şükela:  tümü | bugün
  • on kere ligin en skorer oyuncusu olmus, bunlarin buyuk kisminda otuz sayi ortalamasini gecmis ve bir seferinde 37.1 gibi bir ortalama tutturmus, kirk yasinda 20 sayi ortalama yapmis kariyerini 30.1 sayi ortalamasiyla bitirmis, ve bunlari prime time'inda babasinin oldurulmesiyle basketboldan iki bucuk yil uzak kalarak basarmis, (bkz: chicago bulls) takimina 6 sampiyonluk kazandirmis, nba tarihinin en iyi skoreri ve tum basketbol tarihinin en buyuk sporcusudur.
  • larry bird, magic johnson, karl malone, patrick ewing, kareem abdul jabbar, julius erving, scottie pippen, hakeem olajuwon, charles barkley, grant hill, anfernee hardaway, tim hardaway, reggie miller, joe dumars, alonzo mourning, shawn kemp, gary payton, david robinson, detlef schrempf, dikembe mutombo, john stockton gibi sayısız yıldızın arasında tek yıldız olabilmiş isimdir. bunlar sadece şu an aklıma gelenler.

    yaşça genç olan kişilerin bu isimleri çok iyi bilmemesi doğal, o halde 15 yaşında hayatı çözdüğünü sanan gençler gibi boyunuzdan büyük laflar etmeyin.
  • tek rakamlı istatistik veren liseliye karşılaştırmalı çok rakamlı bir istatistik veriyorum
    normal sezonda ortalama karşılaştrılması:

    maç başına ortalama sayı:
    kobe bryant 25.4
    michael jordan 30.1

    ortalama ribaunt:
    kobe bryant 5.3
    michael jordan 6.2

    ortalama asist
    kobe bryant 4.8
    michael jordan 5.3

    ortalam top çalma:
    kobe bryant 1.5
    michael jordan 2.3

    ortalama blok
    kobe bryant 0.5
    michael jordan 0.8

    playoff istatistik karşılaştırması

    maç başı ortalama sayı:
    kobe bryant 25.6
    michael jordan 33.4

    ortalama ribaund:
    kobe bryant 5.1
    michael jordan 6.4

    ortalama asist:
    kobe bryant 4.7
    michael jordan 5.7

    ortalama top çalma:
    kobe bryant 1.4
    michael jordan 2.1

    ortalama blok:
    kobe bryant 0.7
    michael jordan 0.9

    bunlar tek sezon değil kariyer ortalamasıdır, kobenin 100 yıl daha oynaması gerekiyor, 1 tane istatistikte bile mj yi geçebilmek için.

    şimdi sonuca gelelim.
    bu adam efsanedir.

    liseli sana bir bilgi:
    nba gecenin 4 ünde uykudan uyanıp izlenir.
  • amına koyduğumun sözlüğünde bir kendisine bok atılmamıştı şu ana kadar, o da olduğuna göre takımları toplayıp gidebiliriz artık.

    adama bak lan, basketbolu değiştiren adamı tmac ile, durant ile kıyaslıyor.
  • nba'in nba, dream team'in harbiden dream team, all star seçilenlerin hakikaten star olduğu, dünyada nba'den anlayan herkesin altın çağ olarak kabul ettiği doksanlı yıllarda oynamış; john stockton, karl malone, charles barkley, patrick ewing, reggie miller gibi süperstarların kariyerlerini yüzüksüz tamamlamasına; david robinson, gary payton, shaquille o'neal gibilerininse ancak kendisi emekli olduktan sonra şampiyonluk yaşayabilmelerine sebep olmuş, gelmiş geçmiş ve muhtemelen de gelecek en iyi ve en büyük basketbolcu.
  • muhtemelen gelmiş geçmiş en iyi sporcu, kesinlikle ve hiç tartışmasız gelecektekiler görülmeden götüne iddiaya girilecek şekilde de gelmiş geçmiş en iyi basketbol oyuncusu.
    (bkz: cümle alem ltd)

