şükela:  tümü | bugün
  • karşınızdaki insanın derinliğine göre oldukça güç olabilen eylem.
    bazı arkadaşlar çok rahat insan silebildiklerini söylemiş, saygı duyuyorum. ama şahsen çok rahat silebileceğim nitelikte olan insanları hayatıma almıyorum. genel olarak kabuğumda yaşayan biriyim. o kabuktan kolay kolay insan giremiyor.
    girenlerin ise hep bir güzellikleri oluyor, o güzellik sayesinde onları buyur ediyorum.
    bir zaman sonra gitmek isterlerse gidiyorlar tabii ki, ama ardında derin izler ve anılar bırakarak.
    o yüzden kolayca insan silebilmek benim karakterimdeki insanlar için oldukça güç, insan diye bildiğimiz varlık asil bir varlık olmalı, kolayca silinmemeli, silebilenlere selam olsun.
  • kolayca yapabildiğim eylemdir.
    kimseye kalıcıymış gibi bakmamalı, onu hayatının merkezine koymamalı insan. bu şekilde hayat daha kolay yaşanabiliyor. bana yanlış yapanı silerim net.
  • 23, 24 yaşından sonra hemen hemen herkesin kolayca yapabileceği eylemdir. zaten canımız sıkılıyor bi de sizi mi çekeceğiz.
  • bir kaç kez yapıldığında devamı kolayca gelebilen eylemdir. kimsenin vazgeçilmez olmadığını anlamak tecrübeyle öğrenilebilecek bir şeydir.
  • olması gereken bir eylemdir. yaparım genelde ve hiç pişman değilim 27 senelik arkadaşımı tek kalemde silmiş biriyim zor bir durum değil benim için
  • en sevdiğim özelliğim eğer biri beni gerçekten çok kırdıysa veya kazık attıysa sanki hiç yaşamamışım hiç tanımıyor gibi çıkarıyorum hayatımdan. ohhh mis gibi
  • t: bir eylem.

    yalnız ben şu entryye (bkz: #102692478) uzun uzun bakıp bir insanın bugatti chiron marka arabasını 11. evine koymasıyla hayatından insan silmesinin bağlantısını kurmaya çalıştım, "yazar bu eserinde herhalde 'zenginler daha kolay insan siliyorlar' demeye çalışmış" sandım. en sonunda kendi akıl yürütmelerimin saçma olduğuna kanaat getirdim; google'a entryyi kopyalayıp yapıştırarak işin aslını çözdüm. şimdi bana kaybolan dakikalarımı verseler.
  • sile sile bir süre sonra etrafınızda insan kalmayabilir. ben bu aşamaya yaklaşmak üzereyim. çevresi insanlarla dolup taşan arkadaşlar bu durumu anlamakta güçlük çekebilirler. birçoğu yalnız kalmaktan korktukları için hiç umrunda olmayan insanlarla bile arkadaşmış gibi kalmaya devam ediyorlar. insan ilişkilerinden edindiğim güzel bir bilgi var. herkes eninde sonunda kendini düşünüyor. şu an size karşılıksız iyilik yapıyor gibi bile görünenler olabilir. onlar bile en nihayetinde kendi çıkarlarını düşünüyor. bunu farkettikten sonra, artık insanları yarar-zarar endeksine göre seçip, zarar verenleri eleyerek ilerliyorum. bu durumun akıl sağlığına çok fazla yararı var. durumun negatif yönüne değinecek olursak, yalnızlaşıyorsunuz ve yalnız kalmak çok kolay değil. bu yalnızlaşma beraberinde boş zaman artımı getiriyor. bunu doğru bir şekilde değerlendirirseniz hayatınız mükemmel seviyeye çıkmaya başlıyor.
  • biraz olgunlaşma süreci sonrası çok daha kolay olan, yer yer sizi gençleştirecek bi über eylem. çok abartmamak lazım insan evladını zira. toksik materyal bünyeye zarar.

    siyasi felsefenin dehalarından st. augustine'in "tanrı'nın şehri"'nde ve hegel'in "tanınma arzusu" aracılığı ile muhteşem olarak röntgenini çektiği insanın birçok "kabahati" vardır (gizli ego, şımarıklık (bkz: vanity), evrenin merkezinde bulunma makamı, vb). bunların bilincinde olarak kendinize de, karşınızdakine de yeteri kadar iletişim ve alan sağlanırken aynı yanlış ve toksititede ısrar ediliyorsa yol verin gitsin. rahatlayacaksınız ve iç hesap kalemleriniz sizi arındıracaktır.

    edit: imla.
  • kaybettiğin birçok şeyden, yaktigin birçok gemiden sonra pek de zor değildir. asıl zor olan kimsenin, hic bir şeyin vazgeçilemez olduğunu anlayıp dayanacak noktanın kalmamasıdır.