şükela:  tümü | bugün
  • efendim tate modern'e bu aralar gidenler varsa bilirler (öhöm öhöm), bu arkadaş, picasso'nun 'goat's skull, bottle and candle' isimli eserinin esin kaynağı olan yunan bir gazetecidir. 1952 senesinde vatan hainliği suçundan yargılanmış ve idam edilmiş bir komünisttir. bu sebeple de yunan solu'nun kahramanlarından biridir. yunan ve sol demişken, şu bilgiyi de buraya sıkıştırabilirim (kaynak da göstereyim hatta: fitfit et al.): avrupa birliği içindeki ilk komünist iktidarın yine yunan akel partisinin zaferiyle, güney kıbrıs'tan geldiğini de bilmek lazım. isim dimitris christofias, tarih 2008. bu zaferi kutlayanlar arasında, sırf kutlamalar için kuzeyden güneye geçen pek çok türk'ün olduğunu da az önce okudum.
  • 30 mart 1952'de 37 yaşında kurşuna dizilerek idam edilen yunan direnişçi.

    duruşmadaki sözleri: *

    “suçlu olarak buraya getirilen arkadaşlar suçlu sandalyesine oturtulmalarına şaşırmışlar.ben buna şaşırmıyorum.yunan komünist partisi merkez komite üyesi olduğumdan dolayı buraya getirilmiş bulunuyorum.amaçları benim kişiliğimde barışçıl politikayı yargılamaktır.
    bu nedenle söyleyeceklerim,savunma niteliğini taşımayacaktır.bizleri buraya,anayasaya aykırılıkla”suçlanan”şu sefil 509 nolu yasaya göre getirdiler.hiç kuşku yok,tutuklanmamızın ve yargılanmamızın,yaratılan bunca kargaşanın altında bazı politik amaçlar yatıyor.
    bizler birer pişmanlık dilekçesi imzalamayı kabul etseydik,aklanacak,birden bire”iyi”yunanlılar, uysal vatandaşlar oluverecektik.bana önemli görevler de teklif edildi…
    ama amacım anlaşma yoluna gitmek ve gözüm yükseklerde olsaydı, bu amaca ulaşmak için emniyetin aracılığına gereksinimim olmazdı.önemli bir yere çıkmak için tüm olanaklar vardı elimde çünkü.ben,devrimcinin zor,tehlikeli,yokluklar içindeki hayatını yeğledim.yaşamım,bağımsızlık ve özgürlük savaşımlarıyla sıkı sıkıya bağlıdır.tehlikelerle karşı karşıya bulunduğumda-ki bu sık sık oluyor-izlemem gereken yolu hiç önceden düşünmedim.fikirlerime ihanet ederek yaşamak mı yoksa ideallerime ve inançlarıma bağlı kalarak ölmek mi?her zaman ikinciyi yeğledim.ve bugün bu kararımdan dönebileceğimi sanmıyorum.” *

    picasso'nun kendisi için yaptığı tablodan ve nazım hikmet'in aynı adlı şiirinden ötürü karanfilli adam olarak bilinir. yunan yazar dido sotiriyu'nun da eniştesidir.

    karanfilli adam

    seher karanlığında,
    projektörlerin ışığında,
    kurşuna dizilen beyaz karanfilli adamın
    fotoğrafı duruyor üstünde masamın.

    sağ eli
    tutuyor karanfili
    bir ışık parçası gibi yunan denizinden.
    karanfilli adam
    ağır kara kaşlarının altından
    bakıyor cesur çocuk gözleriyle,
    hilesiz bakıyor.

    türküler ancak böylesine hilesizdir
    ve ancak komünistler
    and içer böylesine hilesiz.

    dişleri bembeyaz:
    gülüyor beloyanis.
    ve elindeki karanfil,
    bu yiğit,
    bu rezil günlerde
    söylediği sözlerden biri gibi insanlara…

    mahkemede çekildi bu fotoğraf.
    idam kararından sonra.

