şükela:  tümü | bugün
  • hiç istemediği halde, kendisine atfedilen bu misyonu taşımak zorunda bırakılan kadındır.
    yorar bu durum onu. öyle bi' yorar ki; mırnav bi' kedi gibi sokulup sevdiceğine, hüngür hüngür ağlamak ister aslında. ama o "güçlü kadın"dır; ağlayamaz öyle uluorta. değil ağlamak,şikayete sızlanmaya bile hakkı yok gibi görülür ççevresinde. biraz dert yanmaya kalksa hemen başlarlar "sen güçlü kadınsın, yakışmıyor. topla kendini" diye....

    başka kadınların; dünya başıma yıkıldı diyecekleri seyler, onun icin halledilmesi gereken küçük pürüzlerdir. uğraşır, didinir, gerekirse savaşır ama mutlaka halleder. bin kilometre uzaktaki bir sehre taşınırken bile, doğru dürüst türkce bilmeyen nakliyecilerle anlasip, hamallari ayarlayip 1 gunde kaldirabilir koca evi kendisi ile birlikte.
    cocukluklugundan itibaren dik duruş sergilemiştir.. hayat onlara baska secenek sunmamıştır çünkü. kardeşlerine abla olmuştur önce. abilik yapması da beklenerek tabii... arkadaşları arasındaki koruyucu melektir. kimin başı sıkışsa, mutlaka ilk o koşmuştur. kendi başı sıkıştığinda ise, bakmıstır basinin caresine...
    sonra büyüyüp, 21 yaşına geldiğinde ilk kez ayak bastığı bir sehirde, bundan sonra tek başına yaşamak zorunda olduğunda da ilk sorusu " iş yerine yakın evi nerde tutabilirim" olmuştur, müdanasız bir tavırla..
    ihtiyacı olmadığı sanrısından mıdır, buna değmeyeceği düşünüldüğünden midir bilinmez ama; onun için biseyler yapan hic olmamıştır bu hayatta. yapiyomus gibi görünenlerin de yarardan cok zararları dokunmustur hayatina. hep tek başınadır. hatta, yanında- hayatında birileri varken bile tek başınadır aslında. hayatını değistirecek radikal kararları alırken de yalnızdır, bu kararları uygularken de.

    büyük sever, kocaman kalbiyle. sadece sırtındaki hayat yüküne bi' el atılsın ister, o kadar. yük olmak istemez kimseye ve bunu hissettiği an, hayatının rotasını cevirir baska baska yerlere. öyle bir gider ki; hic dönmemesine....
  • kadına birey olma bilinci verilmediği ülkemizde, genellikle yaşadıkları onu güçlü olmaya itmiştir.belki yaşadığı acılar, belki çektiği maddi/manevi zorluklar, belki yalnızlık. belki de hepsi birden. birey güçlü doğmaz, bir ebeveyne, bir yetişkine muhtaç doğar ve eğer bu birey kadın ise bir erkeğe muhtaç şekilde hayatımıza devam eder/etmek zorunda bırakılır ne yazık ki.
    güçlü kadın bu kaderini değiştiren, onu elleriyle baştan yazan kadındır.
    yalnızdır, özgüvenlidir ve mağrurdur.
  • squat eylemini her firsatta gerceklestirebilen kadindir. hele birde cross fit spor u ile hasir nesir ise oldukca guclu kadindir. (bkz: she squats bro)
  • aldatılmayı affetmeyen kadındır.
  • ''güçlü kadın sevilmez…

    güçlü kadın çekilmez…

    onun tek suçu, güçlü olmaktır…

    her attığı adımda, sağlam yere basar. faturalarını ve ev kirasını kendi öder, arabasını kendi kazandığı parasıyla alır.

    zor durumda kaldıysa, telefona sarılıp yardım istemek yerine, önce oturup “ne yapabilirim?” diye düşünür.

    kendine olan özgüveniyle birlikte, içindeki heves ve istek ona başarıyı getirir. o, hiç pes etmez...

    o inanır...

    kaybetse’de üzülmez, çünkü güçlüdür...

    güçlü kadınlar sevilmez...

    terketmek kolaydır...

    çocuğu olsa bile o, güçlü bir kadındır ve başının çaresine bakabileceği için pek’de ilgilenilmez.

    zayıf kadın; çevresindeki insanlara bağlıdır. hep yardıma ve sevgiye muhtaçtır.

    ona araba, mücevher alındığında hoşuna gider...

    en ufak bir sorun’da telefona sarılıp yardım ister...

    güçsüz kadın, terk edilemez...

    çünkü o, yalnız yaşamaya alışık değildir...

    o, kendi ayakları üzerinde duramaz...

    o muhtaçtır...

    güçlü kadınlar, çekilmez...

    kadın; rakip görür, komplekse girer, kıskanır...

    erkekse; kaldıramaz, onu taşıyamaz...

    sonunda, hep güçlü kadın terk edilir... güçlü kadın yalnızdır... güçlü kadın çekilmez... güçlü kadın sevilmez...

    erkeğine muhtaç olan kadınsa, koruyup kollanır...

    saçı okşanır...

    güçlü kadınsa, yalnızdır...

    ilgi görmez, gösterilmez...

    o yine de, güçlü kalmak için, savaş verir...

    tek suçu ise, güçlü olmaktır...

    oysa; o da, bir kadındır...

    o da, ilgi bekler...

    onun da belli etmese’de saçı okşandığında hoşuna gider...

    o da, zorlanır...

    o da, üzülür...

    o da, yorulur...

    onlara bu kadar yüklenmeyin...

    onları da anlamaya çalışın...

    onlar ki; kadın-erkek eşitliğini kanıtlamak için çabalayan kadınlar...

    çocuklarına hem anne, hem de babalık yapanlar...

    omuzlarında ki yükü hafifleteceğinize, sırtlarına bir yük daha eklemeyin.

    sert görünen kalbinin içinde, yufka gibi bir yüreği vardır onun...

    o; sadece korumak ister kalbini...

    kendisini ve çevresini kötülüklerden uzak tutmak...

    kolay değildir kadın olmak...

    hele’de güçlü durmak...''
  • guclu kadin kendine guvenen ayaklari saglam yere basan kadindir bunun icindir ki yardim istemekten gocunmaz, gururunu mudafa eder ama kendine olan inancindan aldigi gucle gurur adina sacma inatlara girmez .zor degildir guclu kadin olmak kendini gelistirmeyi hayatin farkinda olmayi gerektirir. zor olan guclu olmak degil elaleme guclu gorunmeye calismaktir.guc yoruyorsa zaten guclu degilsindir.para kazanmak, okumak ,istediklerini gerceklestirmek icin cabalamak, kimsenin destegi olmadan ayakta kalmak insanin kendine olan saygisinin geregidir.
  • 2 bira üstüne votka shot yapıp sonrasında da roman havası oynayan kadın tipidir.
  • iç gücü dış güçlerden daha baskın, kendini bilen, akıllı kadındır, gerisi hikaye.
  • mutlu olmak için, güçlü olmaktan daha iyi bir seçenek olmadığını bilen kadındır.