şükela   tümü | bugün
  • her aklı başında kadın gibi halter sporuyla haşır neşir değilim ancak geçen olimpiyatlarda şöyle bir şey izledim; ''allah'ın kuluna kaldıramayacağı yükü vermemesi'' şeklinde olan yaygın inanışın yanından geçmiyor bu. bildiğin kaldıramayacağın yük veriliyor, sen hepsini kaldırdıkça. yani, güçlü oldukça daha çok şeyin üstesinden gelmek durumunda kalıyorsun. 50'yi kaldırdı, 55 , sonra 77 buçuk vs, sayıları salladım malum küsüratlı da. işte, hayatın bu kadına yaptığı da farklı bir şey değil. başardı mı? al, üst model arıza. bitirdin mi önündeki acıları, loading, yeni sürümü yüklendi, gelişmiş, daha çok üzülebilirsiniz. mis.

    bir de ayşenur var mesela bizim okulda. mezun olur olmaz atanmış şansı yaver gitmiş, yönetmelik değişti o yıl denk gelmiş zorunlu hizmeti de yapmamış, ilk aşık olduğu adamla evlenmiş uğraşmamış hiç, evlerini babası almış oğlanın, tek çocuk. sonra da kıza araba aldı kendisinin yok o kadar seviyor kızı. günde 8 kere arayıp ne yaptığını soruyor toplamda 4 buçuk saat çalışıyoruz! şemsiyesi olmasa yağmur yağmaz hiç, gökyüzü torpil geçer yemin ederim. böyle rahat kızın dünyası. haliyle, ufacık bir sorun baş gösterince kapıp koyveriyor, alışkın değil. trafik var diye ağladığını bilirim. trafik yaa. sanki bir tek ona var!

    geçenlerde görevlendirdi müdür bunu, bir törene katılması gerekti hafta sonu, ama trabzon'a gidecekmiş eşinin işi sebebiyle. aniden tören işi çıkınca zaten dedim, yapacak işim yok haftasonu ben senin yerine giderim. nedir ki? benim için küçük, ayşenur için büyük bir adım. nasıl ağlıyor. ne yapacağını bilememiş. böyle bir şeyi benden isteyemezmiş ama çok da acilmiş işi. sanırsın onun yerine canlı bomba oluyorum. isteyemezsin tabii, istememişsin ki hiçbir şey. mecbur kalmamışsın. gidişinin sebebini anlatsın istememişsin kimseden, yarım hikayelerinle ne yapacağını bilmediğin yağmurlarda konuşurken telefonda kedi yavrusu gibi hissetmemişsin. bazı şarkıları bazıları seviyor diye dinlemeden geçmemişsin. yıkılacağını bile bile hayal kurmamış, birine ''gitme'' demenin ne büyük bir ahlaksızlık olduğunu anlamamışsın kendine yaptığın. isteyemezsin, zorunda kalmamışsın. ben de sorsalar istemezdim. ama sormadılar. ben sordum, cevap alamadım sorduğum sorulara. bu yüzden, hem soruları, hem cevapları çalıştım. yalnız az anasının gözü değil hayat, cevapladıkça soruları zorlaştırıyor, sen bilemezsin. cevap ver/e/meyenleri geçiriyor oysaki kanaat kullanıp. nasıl sürersen öyle gidiyor hayat ben bunu anladım.

    güçlü kadın diye başlayıp, halterden girince çirkin şakalar yapmamı bekleyen güruhu da esefle kınıyorum. yeri gelmişken esed'i de kınıyorum. bu arada bir güçlü kadın kolay yetişmiyor, yayında ve yapımımda emeği geçen herkese sevgilerimi yolluyorum. dilerim, hayatları boyu telefonu ceplerinden çıkarıp sadece tuş kilidini açıp kapatıp yerine koyabilecek kadar yalnız kalırlar. canlarım ya.
  • kimi zaman küçücük bir kadindir.
    (bkz: hayata dair iç burkan detaylar/#31837483)
  • kendisine bir sormak lazım, gerçekten istediği şey güç müydü diye.
  • gücünün yanında zayıflıklarının da olduğunu bilen insandır. ve de kadındır.
  • güneyin güçlü kara kadınları, kendisi ezilip kadınını ezen kara erkekler, ırk ayrımının ortasında boy atmış, yaşamış gelişmiş karaların kültürü ve kendi geçmişinden devraldığı miras...

    alice walker yazmış ' kadının hası kolay ezilmez '!
  • zor kadındır. zira; kötü günlerini tek başına atlatmış olan kadını, güzel şeyler vaad edip kandıramazsın.
  • türkiye'deki kadınların hemen hemen hepsi.

