şükela:  tümü | bugün
  • her erkeğin hayatı boyunca en az bir kere denemesi gereken eylem.
    bir kere ütüledim daha doğrusu ütülemeye çalıştım, şerrefsizim o deneme benim ufkumu açtı, ne kadar beceriksiz, dallama, biri olduğumu anladım. işte o zaman, o ütü ve ütü masası ansızın dönüp bana baktı, "anladın mı?" dedi, "anladım" dedim ve o günden sonra hiçbir zaman, hiçbir yerde, hiç ağlamadım.
  • ütüsü olmayanlar veya ütü yapmaya üşenenler için not: yıkanmış gömleği gerdirerek eteklerinden kapıya veya benzeri geniş bir yere iğne veya raptiyeyle tutturun. sabaha ütülüye yakın halde kurumuş olur.

    utu yapmaya vakit ayiramam, hic kasamam diyenler icin not: gomlegi fis fis ile nemlendirin. beş dakika bekletin. sonra buharli veya buharsiz utuyle utuleyin. mansetlerine, onlerine ve yakasina iki sürüştürün. cebi ve yakasi iyi utulu olsun. ceketinizi de cikarmazsiniz olur biter.

    iyi utu yapmak istiyorum diyenlere gelince:

    iyi ütü yapmak için ilk şart, gömleğin yıkama talimatına dikkat etmektir. gömleğin üzerinde 40 derece suyla yıkayın yazıyor ve siz de 60 derece suyla yıkadıysanız, pek muhtemeldir ki, gömleğin dikişleri çekecek ve dikişli yerleri buruşacaktır. bu tür buruşuklukları ütüyle düzeltmeye çalışmak ömür törpüsü bir iştir. onun için, gömleğiniz yüzde yüz pamuklu olsa dahi, çok sıcak suyla yıkamayın. ipliği sentetik olabilir ve çekebilir. imalatçı ne diyorsa onu yapın. laf kumaştan açılmışken önce sentetikler, ipekliler gibi düşük sıcaklıkta ütü gerektirenleri, en son yüzde yüz pamuklu veya keten gibi "ağır görev" gömleklerini ütüleyin. bu sırayla ütülemezseniz, sentetik, karışık veya ipeklileri yakarsınız, sarartırsınız maazallah.

    yıkanmış gömleği düzgün asmak önemlidir tabii ki. gelişi güzel buruşturulmuş ve bırakılmış bir gömleği iz kalmadan ütülemek çok zordur. gömlek dümdüz ütülü hale gelir ama o kırışıklıklar, kumaşın kendi deseniymiş gibi sırıtır sonra. yıkanmış gömleği askıya düzgün asın ve varsa, yaka uçlarındaki düğmeleri de dahil olmak üzere bütün düğmelerini ilikleyin.

    titiz ütü yapmak istiyorsanız ve bu işten biraz da zevk alıyorsanız, bir miktar yatırım yapmanızı öneririm. zira alet işler el övünür. adam gibi bir ütü masası, ve mutlaka kol tahtası alın. eh, doğru dürüst buhar veren bir ütünüzün olması gerektiğini zaten biliyorsunuz. (bu yatırımı yapamıyorsanız veya yapmak istemiyorsanız bile sizin için bu yazının en sonunda özel bir bölüm var orayı okuyun). ütü masanızın üzerinde eski bir battaniye parçası ve onun da üzerinde kalın, pamuklu ve açık renk bir kumaş serili olsun. yani ütü yaptığınız zemin takır takır sert olmamalı, ütüyü bastırdığınızda hafifçe içine gömülen yumuşaklıkta olmalıdır.

    laf aramızda, titiz bir şekilde ütülenmiş gömlek giyen erkek, hanımlar üzerinde iyi bir izlenim bırakır. hanımlar, biz erkeklerin pek de önem vermediğimiz ayrıntılara dikkat ederler ve iyi ütülenmiş gömlek giyen erkek, bir aferin alır onlardan.

    mutlaka profesyonel bir fıs fısınız olsun. adını bilemedim şimdi ama anladınız siz, su püskürten şey işte. öyle dandik bi şey olmasın ama. mandalına kuvvetle abandığınız zaman su zerreciklerinden sis oluştursun şöyle.