    nba pek çok iyi oyuncu, yıldız, süper yıldız gördü. hala da görüyor, görsün, zevkle izliyorum. kağıt üzerinde şampiyonluk sayısı, kazandığı başarılar vesaire diye bakılınca kendisine yaklaştığı düşünülen isimler çıkabilir, ya da gelecekte teorik olarak gene kağıt üzerinde kendisi geçilebilir. bu yaklaşımlar elbette doğrudur.
    ancak,
    bireysel sporlar hariç, gününde olduğunda, istediğinde sahada kendisi hariç 9 kişinin her türlü çabasını boşa çıkarabilecek kadar iyi olan, herkesi yenebilen, aşabilen, rakiplerini bu kadar korkutan ve çaresizliğe iten hiç kimse görmedi basketbol sporu. hiç kimse oynadığı dönemde, yaptığı sporda onun kadar büyük bir alan kaplamadı. kendi takım arkadaşları dahil herkes takoz koysa maç kazanabiliyor, sahada çözümsüz pozisyonları rahatlıkla sayıyla bitirebiliyordu. kobe bryant, lebron james, kevin durant, dwyane wade gibi daha yeni nesil yıldızlar ile michael jordan arasında hala elma ile muz kadar büyük fark var. karşılıştırılması, bunu akıldan geçirilmesi, tartışılması, "- kobe'de de bilmemkaç tane yüzük var yeaaaaa..." denmesi falan ciddi şekilde abesle iştigaldir.

    basketbol sporunu, nba tarihini michel jordan öncesi ve sonrası diye ikiye bile ayırabilirsiniz. bunu yaş grubum itibarı ile falan da söylüyor değilim. michael jordan'ı zamanında seyretmemiş neslin bunu anlamasını falan da beklemiyorum. ben basketbolu michael jordan'lı zamanlar kadar sıkı takip de etmiyorum.
    sadece diyorum ki,
    bir gün kpss, ygs, lys, gmat, toefl vesaire gibi tek doğru yanıtı olan çoktan seçmeli bir sınavda
    "- gelmiş geçmiş en iyi basketbol oyuncusu kimdir?" sorusu sorulursa cevabının michael jordan olduğunu bilin, onu işaretleyin. bunu demekteyim.
    sonunda doğru yanıt b) kobe bryant çıkarsa, ösym başkanı hala ali demir demektir. hır gür çıkarırsınız.
  • yerçekimine karşı isyan çıkarıp onu alt etmiş büyük ve zarif sporcu. odama astığım ilk posterin sahibi; ilk kahramanım.

    space jam'in cine 5'te yayınlanacağını öğrendiğimde daha küçüktüm, üçlükleri potaya bile yetiştiremiyordum ama içimdeki air jordan hayranlığı boyumdan uzun, yaşımdan büyüktü. 1991'de lakers'a karşı smaca kalkıp havada bunun üzerine biraz düşündükten sonra sol eliyle lay up'a geçmesi o ana kadar gördüğüm en büyük sanatsal gösteriydi. ayakkabılarını ezbere bilir, çok kısıtlı teknolojik imkanlarla jordan'la ilgili ne bulursam yutarcasına okurdum.

    türkiye liginin yayın hakkı da cine 5'te olduğundan, küçük ilçemizde belli başlı kahvehanelerde cine 5 vardı. fakat içerideki sigara dumanından görüş mesafesinin bir metreye düştüğü bolu dağı mevkii gibiydi insanların bitmek bilmez bir ısrarla okey oynadıkları bu yerler; çocuklar için uygun değildi. gazetelerin cumartesi verdikleri haftalık tv bülteninden o gün öğleden sonra, space jam yayınlanacağını öğrenmiştim. ne olursa olsun izlemeliydim, hayranlık bunu gerektirirdi.

    öğleden sonra çılgınca okey oynanan kahveye girip cine 5'i açarlarsa şimdi miktarını hatırlamadığım parayı vereceğimi taahhüt ettim. 18 yaşından küçüklerin girmesi yasakmış, adam kabul etmedi. bir köşede izleyip ses çıkarmayacağımı, bir problem olursa babamın gelip alacağını söyledim. heralde vereceğim parayla 50 tane çay alabilirdim. adam kabul etti ve televizyonun karşısına bir tane eski sandalye çekip sigara dumanından gözlerim yaşararak filmi bekledim.

    "neymiş amcam bu?" dedi hemen arkamdaki masada sabahtan beri okey oynayan amca. sonra film başladı, ilk baştaki kolej görüntüleri büyüleyiciydi. dev ekrandan kahramanımı izlemek, daha önce görmediğim hareketlerine tanık olmak, çocuk aklımın alışık olmadığı kadar büyük olaydı. sigara dumanları arasında michael jordan, daha bir mistik gözüküyordu.

