şükela:  tümü | bugün
  • zorunlu durumlarda gayet olağan bir durumdur. mesela başka bir boş yatağın olmaması gibi.
  • nedenleri ile değil sonuçları ile tartışılması daha uygun yatma eylemi
  • benim için konuşmak gerekirse, iki kızın aynı yatakta yatmasıdır. bakıyorum, karşı cinsten iki arkadaşın (iki kız arkadaşım) aynı yatakta yatması, aralarına girip yatmayı gerektirir. eheh, ben bu taraftan bakıyorum olm yataktaki iki karşı cinsime.

    (açarken doğru açsaydın kardeşim başlığı)
    (bir kaç kez daha açıklarsam iq dahi gerektirmeyecek bir entry olacak)
  • sonuçları kestirilemeyecek durumdur. kişilere, gerekçelere ve duygulara göre değişkenlik gösterir. ama biraz da duygu varsa var ya. of anam... aşk olur aşk...
  • kimi durumlarda ustune oturdugu varsayim yaralayici olabilir.

    (bkz: x cok guvenilirdir soyun yanina yat donup bakmaz)
  • uyku ile sonuçlanır.

    (bkz: ya ne olacağıdı)
  • bahsi geçen yatak tek kişilikse fazla samimiyet gerektirir risklidir.
  • biz karşı cinsten iki arkadaştık. aslında arkadaştık ama öyle değil gibiydi de. bir acayiptik. her an her şey olabilir gözüyle bakıyordum olaya. erkeğin kız arkadaşlarını potansiyel sevgili olarak görmesi sendromu vardı belki de bende. yeni tanışmıştık, bu yüzden kendisini çok tanımıyordum. o yüzden her türlü olay ihtimal dahilindeydi. beni bir akşam aradı, bana gel takılırız dedi. geç olmuştu saat. dedim tamam olacak bir şey varsa o da bu gece olacak. hazırlandım, çok havalı olmamaya dikkat ettim. ondan hoşlandığımı sanmasın ama o benden hoşlanıyorsa da ne kadar paspal gelmiş demesin tarzında giyindim. eve vardığımda çoğunlukla evde bulunan ev arkadaşı gitmiş, yerini sersem bir boşluk, loş ışığın ortama yaydığı o fırtına öncesi sekssizlik hakimdi eve. şarap ikram etti, tabi dedim. o an kan damarlarımdan daha sıcak ve hızlı akmaya başlamıştı farkediyordum. kendimi durdurmak da istemiyordum açıkçası. birkaç kadehten bir şey çıkmazdı nasılsa. konuşurken o dalgalı saçlarına bakmam, onunsa kız arkadaşlarını çekiştirmesi olağan bir o ve ben ilişkisinin rutiniydi. 'film izleyelim mi' dedi tabi dedik. her üniversite öğrencisinin mezun olmadan önce izlemesi farz olan filmlerden birini seçtik: mulholland dr. film izlendi bitti, sevişme sahneleri de yanımıza kar kaldı. sonra bir film daha izlemeyi teklif etti ama bunu yaparken daha bir çocuksu, hani şu kızların bebekleştiği ama aynı zamanda olgun kadın kalabildiği anlardan biriydi bu. peki dedim. bu sefer koltukta izlemek istemiyordu ama yatağa geçelim oradan izleyelim dedi, peki dedim. o an her şeye peki dediğim için kendimden iğrendim. yatağa uzandık izliyoruz, hareketlenme oldu orada. ama sadece benim tarafımdan. onda kıpırtı yok. şaşırıyorum, anlam veremiyorum. gece geç saatte eve çağıran arkadaş yatakta film izleyelim diyor, hepsi bu mu, bunun ardında görülen daha büyük bir anlam yok mu hacı diyorum. yokmuş meğersem. hepsi bu kadarmış. meğersem arkadaşlar birbirinin yanında uzanıp yatakta film izleyebilirmiş. ama buna sebep olan detaysa şuymuş: arkadaşım lezbiyenmiş.
  • (bkz: öğrenci evi)