    diyelim ki gömleği düzgün asmayı ihmal ettiniz ve buruş buruş oldu ve takır takır da kurudu. bu vaziyette ütü yapmaya kalkmayın. canınızı hiç üzmeyin. plastik bir askıya asın gömleğinizi, askıyı da duş perdesinin kornişine, duş kabinine veya banyoda uygun bir yere asın. doldurun fısfısınızı suyla ve ortalığı su zerrelerine boğun. çok da eğlenceli bir iştir ha. küçükler bayılırlar bunu yapmaya. hani kararını biliyorsunuz siz, gömlek böyle suya sokup çıkarmışsınız gibi olmasın ama stratejik bölgelerinde de kuru bir yer kalmasın. on dakika kadar bekletin o gömleği ve o vaziyette ve sonra başlayın ütüye. sabırlı olun azcık.

    diyelim ki kol tahtanız var ve gömleğiniz tam istenen kıvamda nemlenmiş vaziyette. kol tahtanızı güzelce ütü masasının üzerine yerleştirin, gömleğin sırt dikişini, hani gövdeyi enine geçen dikişi kol tahtasının üzerine ve tahtaya paralel seyredecek şekilde yerleştirin ve ütüleyin.

    haaa unutmadan hemen söyliyeyim, bütün ütülemeler için geçerli altın kural şu: gömleği ütüden önce elinizle ütüleyin. yani kol tahtasına, ütü masasına veya ütü yaptığınız zemin her neresiyse, oraya serdiğiniz gömleği, önce iki elinizle birden ütüleye ütüleye düzeltin ki, altta kırışıklık kalmasın.

    diğer bir altın kural da şu: buharlı ütünüz varsa ve iyi buhar üfürüyorsa, buhar verdikten sonra bir beş altı saniye de kuru ütüleyin aynı yeri ki, nemli kalmasın. yoksa çabuk bozulur o ütülenmiş yer.

    diğer bir altın kural: ütüyü mümkünse gün ışığında ve aydınlık bir ortamda yapın. bu mümkün değilse ve geceleyin beyaz gömlek ütülemek zorundaysanız dikkatli olun. zira ıslak veya fazla nemli gömleğe çok sıcak ütüyü basarsanız su yanar (evet evet su yanar) ve sarı pis bir leke oluşur. bu lekeyi gece göremezsiniz. bunu önlemek için ütünün çok sıcak olmamasına, ortamın iyi aydınlatılmış olmasına ve gömleğin çok nemli olmamasına dikkat edin.

    şimdi geldik sırt dikişinin iki yanında yer alan plilere: oraları da kol tahtasının kıçına ve burnuna sırayla geçirerek ve ütünün sivri ucuyla nazikçe ütüleyin.

    sonra gömleğin kollarından birini kol tahtasına giydirin. öyle bir giydirin ki, yakadan başlayıp omuz başında biten dikiş kol tahtasına paralel olarak ve tahtanın tam ortasında yer alsın, kolu gömleğe bitiştiren yuvarlak dikiş ise kol tahtasına dik açıyla seyrediyor olsun. bu arada yakanın tersi de kol tahtasının üzerinde yatıyor olsun. (mevzumuz titiz ütülenmiş gömlek ise, gömleğin apolet dikişi ve kolları gövdeye bitiştiren yuvarlak dikişleri dikkat çeken yerleridir. ve gene laf aramızda, hanımların göz hizasında olur bu dikişler. önü ve cebi iyi ütülenmiş olsa da bu dikişleri buruşuk kalmış bir gömlek aferinlik değildir.) bu dikişleri ütülerken dikkat edeceğiniz nokta, bir elinizle ütüyü basarken, diğer elinizle kol tahtasının üzerindeki gömleği gerdirmenizdir. tıpkı jiletle sakal tıraşı olurken yanağınızı gerdirdiğiniz gibi. ama dikkat edin, buhardan eliniz yanmasın. kıyamam ben size. kol dikişini de tıpkı plilerin altını ütülediğiniz gibi, ütünün sivri ucuyla ve nazik, becerikli hareketlerle ütüleyin. ütünün tamamını basmayın mal gibi böyle. kol dikişinin, koltuk altı hariç hem göğüs tarafını hem de sırt tarafını ütüleyin.

