şükela:  tümü | bugün
  • carla simón'un bu sene avrupa'da büyük bir yankı uyandıran, 2017 istanbul film festivali jüri özel ödülü 2016 berlin jüri büyük ödülü (generation), gwff en iyi ilk film ödülü ödüllerini alan türkiye'de de vizyona giren uzun metraj filmidir
    ama belli ki fularlı ekşicilerin dikkatini çekmemiştir
  • yönetmenin kendi hayatından esinlenerek; 6 yaşındaki frida'nın anne ve babasının ölümünden sonra dayısı ve yengesiyle beraber taşrada geçirdiği 93 yazını anlatmaktadır. yeni ebeveynlerine alışması, barcelona gibi bir yerden taşrada yaşamaya başlaması, ebeveynlerin çocuğa karşı tutumu ve frida'nın onlara karşı davranışı yani özetle küçük bir çocuğun ailesini kaybettikten sonraki iç dünyasına konuk olmaktayız.

    izlemeyenlere özellikle (bkz: beyoğlu sineması)'nda izlemelerini öneririm. gördüğüm kadarıyla çok fazla salonda da gösterilmiyor.
  • frida'nın çabaları ile, bir türlü olduramayışı ile, çaresizliği ile insanın göğsüne fil gibi oturan film.

    acıklılık skalasında canım kardeşim ile atbaşı giden film.

    sevilmeyi değil, seviliyor gibi yapılmayı çok ama çok vurucu şekilde anlatan film.

    dünyada ne kadar çok, çeşitli ve derin acı olduğunu gösteren film.
  • ilk 20 dakikası yavaş ve sıkıcı, daha sonra gittikçe güzelleşen ve sonunda şaha kalkan; şahane bir film.
  • katalan sinemasından sakin ama kesinlikle durağan olmayan, acıların ve sevinçlerin hayatın içinden ufak kesitlerle anlatıldığı, 2017 yapımı olan bu filmde, annesi ve babasını henüz kaybetmiş frida'nın yeni bir aile ve kırsal hayata alışması konu ediliyor. frida, her ne kadar uyum sağlamaya çalışsa da, insanın gerçeğinin yine insanın peşini bırakmayacağını bize açıkça gösteriyor. öte yandan film aslında ispanyol sinemasının -her ne kadar katalan filmi olsa da- kendine has anlatım tarzı ve uslubunu içinde barındırıyor. kırsal yaşam olarak alejandro amenábar'ın mar adentro'suna benziyor biraz yani durağan kırsal hayat ama çok keskin acılar ve paradokslar. yine belki bu filmde madrid'in sokaklarında yaşanmasa da çabalar ve gözyaşları achero mañas'ın noviembre'siyle paralellik gösteriyor. frida'nın çevresinde yaşanan olaylar karşısındaki çaresizliği aslında bir bakıma julieta'yı da andırmıyor değil tabii ki. bütün bunlara ek olarak bu film, yüksek bütçeli bol gürültülü hollywood'un karşısında, konusunu hayatın özünden alan avrupa menşeeli filmlerin çok daha başarılı olabileceğinin ispatı niteliği taşıyor. sonuç olarak, film bir çocuğun penceresinden hayattaki zıtlıklara parmak basıp; kıskançlık, sevgi, özlem gibi duyguları tam kalbinden yakalıyor. daha fazla spoilerın anlamı yok ama bir konuya daha değinmek gerekiyor sanırım. filmde -aslında ispanyol sinemasının bir anlamda özelliği olarak- sigara çok güzel kullanılıyor. frida'nın meryem ana üzerinden annesine sigara göndermeye çalışması mesela bu açıdan filmin önemli sahnelerinden biriydi özellikle.
  • carla simon'ın hem yazıp yönettiği film. küçük bir çocuğun ailesini kaybettikten sonraki ilk yazını anlatan film ajitasyona kaçmaması ve çok küçük gibi görünen sıradan davranışların altında yatan travmayı başarıyla gösteriyor. filmin finalinde de sıradan bir insan eylemine (ağlamak) müthiş duygular yükleyerek, küçük kızın duygularını izleyene yaşatıyor.
  • birkaç gün önce cermodern açık hava sineması etkinlikleri kapsamında izleme fırsatı bulduğum güzel film. sakinliğiyle o yıllarda, öyle bir ortamdaki yaşantıya dair bir fikir edinmenizi (belki bir yandan da biraz özenmenizi) sağlarken, bitmeye doğru adım adım artan duyguyla insanı vuruyor.

