şükela:  tümü | bugün
  • dikkatimi çeken durum.

    hepsi de 18,19 yaşlarında pırıl pırıl gençler. maşallah bu ne hız diyor insan. hangi ara ekonomiyi, politikayı bu kadar ileri seviyede öğrendiler. dünyayı ne ara tanıdılar? zorla da ellerine tutuşturulmuş olamaz ya?

    edit : inanılır gibi değil. alttaki yazar kuranla kafayı yemiş. benim dikkatimi kuran dağıtanlar çekseydi onu yazardım ki rastlamadım. bu yazar cidden kafayı yemiş bir deli. üniversite talebesinin ne işi var ne idüğü belirsiz yapının içerisinde!?
  • kuran dağıtıyor olsalar "hangi ara böyle sahih müslüman oldular?" diye sorulmayacak gençlerdir.

    bir ideolojiyi savunmak için akademik seviyede bilgi sahibi olmak gerekmez.

    komünizm malların ortak paylaşımıdır. bitti. ötesini merak eden açar okur.

    verilen örneğin ana fikrinin bilal'e anlatır gibi anlatılışı:

    birileri kuran ya da incil fark etmez, dini bir kitap dağıtınca hoşa giden, doğru hatta iyi insan; komünist broşür dağıtınca "bilgilenmeden inanmış, kullanılan" insan oluyor. 18 yaşında bilemez, denen gençler 9 yaşından itibaren dindar olarak yetiştirilince konu hakkında bilgilenmiş sayılıyor.

    üzgünüm ama bunun da adı ikiyüzlülük oluyor.

    birinci geleneksel editleme ihtiyacı:

    kuran örneğini verdim diye "nefret" söylemi sayan olmuş cümlemi. ülkenin çoğunluğu tarafından kabul gören bir inancı temsil ettiği ve dağıtılması durumunda garip karşılanmayacağını bildiğim için seçtim. içinde inanca hakaret yok ki fikir beyanı özgürlüğünün sınırlarını ayrıca tartışabiliriz.

    bir de gençlerin yaşına takılanlar olmuş. 18-19 yaş seçme seçilme hakkını elde ettikleri yaş değil miydi af buyurun da ne zaman ideoloji sahibi olacak bu insanlar, ölüme bir kala mı?

    komünist falan da değilim :/ ne çılgın insanlarsınız ciğerlerim.
  • 18, 19 yaşındaki gençleri yarış atı gibi sınavlara sokup, hayal ettikleri veya yetenekli oldukları değil de para kazanıp sistem içinde tutunabilecekleri kariyer hedeflerine yönlendirirken "hangi ara ekonomiyi, psikolojiyi, sosyolojiyi bu kadar iyi öğrendiler de bu yaşta tüm hayatlarını etkileyecek kararlar alma durumunda kalıyorlar" diye sormuyorlar, çok anlamasalar bile yanlış giden bir şeyler olduğunu fark edip kendilerince aksiyon aldıklarında auvvv.
  • ensar tarzı sakıncalı vakıfların broşürlerini dağıtsalardı el üstünde tutardınız oysa değil mi ?
  • bu memleketin yüz akı gençlerdir.

    ayrıca yeterli okumayı yaparlarsa, liberal ideoloji çevresinden şekillenmiş eğitimin onlara sunmadığı ekonomi politik gibi güzide bir silaha sahip olacaklardır. yine benzer şekilde tarihselci yöntem. bunlarla hayatı anlamak, hemen hemen çoğu toplumsal olay hakkında isabetli tespit yapmak mümkündür.

    edit: aşağıdaki entry’ye (#108974073) istinaden, avukatım ve komünistim.

    edit2: gelen mesajlardan birisi mesela: neden rus ordusuna katılmıyorsun? bak işte kadıköy’de komünist yayın dağıtan gençlerden böyle saçma bir soru duyamazsın. rusya’nın bugün emperyalist bir devlet olduğunu hepsi sektirmeden bilir. (sonradan açıklığa kavuştu: komünizm rus yayılmacılığıymış. kübalılar!! akıllı olun, amerika amerikalılarındır ulan!!!)

    edit3: gelen bir başka soru: neden kuzey kore’ye gitmiyorsun? maşallah. oğlum şu soruları sorana kadar, bu yayınları alın okuyun. anlamadığınız yerde 18-19 yaşındaki gençlere sorun.