    diyelim sol omuz dikişi ve kol dikişi bitti. şimdi o kolu kol tahtasından çıkarmadan bir kaç kerede ve çevire çevire yanlarını ve üstünü de ütüleyin. sonra çıkarın o kolu kol tahtasından ve manşeti içeriden ütüleyin. sonra o kolu ütü masasına serin ve önce ellerinizle ütüleyin. geldik gömleği jilet gibi ütülü gösterecek detaya: kolun dışında seyreden ütü çizgisi... çok keskin olmalı ve çift çizgi olmamalıdır. bunu sağlamak için kolu öyle bir sereceksiniz ki ütü masasına, kolu silindir hale getirmek için yapılmış olan dikiş altta kalacak. yani gözünüzde daha iyi canlandırmanız için söylüyorum, gömleği bir giymiş bir adamı yatırdığınızı hayal edin masaya, adamın avuç içleri masaya değecek şekilde yatmış olsun ve kolu boydan boya kat eden dikişi görmeyin. jilet tabir ettiğim ve kolun sırtında seyredecek ütü çizgisinin kolun iç tarafında kalacak mukabili hemen o dikişin üstünden başlasın. kolu ellerinizle güzelce ütüleyin ve alt katta kırşıklık kalmadığından emin olun. sonra ütüyü kol dikişine çıkarmadan ve ütünün sivri ucuna viraj aldırarak önce iyi buharla ve sonra buharsız ütüleyin. koldaki ütü çizgisinin omuzdan itibaren başladığı nokta özellikle önemlidir. orası kelimenin tam anlamıyla jilet gibi olsun ve gömleği giydiğinizde adeta köşeli dursun. eskaza orada çift çizgi veya buruşukluk olursa hemen devreye fıs fısı sokun ve oraya özenin gerçekten. koldaki ütü çizgisinin manşete yakın yerlerinde, gömleğin nasıl dikildiğine bağlı olarak doğaçlama yapmanızı öneriyorum. karışık kırışık bir durum söz konusuysa, oraları tekrar kol tahtasına geçirerek ve ütünün sivri ucuyla halledin.

    diğer kol da bitince, sıra sırta gelir. gömleği, sırt kısmı üste gelecek şekilde ütü masasına giydirin ve çok da özenmeden iki çabuk hareketle ütüleyin sırtı.

    şimdi geldik önlere. gömleğin ustaca ütülenmiş olup olmadığını gösteren diğer bir yer de cebidir biliyosunuz. cebin sınırlarında minik dalgalanmalar ve olmamalıdır. bunu önlemek için cebi kol tahtasının üzerinde bir elinizle gererek ütüleyebilirsiniz. aman çok germeyin kumaş süner sonra. cepsiz taraf kolay tabii. önleri sırayla ütü masasına giydirerek ütüleyin. düğmelerin olduğu kısım çok kırışıksa, önce tersten bir iki geçin, bunu yaparken gömleği bir elinizle eteğinden gerdirmeyi unutmayın.

    en son yakayı ütüleyeceksiniz. yakayı tersinden ütüleyin. düzünden ütülemenize gerek yok. ama çok iyi nemli olsun yaka. icabı halinde gene fıs fıs gelsin. iyice kuruyana kadar ütüleyin. özellikle açık renk ve desensiz bir gömleğin yakasında en ufak leke göze batacağından, yakanın düzüne ütüyü hiç değdirmeyin. sarı leke oluşmasın veya ütünün altında kalmış yanık artıklarından dolayı son anda bir kaza olmasın, keyfiniz kaçmasın.

    gömlek soğumadan giymeyin. yani ütüyü yaptınız, hemen sıcacık sırtıma geçireyim şunu derseniz, ütüsü kolay bozulur. ama askıya asar soğumasını beklerseniz, daha uzun süre ütülü kalır.

    sonra jilet gibi gömleğinizi giyin, arabaya binin, emniyet kemerinizi takın ve gömleğiniz kırışsın işe gidene kadar. ama gören gözlerin, emniyet kemeri kırışığıyla, itinalı ütülenmemiş gömlek kırışığını ayırt edebileceğini de unutmayın. itinayla ütülenmiş gömlek, kişinin kendine güvenini arttırır, kendine olan saygısını gösterir.