    çünkü başka şansları yok. başka şansımız yok. güçlü olmak zorunda türk kadını. daha doğduğu andan itibaren hem de.. ne demek ki hem güçlü kadın? veya genelleştirelim güçlü insan ne demek? zorluklara göğüs geren, sabredebilen, başarıdan başarıya koşan, yılmayan, pes etmeyen, direnen..

    peki ya güçlü kadın ne? genel algı erkeğe ihtiyaç duymayan kadın şekilde. oysaki herkesin herkese ihtiyacı vardır. kadının erkeğe, erkeğin kadına.. arkadaşının sana, senin arkadaşına; babanın evlada, evladın da babaya. bize biçilen toplumsal bir rol, doğal olarak karşımızdakine de bir sosyal rol biçer. ve tüm sosyal roller -insan sosyal bir hayvan olduğuna göre- mecburen karşısındaki ile tamamlanmayı bekler. ve her eksik, bir güçsüzlük doğurur. dolayısıyla ''güç'' güçsüzlükten gelir. güçsüzlüğün üzerini örtmek içindir mesele. o zaman güç, bir nevi eksikliklerinin üzerini kapadığın bir maskedir.

    işte ben bu maskeyi takana değil, bu maskeden sıyırıp güçsüzlüğünü taşıyabilen kadına ''güçlü kadın'' derim. yoksa mesele çevrede mutluluk rolü yapan kadınların mantar gibi türemesi değil ki. son zamanlarda ilişkilerde -sadece kadın-erkek ilişkileri değil- etrafa karşı ''aman biz çok süperiz'' hassasiyeti üredi. ne bu? güçlü kadın/güçlü insan. neden üredi peki? çünkü başkalarının mutsuzluklarından beslenen leş yiyiciler çoğaldı da ondan. herkesin işi, aşkı, ailesi, çocuğu, okulu, arkadaşı, parası karşındakinin işi, aşkı, ailesi, çocuğu, okulu, arkadaşı, parasından ''iyi ve başarılı'' olmak zorunda. insanlık çürüyor. sahtekarların yaptığı katkı kadar katkısı var yaşamımıza sahte gülen yüzlerin; sahte ''güçlü kadın/güçlü insan'' imajlarının.

    kocasından dayak yer; sabreder, yuvasını dağıtmaz ama hayatı dağılmış kadının. ne bu? güçlü kadın.. toplum bunun adını ''başarı'' olarak koyuyor ve ''ne güçlü kadın, sebat etmiş'' diyor. bir kere buna güçlü kadın değil, çaresiz kadın denir. ve bu kadını çaresiz olmaya itenlere ancak küfredilir. başka bir izahı yok.

    sonra.. namusunu korumuş kadın. kolay lokma olmamış kadın, hedef tahtasına dönüşmemiş kadın, zor elde edilmiş kadın; fethi tek fatihi zor, yok neydi o.. işte fethi zor fatihi tek olmuş kadın. ahahah. kıçımla gülüyorum yemin ediyorum size! güçlü kadınlarım benim..

    bir kere güçlü kadın kendini tanıyan, bilen kadındır. hayata bir çalım atıp, amaçlarıyla gole koşan kadındır. her şeyi tek başına göğüslemiş değil, hayatına, zorlukları göğüsleyebileceği güzel insanları katabilmiş kadındır. dışarıya yalandan mutlu gülücükler savurabilen değil, oturup yanında ağlayacağı ve bundan dolayı da zerre pişmanlık duymayacağı dostlar edinebilmiş kadındır. yani güçlü olmaya çabalamayan, gerçekten güçlü olan kadındır..

    kaybettikleriyle kendini kaybetmemiş, umudunu hep korumuş kadın demektir. eksikliklerini kimseye göstermemeyi değil, tamamlamaya çalışmayı yeğlemiş kadın demektir. türkiye gibi bir ülkede, tek başına bir birey olmayı başarabilmiş kadın demektir. evladını kimseye muhtaç etmeden, tek başına büyütebilmiş ve ''güzel'' yetiştirebilmiş kadın demektir. oğlunu şehit verdikten sonra kameralara ''vatan sağ olsun!'' deyip, her gece kafasını yastığa ''bu acının ne demek olduğunu bilmeyen'' milyonlarca insanla beraber soluyarak koymayı hazmedebilmiş kadın demektir. sahip olduğu her şeye ama her şey şöyle bir bakıp, ''evet bu benim eserim'' diyebilen kadın demektir. gerekirse kaybederken bile hiç kimseye hesap vermeyen kadın demektir..

    daha sayarım.
  • erkeklerin en çok korktuğu kadın profilidir.. sonuçta zekidir, ayakları üzerinde durmaktadır ve erkeğin o güçlü profili bu kadının yanında biraz zayıf kalacaktır.velhasıl her erkeğin hayatında olmasını düşünmekteyim.
  • erkeksi özellikler gösteren kadın kesinlikle değildir.
    cinsiyetinin farkında olan, düşündüğü gibi yaşayan, her karşılaştığı problemi kadın olmasına bağlamayan, bağlayanları da dinlemeyen, bireysel olarak yapabileceklerinin, kapasitesinin farkında olan insandır. güçlü insanlar kümesinin alt kümesidir.
  • kadına birey olma bilinci verilmediği ülkemizde, genellikle yaşadıkları onu güçlü olmaya itmiştir.belki yaşadığı acılar, belki çektiği maddi/manevi zorluklar, belki yalnızlık. belki de hepsi birden. birey güçlü doğmaz, bir ebeveyne, bir yetişkine muhtaç doğar ve eğer bu birey kadın ise bir erkeğe muhtaç şekilde hayatımıza devam eder/etmek zorunda bırakılır ne yazık ki.
    güçlü kadın bu kaderini değiştiren, onu elleriyle baştan yazan kadındır.
    yalnızdır, özgüvenlidir ve mağrurdur.