi doğru olur bilmiyorum. değinmek istediğim nokta ezberlerle hareket edilmemesi.

    çocuklar tabi ki okuyacak. ama öyle bir sistem var ki, okuyan gençlerin ders çalışmaktan başka hiçbir şeye vakitleri kalmıyor. bana göre de bu durum yanlış.

    gençlere gelecekle ilgili anlatılanlar çok çalışın üniversite kazanın, çok çalışın üniversiteyi dereceyle bitirin, çok çalışın ...., çok çalışın......

    ekonomi kanallarına çıkan patronlar gençlerin tembel olduğundan, donanımsız olduğundan, çalışmak istemediğinden dem vuruyorlar. fakat hiçbirisi oecd ülkeleri arasında saatlik bazda en çok çalışanların türk vatandaşları olduğundan ve en düşük ücretlerle bunu yaptıklarından bahsetmiyor. hele hele, arge'ye ne kadar komik rakamlar ayırdıklarından, yatırım dediklerinin sadece montaj sanayi kurmak olduğundan hiç bahsetmiyorlar.

    anlatmak istediklerimi ayrıntılı şekilde sözlükte yazamam, çünkü çok uzun olur. amacım bir perspektif vermekti.

    40 yaş üstünün hatası, türkiye tarihinde hiç olmamış bir fırsatı heva ve heveslerine kapılarak çar çur etmeleridir. son 15 senede döviz inanılmaz ucuzladı, ülkece yüzlerce milyar dolar borçlandık. peki sonuç ne?

    arabalara, telefonlara, televizyonlara, saçma sapan yatırımlara harcanmış tonla para. bu borcun faturası her sene kabararak artacak ve genç nesillerin omuzlarına binecek.
7 entry daha