    ütü masası, buharlı ütüsü olmayanlar, alamayanlar veya almak istemeyenler için not: profesyonel fıs fısınız mutlaka olsun. çok pahalı bi şey değil zaten. gömleği iyi nemlendirin. on dakika bekletin. bunları nasıl yapacağınızı yukarıda anlattım. sonra yüzde yüz pamukluysa orta ayarda (cift nokta) veya ketense en sıcak ayarda (3 nokta) ütüleyin. ütü yaptığınız zeminin yumuşak olması da önemli. battaniye parçası bulamazsanız, çok düzgün ütülenmiş ve bir kaç kat haline getirilmiş pamuklu çarşaf da iş görür.
  • gomlegi kurutma makinesinden cikar cikmaz hemen katlamayin. asarak neminin uchmasini bekleyin ve neredeyse tam olarak kurudugunda utuleyin. utunuz buharliysa bile utu buhari kullanmayin, nemlendirmeyi bir su puskurtucusu yardimiyla yapin.

    1-) yaka: yakayi arka yuzu utulenecek $ekilde utu masasina yayin; su puskurtun ve sagdan sola dogru diki$ yerlerini duzelterek utuleyin. on yuzu de ayni $ekilde utuleyin.

    2-) man$etler: ich kisimlarina su puskurtun ve soldan ba$layarak utuleyin. man$etler, tipki yakada oldugu gibi utulenir.

    3-) kollar: on kismi ustte kalacak $ekilde kolu utu masasina yayin. omuz kismindaki diki$ yerlerini ozenle utuleyin. su puskurtun ve kolu once man$etten omuza, daha sonra omuzdan man$ete dogru utuleyin. kolun diger yuzunu de ayni $ekilde utuleyin ve diger kola gecin.

    4-) omuzlar: sag omuzu gererek utu masasinin uch kismina gecirin. su puskurtun ve omuz kupunu onden arkaya dogru utuleyin. diger omuzu da ayni $ekilde fakat bu kezarkadan one dogru utuleyin.

    5-) sol on parca: on parcayi yakanin hemen altindan ve etek kismindan tutarak, ilikli kisim one dogru duracak $ekilde utu masasina yayin. su puskurtun ve kenarlarindan yakaya dogru utuleyin. on parcanin diger bolumlerini yakadan etek ucuna dogru utuleyin..

    6-) sirt parcasi: yan diki$ onde kalacak $ekilde gomlegi utu masasina gergince yerle$tirin. su puskurtun ve yan diki$i, kol evindeki diki$lerden omuz parcasina dogru utuleyin. sirt parcasinin diger bolumu masaya yayilacak $ekilde tekrar yerle$tirin.

    7-) sag on parca ve dugmeli kenar: sag on parcayi utu masasinin uzerine yayin, ikinci yan diki$i a$agidan yukariya dogru utuleyin. on parcayi masanin uzerinde kendinize dogru biraz cekerek etekten omuzlara dogru utuleyin; kol evindeki diki$i de utulemeyi ihmal etmeyin. $imdi dugmeli kenar tamamen masa uzerinde kalacak $ekil de on parcayi yerle$tirin. dugemli kisma su puskurtun. (not: abbate gomlekleri nin dugemleri sedeftenmi$. o yuzden ustlerinden utu gecirmekte sakinca yokmu$ `:) ..)
  • once kollardan baslamak lazim..da nereye kadar?
  • bir pantolon utulemek kadar beni germeyen eylemdir.
  • 32 gömlek alınırsa sorunu çözülecek gereksiz olay.
    cuma serbest kıyafet,diğer 4 güne 4 gömlek,bir ayda eder 16 gömlek ,2 ayda 32 gömlek yeter,zaten 2 ay'da bir ablam sağolsun gelip ütülerimi yapıyor,tabi kadıncağız 30 gömlek görünce bir daha bana gelmeyecek ama neyse ,kardeş yüreği dayanmıyordur.
  • insanin eger iki abisi var ise sık sık yaptigi bi olaydir.
  • icat edilmesi istenen aletler hayali kurduran bir eylem. bole bi makine bi agzina atiyon topak yapilmis gomlegi diger tarafdan "ptuuuh" diye cikiyor utulenmis gomlek.
  • 2014 yılına girdik hala şu işi kolaylaştıracak bir çözüm bulunamadı. yok mars'a koloni kuracaklarmış. yok efendim 2 sene sonra amerika türkiye arası yolculuk 2 saate inecekmiş. arkadaşım önce şu gömlek ütülemeye bir çözüm bulalım.