    özellikle filmin ortalarına doğru, antreman sahasına çıktığı ve yalnız başına smaç bastığı sahnelerde ciğerlerime dolan sigara dumanı umurumda değildi, hareketlerindeki uyum ve zerafet, majestelerini daha da büyük yapmıştı. gözlerimin kan gibi olmasına rağmen, filmi neredeyse gözümü kırpmadan izledim. polisin gelip kimlik sormaması için içimden dua ettim. amcalardan birisinin "çocuk filmi mi izleyeceğiz" diyerek filmi sabote etmemesi için televizyonun sesini kıstım, efendi bir çocuk oldum.

    film bitip kahveden çıktığımda izmarit gibiydim ama değmişti. basketbolcu olmak için inanılmaz bir ateş vardı içimde. boyum daha kısaydı ama yeterince çok oynarsam uzayabilir ve bir gün smaç basabilirdim. her şeyimi basketbola verdim sonra, en mutsuz olduğum zamanlar bile gittim saatlerce sol turnike atmaya çalıştım. atamadıkça hırs yaptım. ardı ardına 10 şut sokmadan eve gitmeme gibi bir kural uydurduğumdan, gece 11'e kadar eve gidemediğim zamanlar oldu. jordan disiplini ile çalışa çalışa artık güzel şut atmaya başlamış, havada asılı kalma süremi uzatmıştım. sol elimle turnike bırakıyor ve fade away ile kısa boyumun dezavantajını kapatıyordum.

    jordan, diğer arkadaşlarımın ne yaptığını bilmeden geçirdiği yıllarda benim hocam oldu. birçok şeyi değiştirdi hayatımda. lise 3'e geldiğimde boyum da oldukça uzamıştı. lisede ülkü ocağına giden küçük odunlara dönüşen arkadaşlarımdan birisi olmamamı jordan sağlamıştı. okuldan kaçıp okey oynamaya giden zibidilerden birisi olmak yerine, ardı ardına 5 üçlük atmadan eve gitmeyecek hırsı 23 numara vermişti içime.

    3.05'e yükselebiliyordum artık. çemberi kendime çekebiliyor, turnike bırakırken elimi panyaya çarptırarak bir anlamda meydan okuyordum. biraz daha kısa olan potalara jordan gibi smaç basabiliyor, panyadan sektirdiğim topları çemberin içine vururken, hidrolik olmayan potaların bileklerimi kesmesine aldırmıyordum. benden uzun adamlar tek el smaç basamazken benim çift el ters basmam fiyakamı arttırıyordu.

    sonra bir şekilde içine girdiğim döngü, basketboldan uzaklaştırdı. hele iş hayatı, yıllarca spor yapmış bünyemi resmen baltaladı. tüm enerjimi mouse'a verip akşam eve gidince hemen aynı şeyleri yapmak, 10 şut ardı ardına sokmadan eve gitmeyen çocuğun yerine hafiften yağ bağlamaya başlamış bir adamı getirmeye başlasa da o kadar kolay vazgeçecek değilim.

    kız arkadaşımın beni terk ettiği gün, aynı zamanda jordan'ın basketbola vedasıydı. ikincisine çok daha fazla üzüldüm. çocukluğumda karşıma çıkıp seneler boyunca lisenin bahçesinde beraber şut çalıştığım, fade away'in altın kuralını öğreten, dip çizgiden potaya yönelip sol turnike ile sayı yapmanın inceliklerini gösteren bu adam, beni hiç bırakmadı. ayağımda kırmızı-siyah bir jordan xii, ilk fırsatta basketbola tekrar başlayıp kısa süre sonra kavuşacağım formum ile öldürücü şutlar atacağım yine. bira içmek ve koltukta oturmak da bir yere kadar.

    kendime güvenim tam, muhteşem bir hocadan eğitim aldım.

    http://www.youtube.com/watch?v=au9yja5cciy
  • 39 yasinda washington wizards formasi giyerken kocunun onu attigi 6 sayi ile oyundan almasi (ki bu onun 840 kusur mac ust uste 10 sayi ve ustu atma rekorunun sonunu getirmistir) uzerine kocunun kendisine inanmadigini dusundugu icin sonraki 2 macta toplam 96 sayi atan (51 ve 45) goat.
  • michael jordan için "artık nba hakkında yorum yapmamalı" diyenlerin ne hakla jordan hakkında yorum yaptıklarını merak ettiren.

    tanım: sadece zamanının değil tarihin en iyisi.
  • kendisi basketbolu bıraktıktan sonra nba takibini bıraktığım adam. benzeri f1 için schumacher'de olmuştu. ronnie o'sullivan bırakınca da snooker biter aga.