    nazım hikmet 26 mayıs 1952
    http://www.youtube.com/…yu7mdrvbie0&feature=related
  • hayatını (ve idamını) anlatan "o anthropos me to garyfallo - karanfilli adam" (http://www.imdb.com/title/tt0085175/) filminde idama götürüldükleri sahnede, cebinden kendisinin bir fotoğrafını çıkarıp arkasına şu sözleri karalar:
    "gidiyorum oğlum, seni hiç tanıma fırsatım olmadan. görüyorsun, beni almak için aceleleri var. şairin sözleri haricinde, o sözler ki her zaman benim inancım oldu, sana bırakacak hiç bir şeyim yok, sadece bu sözler:
    insanlar için ölebileceksin,
    hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
    hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
    hem de en güzel en gerçek şeyin
    yaşamak olduğunu bildiğin halde.
    31 mart 1952"

    daha sonra bu fotoğrafı, saati ve kalemi ile beraber aynı hapishanede tutuklu olan sevgilisi elli papa'ya "başka bir şeyim yok" diyerek teslim eder. elli de idamında göğsünde/elinde olan kırmızı karanfili verir.
  • yunanistan komünist partisi merkez komite üyesi ve anti-faşist direnişçiydi. çoğunlukla hatırlandığı ve bilindiği üzere karanfilli adam. 30 mart 1952 yılında yunan devleti tarafından kurşuna dizilmişti.

    yunanistan komünist partisi'nin (kke) önderlerinden, yunan anti-faşist direnişinin kahramanlarından nikos beloyannis bundan 63 sene önce idam edilmişti.

    ikinci dünya savaşı'ndaki faaliyetleri nedeniyle işbirlikçi yunan yönetimi tarafından nazilere teslim edilen beloyannis, 1943 yılında hapisten kaçarak yunan halk kurtuluş ordusu (elas) saflarına katılmıştı.

    faşist işgalin ardından başlayan yunanistan iç savaşı'nda yunanistan demokratik ordusu'nda (dse) görev yapan beloyannis, kke'nin önderlik ettiği güçlerin yenilgisinin ardından 1949 yılında ülkeyi terk etti.

    iç savaş'ın ardından yeraltına geçen kke'nin atina örgütünü yeniden oluşturmak için gizlice yunanistan'a dönen beloyannis, 1950 yılının aralık ayında yunan polisi tarafından yakalandı. gizli kke'nin merkez komitesi üyesi ve yunan devletinin bilgilerini sovyetler birliği'ne veren bir hain olmakla suçlanıyordu.

    nikos beloyannis ile birlikte 94 kişi daha aynı davada yargılanıyordu. anadolulu bir yunan olan ve kitapları türkçede de yayımlanan dido sotiriyu'nun kız kardeşinin eşi olan beloyannis, mahkemede tüm suçlamaları reddetti ve faşist işgal, ingiliz işgali ve yunan iç savaşı'ndaki faaliyetlerinin yurtsever karakterini savundu.

    beloyannis, faşist işgal döneminin direnişçilerinin sol görüşleri nedeniyle cezalandırıldığına, faşist işgalcilerle işbirliği yapanların ise ödüllendirildiğine dikkat çekti.

    ulusal ve uluslararası tüm kampanyalara rağmen, beloyannis ve 11 yoldaşı idama mahkum oldu. 30 mart 1952 sabahında, 4 yoldaşı ile birlikte kallithea cezaevinden gizlice çıkartılan beloyannis, goudi kampında kurşuna dizildi.

    pablo picasso'nun ünlü portresi nedeniyle "karanfilli adam" olarak da bilinen beloyannis'in hikayesi dido sotiriyu'nun "buyruk" isimli belgesel kitabında anlatılmıştı.

    beloyannis hakkında nâzım hikmet de 1952 yılında aşağıdaki şiiri yazmıştı:

    seher karanlığında,
    projektörlerin ışığında,
    kurşuna dizilen beyaz karanfilli adamın
    fotoğrafı
    duruyor üstünde masamın.
    sağ eli
    tutuyor karanfili
    bir ışık parçası gibi yunan denizinden.
    karanfilli adam
    ağır kara kaşlarının altından
    bakıyor cesur çocuk gözleriyle,
    hilesiz bakıyor.
    türküler ancak böylesine hilesizdir
    ve ancak komünistler
    and içer böylesine hilesiz.
    dişleri bembeyaz:
    gülüyor beloyannis.
    ve elindeki karanfil,
    bu yiğit,
    bu rezil
    günlerde
    söylediği sözlerden biri gibi insanlara...