    bak şimdi; elin estonyalısından, çekik gözlü japonuna kadar tüm dünya giymiyor mu şu şeyi? neden buna kimse dur demek için uğraşmıyor peki? gömlek ütülemek için harcanan elektrikten ve zamandan tasarruf etmenin yolunu bulan ülke, iki sene içinde süper güç olmazsa ben de bir şey bilmiyorum şerefsizim.

    ayrıca erkeklerin en az yarısı da sırf şu gömlek ütüleme derdi olmasın diye evlenmiştir.

    erkekşahıs: aslı beni aldattın mı hiç?
    kadınşahıs: evet mert. iş seyahatine çıktığında biriyle birlikte olmuştum. ama tek gecelik bir şeydi.
    erkekşahıs: peki benden gizli ortak hesabımızdaki bütün parayı çektiğin doğru mu?
    kadınşahıs: evet. kendime yıllardır hayal ettiğim elmas kolyeyi aldım o parayla.
    erkekşahıs: anlıyorum. peki yarın toplantı için giyeceğim gömleğimi ütüledin mi?
    kadınşahıs: evet hayatım. ütüledim ve dolabına yerleştirdim.
    erkekşahıs: hayatım çok sağol vallah ya... biliyor musun bazen "seni hak edecek ne yaptım" diye soruyorum kendi kendime...

    psikolojim bozuldu sanırım. gidip bir iki gömlek ütüleyim en iyisi.
  • dert, ıstırap, intihar sebebi. on adet gömleği dört saatte ütülemeye çalışarak manasız hayatıma anlam katmaya çalıştım. gayet istekle, şevkle ve elbette zorunluluktan iş başa kaldığından başladığım ütüleme aktivitesinin sonunda hayatımı sorgulayacağımı nereden bilebilirdim. çilekeş anamı hatırladım önce. sonra şuursuzca kızdığım kız kardeşlerimi. o gömlekleri ütülerken her birinden özür diledim. vicdan muhasebesi yaptım. her biriyle ayrı ayrı konuşup özür diledim içimden. siz böyle ala bir görev icra ederken ben sizlere nasıl "acele etsenize yav işim gücüm var" diye sinirlenmişim, sizleri nasıl kırabilmişim? bi ara üçüncü gömlekte "sen buna müstehaksın" diyerek cayır cayır yanan ütüyü kafama bastırıp kendimi cezalandırmak, yaptıklarımın karşılığını ödetmek istedim. olmadı. korkağın tekiyim. hiç bir zaman cesur olamadım. beşinci gömlekte hayatı boyunca ev işlerine giden, çalışan kadınları hatırladım. "yazıklar olsun sana" diyerek kendi yüzüme tükürdüm. kendimden utandım. yedinci gömleği ütülerken göz yaşlarına boğulup kapının köşesine çömüp hıçkıra hıçkıra ağladığımı hatırlıyorum. "neden, neden" diye söylenirken ev arkadaşım kolumdan tutup ayağa kaldırdı. "senden benden çok daha zor durumda yaşayan insanlar var kardeş, yapma böyle, hadi metanetli ol" dedi sırtımı sıvazladı. ve sonra hayatım boyunca unutamayacağım o cümleyi söyledi. "belki de şu anda bi yerlerde on tane perdeyi ard arda takmak zorunda kalmış masum insanlar vardır" dedi. sineme vura vura ütü masasının başına koştum halime şükrederken kalan gömlekleri bitirebilmek için kan kusup kızılcık şerbeti içtim.

    son gömleği bitirdikten sonra annemi kardeşlerimi aradım hepsini çok sevdiğimi söyledim. şaşırdılar. neden aniden böyle bişey söylediğime anlam veremediler. annem "oğlum evladım iyisin kötü bişey yok değil mi" diye sorduktan sonra kısık ve ağlamaklı bi sesle "on gömlek anne, on..." dedikten sonra tuttum kendimi, yutkundum. bi şey söylemedim. ama aramızdaki bağları kuvvetlendirmiştim en azından.
    ve bütün bu yaşananlara sebep olduğu için ütüye sövsem mi saygı mı duysam bilemedim. dört saat içinde dört senelik duygular yaşatmıştı bana. sen nelere kadirsin dedikten sonra yatağa uzanıp uyumak istedim sadece...