şükela:  tümü | bugün
  • toplumsal aydınlanmanın ürünüdür ya da sebebidir*.
  • çukurova üniversitesi kampüsü içerisinde yeni açılan, eşsiz güzellikteki kütüphanedir. içerisinden hediye kitap alabilir, okuyabilir, ders çalışabilir, kahve-çay içerken gün batımını izleyebilirsiniz. ve tamamen gönüllü bir hizmettir. aldığınız kahve için bile ödeyeceğiniz ücreti siz belirliyorsunuz. artık ne koparsa. kampüsün hemen girişinde kalması nedeniyle öğrenciler tarafından pek bilinmiyor şimdilik. aman herkes bilmesin zaten. böyle özel bir mekan az bilinse daha iyi.
  • adana'da kurulan, söylenenin ve bilinenin aksine çukurova üniversitesi ile alakası olmayan, tamamen sosyal girişimcilik projesi kapsamında bağışlar toplanarak kurulmuş, birçok kişinin emeği ile vücut bulmuş, şehrin en sosyal kütüphanesidir.

    kitap, müzik ve kahve üçlüsüne güzel insanları da eklediğini tüm yüreğimle söyleyebilirim. bir şeyler içiyorsun ve içtiğin içeceğin ücretini kumbaraya bırakıyorsun, haftanın birçok gününde tanımadığın insanlar pasta yapıp getiriyorlar, meyve alıp getiriyorlar, dergi getirip hediye ediyorlar, kitap bağışlıyorlar, hiçbir şey yapmayanı gülümsemene gülümsemeyle karşılık veriyor.

    hikayesi ise çok daha güzel, kendisine hoş işler müdürü diyen bir arkadaş şehirde okuyacak ya da çalışacak bir ortam bulamıyor, arkadaşlarına şikayetleniyor, herkes aynı dertten şikayetlenince evlerinin teras katına kendileri için bir kütüphane-çalışma ofisi kurma kararı alıyorlar. nöbetçi kütüphane'nin temelleri burada atılıyor.

    yetmiyor tabii ki, daha fazla insana ulaşmak adına, gece açık olsun, hem biz birlikte çalışalım hem de şehirde bir etkileşim alanı olsun diye daha bağımsız ve ulaşılabilir bir yapıya gitme kararı alıyorlar. destek olan kadar küçümseyen dalga geçen de oluyor tabii, tüm olumsuzluklara rağmen para toplamaya başlıyorlar, uzun bir biriktirme döneminin ardından üç arkadaş daha somut adımlar atıyor ve çukurova üniversitesi'nin giriş kapısının hemen yanında bir kebapçıyı gözlerine kestiriyorlar. kütüphane orada vücut buluyor, büyüyor ve büyürken de kendi ekibini kuruyor.

    nöbetçi kütüphane'nin sevdalılarından, aileden biri olarak, o kadar çok seviyorum ki burayı ve buranın insanlarını. şimdilerde şehir içerisinde ikinci bir yer açmaya çalışıyoruz. desteğiniz bizim için şu aşamada çok önemli, bizi fonlayın!
  • bugün gidip denediğim, karşılığında ağzımın payını aldığın kütüphanemsi.

    fikir olarak elbette destekliyorum. koskoca çukurova üniversitesinin içinde bulunduğu şehirde kütüphane olmayışı bir ayıp. insanların bulup buluşturup bir şeyler yapması çok güzel. ama bir çok şey olmamış durumda. bir kere bu soğuk kış günlerinde bildiğin buz gibiydi. ve insanlar fısır fısır konuşuyor. kimse uyarmıyor. bu haliyle kütüphaneden çok çalışma salonuna benziyor.

    kendini kütüphanenin sahibi sanan, kendilerince "samimi" bir şekilde daan diye kütüphaneye dalan bir kaç adet insan evladı var ki, daha da uğramamam için sebep.

    bir de ikinci şubeyi açmışlar. bu kafayla giderlerse, sessizliği, dinginliği sağlayamazlarsa ikinci şubenin tutacağını sanmıyorum.
  • eskiden çukurova üniversitesi'ndeki şubelerini, son 1 ay kadardır da yeni açılan noyan esen şubelerini düzenli olarak ziyaret ettiğim, en verimli çalışma saatlerimi ve en keyifli dinlenme saatlerimi geçirdiğim, kısaca nk olarak da anılan mekan.

    burayı sadece bir kütüphane olarak düşünmemek gerek, zaten kendileri de "sosyal kütüphane" olarak tanımlıyor.

