şükela:  tümü | bugün
  • yediği bir halt yüzünden insanın yapmayı sevdiği ya da yaparken yanlış yaptığı bir şeyi yapmayı bırakmasıdır.

    araba kullanmayı çok seven bir arkadaşım 17 yaşındayken aracı alkollü kullandığı sırada bir yayaya çarpmış ve çarptığı kişi üç yıl yürüyememişti. bu arkadaş ceza almadan kurtuldu ama kendini hiçbir zaman affetmedi. 9 yıldır araba kullanmıyor ve bundan sonra da kullanmayı düşünmüyor. sürekli olarak yürüme engelli insanlarla ilgili projelere gönüllü katılıyor ve çarptığı insanla görüşmeye devam ediyor. belki de bir musibet bin nasihatten gerçekten daha iyidir.
  • kendini suçlu bulduğu durumlarda insanın yine kendine acı verecek davranışlar göstermesi.

    kendini cezalandırmanın kapsamı kendi yanağına hafif biçimde şaplak atmasından al da, kendini ciddi biçimde tokatlamasına, kafasını duvarlara vurmasına, kendisi için önemli bir gereksinimi karşılamaktan vazgeçmesine, hatta intihara kadar genişleyebilir.

    kahve pişirirken başka şeylerle uğraşmam nedeniyle kaç defa kahve taşmış, dökülmüş, o güzelim köpükleri heder olmuştur. ama her defasında akıllanmamış yine aynı şeyin tekrarlanmasına sebebiyet vermişimdir.

    geçen akşam artık canıma tak dedi. kahveyi yine unutup facebook sayfasına dalmışım. tabi kahve yine güme gitti. her tarafa dökülüp saçıldı. dolapların kapıları kahve artıklarıyla boyandı.

    ama bu sefer benzer durumlarda olduğu gibi yeni kahve yapıp keyifle içmedim. aksine ceza olarak geride kalan azcık suyu ile o kahve tortusunu içmeye kalktım. tabi kahve tadı diye bir şey kalmamış. acı mı acı bir şey. olsun. ceza değil mi? belki bu kahve tortusu içme cezası sayesinde bir daha o mallığı yapmam.