şükela:  tümü | bugün
  • yani orgazmla nasıl özdeşleştiriyoruz bilmem.... şaşar kalırım
  • bo$almak, tenasul uzvundan ifrazat salgilama raddesine gelmek.
  • orgazmla özdeşleşmesi bağlamında birçok şarkı sözünün akla gelip gülmeye sebebiyet verir...

    *ölürsem kabrime gelme istemem
    *tren gelir hoş gelir
    *kurşunlara gelesin (matrix üslubu)
    *gittiğin yağmurla gel
    *sarı gelin
    *sen gelmez oldun
    vs.
  • sonunda görmektir. peşinden inanmayı gerektirecek materyaller bulmayı sağlar. (bkz: gel)
  • varmak, ulaşmak, oturmak anlamlarına gelen söz. gitmek hakkında bu kadar söz söylenmişken gelmekten bu kadar az bahsedilmesi de ilginç. hep bir kaçma çabasında, kaçıp gidenleri de geri döndürme uğraşındayız galiba.

    sonu hep gitmek olan.

    " gelmenin bir de gitmesi var ey hümam;
    gitti gelmek, kaldı gitmek vesselam!"
  • gelse,
    değişmiş çok, yaşlanmış da
    sigaramı yakıyor durmadan
    istemem diyemiyorum-ama yakmasa-
    konuşuyoruz -konuşuyor muyuz-
    yazmayı bırakmış çoktan
    gerçi bir roman taslağı varmış kafasında
    "bir elimde elma, elmada bir el"
    diyorum
    hayretle bakıyor yüzüme
    bir bardak bira içiyor, çekip gidiyor az sonra*
  • bir kıyafetin giyenin üzerine tam olması, büyük ya da küçük olmaması durumu.
    sanırım "gelmek" kelimesinin bu kullanımı yöresel. zira mersinli olan ben için bir pantolonun insana gelmesi ya da gelmemesi gayet olağan bir anlamda iken, antalyalı eşim için "bu pantolon sana gelir mi ki" soru cümlesinin cevabı "çağır bakalım gelecek mi" oluyor..
  • başına aldığı bağlama ünlüsü (-e, -a mesela) ile gayet güzel bir bileşik (yahut birleşik) fiil oluşturur. yaşayagelmek, olagelmek falan gibi kılıklarda karşımıza çıkar. fiil, muhteviyatında süreklilik barındırsa da bunu gözümüze gözümüze sokar, artistik ve ağır bir üslup takınmamızı sağlar. biraz daha yakından bakalım:

    yaşamak, olmak
    yaşayagelmek, olagelmek
    ikinci satırdaki fiiller sürekliliği, devam eden bir süreci daha güçlü vurgular. bu tür bileşik fiillerin ayrı yazılması falan gibi şeyler görüyorum. dilbilgisinde sapla saman bu derece birbirine karışmışken, ben öğrenmiş olduğum haliyle yazarım.

    bir de bu vesileyle bir şey söylemek istiyorum. saçma sapan bir reklam var o başladı az önce, ara ara duyuyordum da bu kez kapatamadım. hediyeniz var diye çığıran bir grup adam tel tel sinirlerimi attırıyor. akbank reklamıymış. bu ne lanet bir şey. tez zamanda beter olsun o banka. daha da belini doğrultamasın. çalışanları işsiz kalmasın ama başka yerlerde güzel güzel işler bulup hayatlarına devam etsinler. yufka yürekli "olagelmişimdir" vesselam. bu da örneğimiz olsun.
  • merdiveni bükmek.
  • gitmek gibi hiçbir sorunu çözmeyen gereksiz bir eylem biçimi.