    kaynak: http://haber.sol.org.tr/…ne-once-idam-edildi-111940
  • üniversite eğitimini atina'da hukuk fakültesinde tamamlamıştır. üniversite yılları sırasında ıoannis metaxas'ın faşist rejimi tarafından tutuklanmış ve akronauplia hapishanesine atılmıştır. 1943'te cezaevinden kaçtığında aris velouchiotis'in yakınında bulunan peloponnese'de yunan halk kurtuluş ordusu'na (elas) katıldı. yunan iç savaşı sırasında elas'ın siyasi komiseri olduktan sonra, büyük bir direnişe önderlik etti ve nazi işgaline son verdiler. bir yıl sonra 1945'te yunan egemenleriyle olan mücadeleleri de daha fazla “kan dökülmemesi” gerekçesiyle yunanlı komünistler ve gerici yönetim arasında, ingiltere devletinin de gözetimi ve katılımıyla “varkiza anlaşması” ile silahsız bir rotaya girmiş ve elas elindeki bütün silahları bırakarak silahlı birimleri dağıtmıştı. anlaşmadan hemen sonra ise ülke genelinde komünistlere karşı sürek avı başlatıldı, çok sayıda komünist ve yurtsever katledildi, işkencelerden geçirildi, binlercesi cezaevlerine kondu. katliam ve saldırılar iç savaşa yolaçtı. 1946 ve 1949 yılları arasında süren iç savaş sırasında parti örgütleri ya dağıldı yada etkisiz duruma getirildi. beloyannis yenilgisinden sonra ülkeyi terk eden (1949) en son kişilerden biriydi.

    partinin toparlanma süreci başladığında elas içinde önemli görevlerde bulunmuş olan merkez komitesi üyesi nikos beloyannis parti kararıyla yunanistan’a gönderilmişti. hareketin toparlanması ve partinin yeniden ayakları üzerine dikilmesi amacıyla geri döndüğü ülkesinde terör ve zulüm devam ediyordu. kopan ilişkiler, dağılan birimler, atıl bir konumda illegal yaşama devam eden partililer, sürekli kesintiye uğrayan örgütsel faaliyetler!.. beloyannis partinin ayakta kalan diri güçleri ile kısa sürede ciddi anlamda örgütsel-politik bir çalışma başlatmıştı. yayın organı yeniden yapılandırılmış, ilişkiler kurulmuş, birim faaliyetleri hissedilir olmuştu. beloyannis’in parti faaliyetleri doğrultusunda kararlaştırılmış bir randevu için atina’nın merkezi semtlerinden birinde bulunan eve gitmesi gerekiyordu. ancak daha kapıya yönelmeden dışarıda kalmayı başaran evin kızı beloyannis’e uzaklaşması için işaretler yapmış ve onu evde karakol kuran polislerin tuzağına düşmekten kurtarmıştı. hemen bir taksiye binip oradan uzaklaşarak tehlikeyi atlatmıştı. ilerleyen saatlerde, parti genel sekreteri (nikos zahariadis) tarafından kendisine iletilen bir başka randevuya gitmek üzereyken güvenlik sorunu nedeniyle gitmemeyi ve randevuya başka birini göndermeyi daha uygun bulmuş, taksiye binerek, kendi yerine randevuya göndereceği kalofolyas adlı partiliyi bulacağı eve gitmişti. söz konusu ev parti faaliyetleri için kullanılıyordu ve eve gelen sınırlı sayıdaki partililer her defasında evin güvenlikli olduğuna dair parola işaretini görmeden içeri girmiyorlardı. her randevu sonrasında ise parola işareti değiştiriliyordu. randevusuz gittiği için yeni bir parola işareti tesbit edilmemişti. bir önceki randevunun işareti olan kapı koluna asılı ip olduğu yerde duruyordu. ancak adımını içeri attığı gibi polisle karşı karşıya kalmıştı. birkaç gün sonra ise aynı eve gelen eşi elli pappa tutuklanacaktı. tarih 20 aralık 1950’yi gösteriyordu.

    yapılan yargılamaların ardından beloyannis, dimitris bacis, nikos kalumenos ve ilias argiridis'in idam cezasına çarptırılmış ve 30 mart 1952 tarihinde idamları infaz edilmiştir. bu süreçte birçok uluslararası kampanya düzenlenmiş idam cezasının uygulanması engellenmeye çalışılmıştır. özellikle mahkeme sürecinde her duruşmaya elinde beyaz bir karanfille çıkan beloyannis "karanfilli adam" olarak nam salmış ve nâzım hikmet bu süreçte “karanfilli adam” şiirini yazmıştır. aynı süreçte pablo picasso ise beloyannis'in portresini çizmiştir.

    almanya'daki bir heykeli: beloyannis
  • yunan denizinden beyaz karanfil çiçeklerine, oradan nazım'a, nazım'dan da bize ve bütün dünya halklarına ulaşan bir direnişin adıdır beloyannis.

    nikos. kardeşim, dostum, yoldaşım. kurşuna dizdiler seni bir şafak vakti. pazar günüydü. eminim gözlerin yine gülüyordu. hilesiz. çünkü ancak komünistler and içer böylesine hilesiz.