1. öğretmenler öğrencilere "sakıncalı içerik" sunarak ders anlatır, diye işkillenmekten kaynaklanan işgüzarlık.

    ben devletim, ben ne dersem o!

    yasakladığını sanarak avunur. iki tık tık, bir şık şık; hooop, istediğin site karşında.
  2. söz konusu yasak milli eğitime tahsis edilmiş tüm internet bağlantılarında ezelden beri vardır. yani muhtelif sebeplerden milli eğitim bakanlığına tahsis edilmiş internet bağlantıları hiç özgür olmamıştır. mazide özgür olduğunu düşünen kıyı köşe okul, milli eğitim müdürlükleri filanın da bağlantısı filtrelenemediği için filtrelenmemiştir.

    (bkz: squid)

    edit: siteye bir girip bir girememek, bir hafta önce girip bugün girememek, x okulundan giriyoruz y'de mümkünatı yok gibi yakınmaların sebebi de telekomun her iş gibi bunda da hatırı sayılır bir beceriksizlik sergilemesindendir. 2005 yılında 1 hafta boyunca eskişehir mehmet akif ersoy ilköğretim okulunda yatmama sebep olmuş bir filtreleme bu. ve 2005 yılı sanıyorum birkaç gün önceden eski bir tarih. ha sen diyorsan ki "hayır, daha yeni filtrelenmeye başlandı" o zaman mezkur okulda öğretmen değil başka bir vazifeli olabilirsin, kurum kimliğini kontrol et.
  3. akıllı tahta denilen şeydeki aklın devlet aklı olduğunu gösterir. iq'su tartışılır olmakla birlikte, kendi aklına denk nesiller yaratmayı hedefler. erozyon filan yoktur, allah'ın her şeyi şimdiki haliyle yaratması vardır.
  4. bi memleketin tüm networkunu intranete dönüstürecek sekilde vatan sathini kapsayan abuk yasaklar tesis etmekle, bi kurumun kendi network'unu belli kurallarla yönetmesi arasinda fark var. birisi mallik, ikincisi karar.
  5. artık normal karşıladığımız olay. bir gece ansızın evimize girip bilgisayarlarımızı toplarlarsa şaşırmayacağız.

    buyrun, alalım sizi.
  6. ben de dün öğrencilerime eşey üremeyi anlatıyordum. konuyu çeşitlendirmek ve anlatımımı güçlendirmek, ayrıca biraz da zaman geçsin diye ,anlat anlat içi daralıyor insanın sonuçta, videolarla örnek vereyim dedim. daha önce izlediğim “sensiz saadet neymiş” isimli klibi izlemek ve izlettirmek için “youtube” yazdım üstteki yere. enter dedim ondan sonra. dedim ve basdım aynı zamanda enter tuşuna. bir de ne göreyim.

    "bu siteye erişim, sakıncalı içeriğinden dolayı, milli eğitim bakanlığı isteğiyle, türk telekom a.ş. tarafından engellenmiştir."

    “ah” dedim “ne yapacağım şimdi bu körpe beyinlerin hali ne olacak?”, görsel eğitimden yararlanamayacaklar “kahrolsun israil yaşasın filistin” dedim. 15 mayıs yürüyüşünü de katılmaya karar verdim, bu çağdışı uygulamayı protesto etmek adına.

    sonra denedim işte facebook twitter v.s. gibi sitelerin hiçbirine girmiyor oysaki oralardan obama’nın profiline bakıp. çocukcayızlarıma dış politika anlatacaktım. “ah” dedim “lanet olası sansür elimizi kolumuzu bağladı.”

    edit: bu konunun medyada yankı bulması için sokağa çıkıp avazımın çıktığınca bağıracağım. sonuçta bir öğretmenin izlesene.com üzerinden eğitim verme hakkı engellenemez. ulan nelere kaldık ya çocuklarımıza bunlar eğitim verecek işte.
  7. meb'in değil de telekomun işgüzarlığının olduğunu düşündüğüm yasaklama. meb sansür koyamaz mı koyar elbette onun da payı vardır. ttnet'in olduğunu düşünmeme sebep şunlar:
    1- meb'in hatırı sayılır derecede borcu var. 6 milyon tl'den bahsediliyor. perşembe günü son gün bu ödemenin gibi bir şeyler de okumuştum. muhtemelen ödenmemiştir o borç telekom da bir göz dağı vermiştir.

    2- video siteleri bolca byte yediği için telekom trafiği azaltmak istemiştir.

    3- facebook, twitter rapidshare gibi insanları oyalayan siteler zaten ezelden beri yasak.

    4- film, dizi ve paylaşım siteleri gibi sitelere girişi azaltıp öğretmenlere ne işin var youtube ile git. gazeteni, memurlar.netini oku gerisine karışma demek istemiş.

    eğer olay böyleyse meb de buna sessiz kaldıysa meb yine kabahatli.

meb'in tüm video sitelerine erişimi yasaklaması hakkında bilgi verin