make the world go away

  • 10130
  • 176
  • 39
  • 1
  • bugün

liseyi sevgilisi olmadan bitiren insan

(bkz: aa bu benim lan)

liseyi kafasi rahat, lakin ayni zaman kalbi kirik gecirmistir.

ingilizce hazirlik sinifi dahil hayatimin bes yilini gecirdigim teknik lisede, ilk senem cevreme isinmakla gecmisti. istesen, secsen boyle ayarlayamazsin; sinif tam bir yildizlar karmasiydi. her tipten bir numune vardi sinifta. yaklasik otuz kisilik sinifta dort kiz bulunmaktaydi. ben ve yakin arkadaslarim, sinifin futurians tayfasina denk geliyorduk. genele gore kiyaslandiginda normal karsilanmayacak eylemlerde bulunan bir ekiptik. ders aralarindaki aktivitelerimiz arasinda piyasaya yeni cikmis got kadar dijital fotograf makineleri ile kisa filmler cekmek gibi insan icerisinde suursuzca yapilmamasi gereken aktiviteler vardi. (okulun bahcesinde bir grup tip birbirine cali cirpi firlatip agir cekim savas sahnelerini simule ediyor vb)

biz ekip olarak kendi makaramizla zamanimizi gecirdi, siniftaki kizlarla hic konustugumuz bile olmadi ilk uc sene boyunca. hos, onlar da zaten onikinci siniftaki katirlarla takiliyorlardi, yuzyuze gelip hal hatir sormaya yeltenmemiz durumunda zaten yuzumuze bakmiyorlardi.

sinif icerisindeki film cekimi sirasinda "insan degil bunlar" diyen bir kiz bile vardi. simdiki kafam olsa cok guzel laflar hazirlardim kendisine. toyduk, "eahehaeh mal" diyip gectik.

ilerleyen yillarda kizlarimizla iletisim kurup genel kulture dayali muhabbetler sirasinda ne kadar cuvalladiklarini gorerek aslinda iletisim kurmadigimiz o birkac sene boyunca pek de bir kaybimiz olmadigini gorduk.

butun bunlar olurken yaklasik ucbin ogrencilik okulda baska kizlara da bakmadik. kendi makaramizin derdinde geciriyorduk gunleri.

tarih yamulmuyorsam kasim 2006, bir gun yazilim sinavindan alnimin akiyla cikmis bahcede turluyordum. sinavi erken verip ciktigim icin bahce bos. kendi binamin onunde aval aval dolanirken lisede edindigim en iyi arkadaslarimdan biri olan arkadasim yanima geldi. pis pis siritiyordu. anladim ki onun da sinavi iyi gecmis. yaklasti ve soyle soyledi: "abi gel ana bahceye dogru gidelim, yuruyelim biraz."

kabul ettim.

etmez olaydim demek isterdim ama akabinde gelisen olaylar hayatimin akisini degistirdi.

ana bahceye dogru giderken yapi teknik bolumunden bir grup kiz ile karsilastik. onlarin da atolye gunu oldugu ve atolye saatleri normal sinif saatlerinden farkli oldugu icin onlarin teneffusune denk geldik. aralarinda bir tanesini gordum; hani boyle filmlerde olur ya arkaplan kararir sadece esas kizi gorursunuz, oyle bir sey yasadim.

o zamana kadar kafasini cevirip de bir kiza bakmamis ben "guzel kizmis ya, bir daha goremem gerci ucbin kisilik okulda." seklinde dusunerek yanindan gectim.

hic de oyle olmadi.

ayni gunun aksami eve donerken yol uzerinde gordum kendisini.
ertesi sabah okula giderken bu sefer okul girisinde gordum kendisini.
ayni gun icerisinde kantine inerken gordum kendisini.
yine ayni gun icerisinde teneffuste sinif kapisinin onunde gordum kendisini.

boyle ustuste gore gore, gide gele, uzaktan bakisa bakisa ben iyiden iyiye "bana bi haller oluyor ramazan :)))" moduna girdim.