    edit4: sıkça sorulan bir soru: rusya bugün emperyalist, dün değil miydi? hayır değildi. emperyalist bir devletin öncelikle kapitalist olması gerekir. sömürü ilişkilerinden kurtarılmış bir devletin başka bir devleti sömürmesi zaten mümkün değildir. sovyetler birliği, hiçbir zaman sömürü amacıyla başka bir ülkenin topraklarını ilhak etmemiştir. yapmış olduğu tüm müdahaleler ya meşru müdafaadır ya da ilgili ülkenin talebi üzerine (bkz: afganistan) gerçekleşmiştir. kendi içerisinde de hiçbir halkın asimilasyonu için uğraşmamış. aksine bu kültürlerin yaşatılması için azami özen göstermiş; kamusal bir duyarlılıkla meseleye yaklaşmıştır. bugün türk diline ilişkin literatür taraması yaparsanız, çok sayıda sovyet kaynağına denk gelirsiniz.
  • bu ülkenin pırıl pırıl gençleridir. umut onlardadır. kendi yaşıtları tiktokta instagramda çürüme denizinde boğulurken o gençler gelecekleri için çaba sarfetmekteler. parti saflarına katıldığımda yaşım 16'ydı.

    aşağıya girilen bazı entryleri görünce editleme ihtiyacı hissettim.
    29 yaşındayım 13 sene geçmiş üzerinden iyi ki bu yola çıkmışım diyorum. salağın biri de para alıyorlardır falan demiş, biz inandığımız mücadeleyi yükseltebilmek adına hem enerjimizi hem cebimizdeki harçlıktan arttırabildiğimizi paylaştık birbirimizle partiyle. inandığımız bir mücadele bir aidiyet vardı çünkü.

    ne gençken aptalmışım diyorum kendime, ne de para veren oldu. yıllarca güzel bir şey yapma uğraşı içinde olmanın haklı gururunu taşıyorum içimde.

    edit 2: aşağıdaki entrye cevaben, 16 yaşından beri komünistim, avukat da olduk mühendis de olduk, ben gittim uluslarası nakliyeci oldum :) gül gibi mesleklerimizi yapıyoruz. bu ülkenin ortalamasından daha akıllı daha çok sorgulayan insanlar olduğumuz için hayatı anlamlandırma da sizden daha başarılıyız. ne mesleğimize engel ne kişisel hayatımıza.

    edit 3: bir ton küfürlü hakaret içeren mesaj aldım, anti komünistlerin kendilerini cümlelerle nasıl ifade ettiklerini tekrar görme şansım oldu. bu sayede doğru bir şey yaptığıma dair düşüncem pekişti. insanların bir konu hakkında fikir beyan ederken kurduğu cümleler ne yazık ki kalitesini belli etmekte. eskiden liberal ekonomiyle sosyalist ekonomi falan karşılaştırılırdı, keynesyen ekonomi soğuk savaş üzerinden falan konuşurlardı. şimdi s"en ne diyon lan topraaaam(kibarlaştırıldı)" seviyesinde eleştiriler

    tanım: doğru yolda olan gençlerdir.
  • hangi siyasi görüş olursa olsun mühendis olacak, avukat olacak gençlerin herhangi bir ideoloji peşinde koşmasını anlamıyorum.
  • maksimum evdeki muhabbet kuşum için kafes altlığı olarak kullandığım boş , gereksiz yayınlar dağıtan çocuklardır.
  • ileride olgunlaşıp akıl sahibi olunca içine düştükleri bu acınası hallerine gülüp, ''gençken ne aptalmışız'' diyecek olan gençlerdir.

    komünizm sanki yeni bir şeymiş, bilinmiyormuş gibi broşür, dergi vs. dağıtmak nedir? kesin o broşürlerde komünistler tüm insanlığa cennet bahçesi bir dünya vaadediyordur. komünizmle her şey çiçek olacak, pembe bir dünya masalları falan. peki gerçekte ne oldu? komünizm tarihi ortada. vahşet, katliam, pislik, insan hakları ihlalleri, rezillik, perişanlık denilince akla ilk gelen ülkeler komünizmle yönetilen veya komünist geçmişi olan ülkeler. komünizm nedir? nelere yol açar öğrenmek isteyenler çin ve kuzey kore'nin haline bakıp ibret alsınlar. geçmişte ise durum çok daha kötüydü. komünistlerin yaptığı akıl almaz vahşetlerden bazıları ekşi şeylerde de paylaşılmış: 1 2 3 4

    edit: bazı gerizekalılar ''komünizme karşı çıkıp tarikatların, cemaatlerin peşine takılsalar daha mı iyi'' diyor. ey ahmaklar! bunun ortası yok mu? birinden olmayınca illa öbüründen mi olmak gerekiyor? bu ülkede hem komünizmden hem tarikatlardan nefret eden milyonlarca insan var.
  • ben suse arkadaşın sorusunu beğendim. gençlerimiz ya yarışa hazırlanan at misali iş hayatında asla kullanmayacakları çöp verileri ezberleyip sınava giriyorlar. yada instagram güzelleri misali hiç bir baltaya sap olamadan odun gibi büyüyorlar.

    bu gençlerin eline üç kuruş sıkıştırılmış olması haricinde zaten herhangi bir ideolojiye bağlı olduklarına inanmıyorum.

    ek: yok kuran dağıtmış yok ensar vakfı falan bu konudan bağımsız ayrıca konuşulabilecek konulardır. başlıkların içine etmek konuda saptırmak isteyen trollere itibar etmeyiniz.

    edit:imla