şükela:  tümü | bugün
  • sürtünme anlamına gelir. ayrıca deri altı kan dolaşmını arttırmak için yapılan ovalama şeklindeki masaja da bu ad verilmektedir.
  • (bkz: friction)
  • eski berberlerden duyabileceğiniz kelime.

    -kafaya friksiyon yapalım mı abim?

    önemli bilgi: bu soruya sakın ha boş bulunup evet demeyin. kafanıza kolonya dökülüp yarım saat vıc vıc vıc ovulursunuz. hele ki usta friksiyonu çırağa yaptırırsa iyice yandınız çünkü çırak bahşiş alayım diye iyice kendinden geçer. öyle bi girişir ki kafaya ebleh olursunuz.
  • çok başımın ağrıdığı bir gün berberdeydim. küçük bir parça pamuk istedim; amacım onu ıslatıp kızgın tava gibi kafamı oyan sol gözümü biraz sakinleştirmekti. berber "abi sana bi friksiyon yapsın bizim çırak" dedi. o an friksiyonu ben felden flash, asprin sandoz gibi birşey algıladım, çünkü gerçekten ihtiyacım olan buna benzer bir şeydi. ben foşur foşur devinen bir bardak sıvı beklerken genç bir oğlan bana "abi lavanta mı limon mu?" diye sordu. lavanta dedim, ama hala duruma aymamıştım. ne zaman kafam boynum vıjır vıjır ovulmaya başladı, o zaman anladım ki friksiyon bir çeşit masaj.
  • sözlükte yer almayan bir sözcüktür. sürtünme manasında kullanılır. sürtünmenin ingilizce karşılığı olan friction (okunuşu: frikşın) sözcüğünün türkçeleştirilme çabası sonucu meydana gelmiştir ancak henüz türkçeye yerleşmemiş resmen (sözlükte, dilbilimcilerin dile yerleştiği kabulü ile) var olmayan, pratikte var olan bir sözcüktür. bir benzeri için (bkz: fiksiyon)
  • örneğin facebook'ta duvara bir şeyler yazarken çatanaktan post etmemesi, posta bastığınızda 2 sn sizi bekletmesidir. arkada ciddi işler yapıyoruz mesajı verdiği gibi, bulk içerik üretmenin önüne de geçiyorlar.
  • vücudun belli bir bölümünü, genellikle bir şey sürerek ovalama, masaj yapma anlamına gelir.
    " oysa bu hikayeyi biliyordum; annem beni yıkarken ve kolonyayla friksiyondan geçirirken, elinden kayan sabunu banyonun içinde bulmaya çalışırken, bu bildiğim hikayeyi dalgın dalgın dinliyordum."
    sözcükler - jean paul sartre.