burada dipnot acma ihtiyaci duyuyorum. cocuklugum konusarak gecmedi. ailevi problemlerden oturu ben surekli kendi kendime yetmek durumunda kaldim bos zamanlarimda. icime kapanik bir seilde yetistim. yazarak cok iyi anlatabildigim (kendime gore cok iyi tabii) dusuncelerimi konusurken cumlelerin kicini basini yanlis baglayarak anlatir sekilde oldugumun farkina varmam lisede yeni insanlarla tanisirken vuku buldu. birileriyle rahat iletisim kurabilmek icin onlara alismam gerektigini ogrendim o donemde.hal boyle olunca, birakin bir kizla iletisimi nasil baslatmam gerektigini, ben rastgele bir insanla iletisimi nasil baslatmam gerektigini bilmem. havadan sudan konusamam. bos laf yapmaz agzim. ilgilendigim konular hakkinda hayvan gibi konusurum. bunlar haricinde bana laf anlatani sukunet icinde dinler, gerektigi yerlerde kafamla onaylarim soylediklerini.

guc bela kizin ismini ogrendim. simdi kendime gotumle guluyorum, bu kadar basit bir sureci dunya problemiymis gibi kasarak kucakladigim icin. ergenlik boyle bir sey demek ki.
utangacligimi uzerimden kovalayip bir gun okul cikisi kendisiyle tanismak icin yanina gittim. lafa "nasilsin" diyerek girme abuklugunda bulunmamla yanindaki arkadasinin "sana ne" demesi arasinda pek bir zaman farki yoktu.

laf yapma konusundaki tecrubesizligimden oturu cevap veremedim, got gibi kaldim.

bu olayin uzerine kizin benim suratima bakmayacagini dusunurken, kendisinden aldigim kacamak bakislarin miktari artti. gulumseyerek bakiyordu ki; sinirli olsa boyle bir seyin mumkun olmayacagini dusundum. arkadaslarimin da verdigi gaz ile bir gun kizin sinifina girip siradisi bir tanisma teklifinde bulundum. kizin tepkisi normal olmadi tabii.

kizi aglattim. kosarak uzaklasti benden.

oyle uzaklasmasi, benimle konusmak istememesi sebebinden degil; onu aglattigim icin kahroldum. gunlerce o an gozumun onunden gitmedi.

kendime olan saygimi yeniden toparladigimda ise "iki kere gittim ayagina, bulunmaz hint kumasi mi sanki birak olm" dedim kendi kendime. bir yandan da intikam hesaplari yapmayi dusundum.

o ara bilkent'te yazilim yarismasi vardi. her sene universiteler arasi yapilan yarisma o sene teknik liselere de acilmis. "iste budur, bu yarismada basari elde edersem okulda birileri tebrik eder bir sey yapar; kizin kulagina gider uyuz olur" seklinde dusunurek (toyluga bak abi) yarismaya katildim.

projem finale kaldi. lise ucuncu sinif ogrencisi olarak kit yazilim bilgimle tek basima gittim, gercek dunya nasilmis gordum, ufkum genisledi. projem finalde bir basari elde etmedi, hayal ettigim sukseyi yapamadim.

akabinde gelisen olaylar egitimime yurtdisinda devam edebilmem icin bana destek verecek olan insanlarla tanismama kadar gidiyor. kisacasi bu kizin bende actigi yara da, bana kazandirdigi seyler de omrum boyunca yanimda olacak. doksan yasimi gorsem, yine unutmayacagim onu.

ha, kizi uyuz etme noktasinda; okulu bolum birinciligi ile bitirdigim icin tebrik sirasinda tum okulun onune cagrildigim sirada beni gormesiyle amacima kismen ulasmis oldugumu soyleyebilirim.

daha sonra ise kiz ile konustum. bu konusmam bu olaylarin uzerinden birkac yil sonra vuku buldu. kizin sinifindaki diger serseri kilikli kizlarin kendisine oyun tezgahladiklarini, benim de bu oyunun bir parcasi olarak kendisiyle ilgilendigimi sanmasi sebebiyle benden kactigini ogrendim. yani hanimlar beyler; gote gitti askimiz mi desem, hakkimda hayirlisi olan buymus mu desem?

ne diyem mahmut mu diyem?

buraya kadar okuduysaniz tebrik ederim. hikaye kivaminda yazi yazma kabiliyetimin dusuk olduguna inaniyorum. bu isin de bir disiplini ve teknigi var. sayisalci adamim, vurmayin abiler.

iste, liseyi sevgilisi olmadan bitirmis bir insanin hikayesi boyle. hos ondan sonra da degisen pek bir sey olmadi ya, o da baska bir hikayenin konusu...

devamını okuyayım »
13.06.2012 04:54