    içinde çocukların olduğu, özellikle ön planda oldukları filmleri ayrı bir seviyorum. ister istemez çocuk oyuncuların bu büyük rolleri nasıl taşıdıklarını, yönetmenin onlarla ne konuştuğunu, nasıl iletişim kurduğunu düşünmeden edemiyorum. bu durum, filmleri benim için daha bir değerli kılıyor sanırım.
  • yeni izleme fırsatım oldu. çekilebilecek en güzel filmlerden.
    sade, yalın, samimi, doğal...
    bana iyi gelen bir film oldu. konunun çocuk olduğu filmleri severim, acılarını paylaşabilmeyi, hissedebilmeyi severim.
    pek çok açıdan bir yas sürecinin çocuk gözünden yansımasını, kademelerini görüyorsun.

    filmin bazı yerlerinde göğsümün üstüne çöken acı ve nefes alamama hissiyatıyla mücadele etmem gerekmiş olsa da içe işleyecek filmlerden bir tanesi.

    benim için iyi ki izlemişim filmi.
    boş bir kafayla, hissetmeye çalışarak izleyin.
  • katalan yönetmen carla simón'un yazıp yönettiği 2017 yılı film. cannes film festivalinden ve istanbul film festivalinden ödülle dönen filmimiz, barselona'da yaşayan anne ve babasını kaybettikten sonra dayısı ve yengesi tarafından oldukça güzel ve şirin bir köye getirilen yedi yaşındaki frida isimli kızın hikayesi. çiftin iki yaşındaki küçük kızlarıyla oldukça iyi geçinen ve yeni ebeveynleri tarafından gerçekten çok sevilen kahramanımız yeni hayatına alışmakta çok zorluk çekecektir. küçük bir kızın üzerinden atamadığı travmayı oldukça sade ve anlamlı bir şekilde bizlere aktarmayı başaran filmimiz, aldığı ödülleri sonuna kadar hak ediyor.
  • filmin tamamı küçük kızın perspektifinden aktarılıyor. annesinin ölümünden sonra babası da yıllar önce öldüğü için ebeveynsiz kalan küçük frida'nın dayısının ve yengesinin yanına taşınması anlatılıyor tüm entrilerde yazıldığı gibi. annesince el bebek gül bebek büyütülen, barselona gibi büyük bir şehirde büyüyen frida'nın annesizliği-babasızlığı, taşraya ve yeni ailesine uyum sağlama çabaları, kıskançlığı, kızgınlığı, üzüntüleri, duaları... yönetmen küçük bir çocuğun hayatının birden 180 derece değişmesini yavaş - sakin bir tempoyla ama konunun da hakkını vererek anlatmış. 2017'nin iyi filmlerinden. frida'yı oynayan velet de iyi oynamış.

    spoiler

    frida aileye dahil olmaya çalışıyor. büyük bir şehirde büyüse de taşraya uyum sağlamaya çalışıyor. taşrada küçük bir çocuk ne yaparsa onları yapıyor. ama çocuk olduğu için kuzenini pek düşünmüyor. mesela ormanda tek başına bıraktığında yaralanabileceğini düşünmüyor. nitekim kız elini kırıyor. sonra da frida'nın peşinden gölde yüzmeye yeltendiğinde de boğulmak üzere oluyor. frida bunları düşünmüyor, çünkü çocuk ve şımartılarak büyütülmüş. gene de aileye dahil olmak, kendisini aileye (özellikle yengesine) kabul ettirebilmek için biraz uğraşıyor ama bu iki olaydan sonra yaramaz etiketi yapıştırılıyor kendisine. halbuki annesini kaybetmiş, şehirden taşraya taşınmış, tüm dünyası değişmiş. en sevdiğim sahneler frida'nın hep ailenin dışında kaldığı sahneler. mesela şarkılı müzikli bir sahnede dayısı eşiyle ve çocuğuyla birlikte dans ederken frida uzakta oturarak onları izlemekle yetiniyor. yönetmen frida'nın aileye dahil olamayışının altını çok çizmiyor ama birkaç sahnede göze sokmadan iyi bir şekilde yansıtıyor.

    spoiler