şükela:  tümü | bugün
1009 entry daha
  • ahmet arslan bir programda ilginç bir tespit yapıyor. alman felsefesi ile ingiliz felsefesini karşılaştırırken, almanlar çok soyut yüksek şeyler düşünür diyor "ide" "geist" vs. hegel, nietsczhe, heidegger vs. buradan çıkar diyor. hatta marx bile bundan kaçamaz "dünyayı kurtarmayı düşünür." aksine ingiliz dünyayı kurtarmayı düşünmez "madenini kurtarmayı, gemisini, plantasyonunu kurtarmayı düşünür." yani pratik ihtiyaçlara yönelik fikirsel çabaları onları ileri götürmüştür.

    oldukça basitleştirici bir yaklaşım tabi, marx'ı alman felsefesinin devamı kabul etmek çok da mümkün değil (bkz: alman ideolojisi)(bkz: hegel'in hukuk felsefesinin eleştirisi)(bkz: kutsal aile). marx ve engels, alman felsefesinin beyhudeliğini ortaya koymuştur. ama bu adamlar tam anlamıyla amprisist veya pozitivist de değildir.
  • alman idealizminin beyhudeliğini ortaya koyduğunu sanmıştır maalesef. derinlikli metafiziğin çürütülme ihtimali yok. engels'in en temel "duyular gerçeği ne ölçüde algılar" sorusuna anti-dühring'de verdiği "eğer yeterli oranda algılayamasaydı bu noktaya kadar insan türü evrimleşemezdi" kabilinden cevap bile, marksizmin idealizmi asla aşamadığını, sadece zamanın materyalist ruhuna sığınıp idealizmi küçümsediğini gösterir. zaten artık bu tarz cevabı olmayan sorularla uğraşmıyor analitik felsefe.

    bugün marksizme baktığımda, kullanabileceğim tek bir parlak fikir bile göremiyorum. ekonomik determinizm çürütüldü. diyalektik gibi hegelyan mistisizmde bile eğreti duran bir şemayı maddeye uyarlama fikri tamamen çöpte, gerçi hiçbir zaman bu diyalektik materyalizm fikri sağlam bir temele oturmamıştı zaten (anti dühring ciddi bir eser değil, doğanın diyalektiği gülünç). tarihi sınıf mücadeleleri ile yorumlama zaten milyonlarca kere çürütüldü. marx'ın doğduğu periyot fransız devrimi'nin yankılarının çok kuvvetli şekilde devam ettiği bir süreç. fransız devrimi de marx'ın kafasındaki tarih şemasına gerçekten muazzam oturan bir olay. siyasetin sınıflara bu kadar endeksli olduğu bir dönem yoktur fransız devrimi episode'u kadar. restorasyon avrupa'sına doğuyor, ama devrimin tekrar patlak vereceği herkesin mâlumu. yani bin yıllık bir aristokratik dönemin tamamen kapanmasına ramak kalmış, herkes farkında bunun, fakat arkasından ne geleceği konusunda kafalar karışık. marx, çocukluğundaki judaic öğretilerin de etkisiyle geleceği aptal işçi sınıfında gördü. yanıldı tabii. maalesef geçen yüzyılda komünizm barbarlığı on milyonlarca insanı açlıktan öldürdü, görülmemiş kıtlıklara ve baskı rejimlere sebep oldu.
  • bu adam hakkında hiçbir bilgim olmamasına rağmen insanlarla konuşurken marx tan örnek verir gibi cümleler kurduğumda herkes hı hı diyor. nacizane cikarimim bu adam hakkında türk halkı hiçbir şey bilmiyor..