şükela:  tümü | bugün
  • kadıköy'de kahvaltısıyla öne çıkan şirin bir mekan. personeli de pek bir güleryüzlüdür.

    bilgi için: https://tr.foursquare.com/…571352b7498e9fcbfa4f6c81
  • tam bir bütün günü geçirmelik:) yeldegirmenindedir kendisi
  • yeldeğirmeni'ndeki şahane kafe.

    neden şahane?

    çünkü mümkün mertebe (insan oldukları için mümkün mertebe dedim, makine değiller yani) müşterileriyle ilgileniyorlar, bi' de ortam kasıntı değil. rahat ediyorsun. bahçesi var filan-ki yeldeğirmeni gibi bi' yerde kolay kolay bulunamayabilecek bir bahçe, bence.

    ortaklarından barış bir dediğinizi iki etmiyor.

    bi' de alt katı var, söyleşiler için filan organize edebiliyorlar.

    başa döndük. sonuç: yeldeğirmeni'ndeki şahane kafe.
  • kadıköy'ün kahvaltı mekanları arasında underrated kalmış bir işletme. muhtemelen lokasyonu sebebiyle.

    beşiktaş ve kadıköy'de farklı mekanlar denedim. çoğu sefer masaya baktığımda sayıca fazla ama niteliksiz ürünler gördüm. sayıca fazla dediğime de bakmayın. her nasılsa fazla görünüyor ama aslında doyurmuyor bile. yemeğiniz yemek olma niteliğinden öte instagram fotoğrafı olma potansiyeline göre hazırlanıyor. hepsinden öte güven vermiyor. özellikle beşiktaş'ta yaptığım kahvaltılardan sonra derin bir tiksinti duyuyorum.

    39 kahvaltısında ürünler taze ve porsiyonlar büyük. gerekli şeyler gereken miktarda. mutfak gözünüzün önünde. yazın bahçesi güzel.

    hayat görüşüm gereği kahvaltı için o kadar parayı vermem. gereksiz bulurum. bozuk sistemin çarkını çevirdiğini bilirim. ama o günün şartları gereği dışarıda kahvaltı yapmam gerekiyorsa 39'a para verdiğime çok üzülmem.

    entry tarihi itibariyle menünün en zengin 2 kişilik kahvaltısı menemen ve sınırsız çay dahil 42 liradır.
  • yeldeğirmeni'nde kafe. kahvaltıcı falan işte.

    fiyatları uygun, mekan güzel. çalışanlar iyi insanlar. yani tanımıyorum tabii, belki de akşam evlerine gittikleri zaman avuçlarını ovuşturup "yarın ne gibi hainlikler yapsak da insanlığa zarar versek?" diye plan yapıyor olabilirler. ben gördüğüm kadarını söylüyorum.

    ancak servis hızı konusunda sorunları var. hele ki choice gibi hız konusunda garip bir noktaya ulaşmış bir mekanla aynı mahallede olunca iyice dikkat çekiyor. choice gerçi ayrı bir konu ya, gecenin 1'inde 10 kişilik yemeği (neredeyse hepsi farklı yiyecekler) 20 dakikaya çıkartmayı başarmış göt kadar bir mekan orası. arkada 30 kişi falan çalışıyor olmalı bunu yapabilmek için. neyse ya bak yine konudan saptık. servis gerçekten çok ağır işliyor. mesela bir krep yapmak 30 dakika sürmemeli. muhtemelen fazla deneyimleri yok mutfakta ama olur yani, her şey düzelir. lezzetli en azından.

    alt katı güzel. bugün ilk kez orada takıldık, rahattı. bizim için değil, çevredeki insanlar için rahattı. kendimi bu grupla çıkınca belediye gibi hissediyorum, alnıma "çevreye verdiğimiz rahatsızlıktan ötür özür dileriz" yazısı asasım geliyor. bir tane büyük masa var altta öyle kafanıza göre takılıyorsunuz.

    günlük övmemi de gerçekleştirdiğime göre huzurlarınızdan ayrılma vaktim geldi demektir. şimdi izninizle meyveli yoğurdumu bitireceğim. kim bilir, belki de yarın onu överim. hayat bu, bilemiyor insan.
  • kadıköy'ün son zamanlardaki gözdesi yeldeğirmeni'nde yer alan şirin kafe. uzun zaman sonra bir mekanda "evimde gibi" hissettim. gerek çalışan samimiyeti gerekse yemekler olsun; bana çok hitap etti burası.

    yemekler için "şunu da ekleyebilir misiniz" isteğimi kırmamaları ve sürekli "bi'şey içer misiniz" diye darlamayan tavırlarıyla beni kazandılar. gelirim ben buraya.

    ps: özellikle mantarlı omletlerini tavsiye ediyorum.
  • ya ben burayı niye seviyorum biliyo musun? şundan seviyorum...

    buranın bi' alt katı var bak... n'apıyosun biliyo musun? oraya, bu mekânın konseptiyle alâkasız olabilecek (yani başkalarının böyle düşündüğü, ama aslında gayet de alâkalı olabilecek) heavy metal insanlarını alıyosun... baya çekimli-mekimli zirve yapıyosun ya. böyle bi' şey olabilir mi? işte yaklaşımda değişim bu olsa gerek *

    işte meselâ (bkz: ekşi müzik & murder king zirvesi).

    oradan oraya koşturan bi' personeli var. ben de zaten öyle süklüm püklüm mıy mıy insan sevmem. hepsi genç, kafaları açık insanlar. bahçesi falan var... makarnasını seviyorum en çok. evim kadıköy'de olduğunda inan kahvaltıyı evde etmem, etmeyeceğim, etmeyi plânlamıyorum... *burada yiyeceğim yani haftanın birkaç günü kahvaltıyı illaki.

    git... no. 39'da yemeğini ye, ondan sonra takıl kafana göre biraz kadıköy'de... hele ki şu havalarda, havadarlığıyla inanılmaz, tavsiye ediyorum.
  • kahvaltısı dandik fiyatları gereksiz tuzlu mekan. adam gibi kahvaltı yapayım diyorsanız (bkz: happy moon's)
  • alt katı, bahçesi, çalışanları, çoğu şeyiyle tatlı bir kahvaltı mekanı. kahvaltı dediysem sadece kahvaltı değil tabi, çeşitlilik mevcut.
  • kadıköy yeldeğirmeninde bulunan, salata, domates ve peyniri kahvaltı diye 15 tl ye kakalamaya çalışan mekan.
    ben evde bile yemiyorum domates salata.