    5 yıldır adana'da yaşayan biri olarak, burasının adana'daki favori mekanım olmasının sebeplerini size madde madde açıklayayım:

    * fonda genelde kısık bir sesle enstrümental, kafa dinlendirici parçalar çalıyor. yann tiersen'den beethoven'a, clint mansell'den ludovico einaudi'ye pek çok bestekarı duydum şimdiye kadar.

    * kahveleri kaliteli. filtre kahve/french press/türk kahvesi/otomatik kahve makinesi gibi seçenekleri var ve hepsi güzel. mükemmel demiyorum çünkü kahve konusunda hassasım, ama öyle kahve cartı, curt kahvecisi gibi saçma sapan sözde kahveci mekanlarda içirmeye çalıştıkları bulaşık suyundan hallice şeyden en az 8-10 kat daha iyi ve fiyatları da çok ucuz. az önce bahsettiğim tarzda yerlerde uyduruk kahvelere 8 lira isterlerken, burada kupası şu an üç (3) lira.

    * kitap arşivleri tatmin edici, geliştirilebilir tarafları var tabii ki ama ben memnun kaldım. sadece popüler, ana akım yazarların değil, çok bilinmeyen veya türkiye'de çok okunmayan yazarların da eserleri var. kitapların ciddi bir yüzdesi ikinci el ki bu beni çok mutlu eden bir şey. örneğin, italo calvino'nun görünmez şehirler kitabını uzun zamandır okumak istiyordum ama kendimi bir türlü türkçe çevirisini almaya ikna edemedim. bu mekanda kitabın ilk türkçe çevirisinin bir baskısına denk geldim, içinde minik notlar vardı, bir heyecan başlayıp tek gecede okudum.

    * mekanın dekoru çok sevimli. duvarlarda film posterleri, kitap kapakları, abstrakt resimler falan var. neredeyse her köşede, her masada canlı çiçekler var. yayılıp dinlenebileceğiniz çok rahat koltuklar da var, çalışırken rahat edebileceğiniz sandalyeler de. her şey rengarenk, gözüm gönlüm açılıyor resmen. tuvaletin bile dekoru güzel yahu, tavanında kitaplar asılı, duvarlarda posterler, sevimli sevimli notlar var.

    kalkıp birkaç fotoğraf çektim üşenmeyip, buyrunuz efenim: nk1, nk2, nk3, nk4 (bu köşede, o bilgisayarda yazıyorum şu an), nk5

    * genel kitlesini sıcakkanlı buluyorum. örneğin, içerde büyük bir çalışma masası var (bkz, şu), orada en az 2-3 kişi oluyor genelde. kırtasiye malzemeleri paylaşılıyor, ne bileyim, biri bana bisküvi ikram ediyor, ben kahve almaya kalktığımda herkese getiriyorum falan. bunlar tanımadığım, daha önce görmediğim insanlar. mekanın eve benzer bir havası olduğu için sanırım, insanlarda genel bir sosyal savunmanın düşmesi söz konusu. bir samimiyettir, sıcaklıktır gidiyor.
    fakat yanlış anlaşılmasın, kimse kimsenin işine de karışmıyor. benim kimse bana doğru bile bakmadan saatlerce bir köşede kitap okumuşluğum var.

    * çukurova üniversitesi şubelerinde akustik müzik geceleri oluyordu severek katıldığım, yeni şubenin açılışında da aynı kişiler çalmış, malesef sınavlarım olduğu için gelemedim. yeni mekanda da bu tarz gecelerin devam edeceğini düşünüyorum.

    * çeşitli söyleşiler, atölyeler oluyor sık sık. ben kişisel gelişim atölyeleri ile pek ilgilenmiyorum fakat arkadaşlarım katıldı ve çok eğlendiklerini söylüyorlar.

    * büyük ev ablukada bugüne kadar bir kere adana'da sahne aldı *, onda da bu mekana geldi, ben başka bi'şey demiyorum. (fallout 4'ün çıkışından kısa süre sonra gelmişler, ben o dönem obsesif bir şekilde oyun oynadığım için konser haberini bile alamadım. konserden günler sonra haberim oldu. şu grubu canlı dinlemek bana haram.)

    * geceleri daha verimli çalışan biriyim ve adana'da belirli bir saatten sonra dışarda oturabileceğiniz yerler ya kebapçılar ya da kardeşler. bunlara alternatif olarak böyle bir mekanın olması çok güzel bir şey.

    * birkaç kere amatör müzisyenlerin çaldığına da şahit oldum, tabii ki kimsenin çalışmadığı ve rahatsızlık vermeyecekleri zamanlarda, bir müsait vaktimde aynı şeyi yapmayı planlıyorum.

    yani ben daha ne diyeyim bilemedim.

    adana'da yaşıyorsanız veya adana'yı ziyaret edecekseniz mutlaka bir şans verin.

    kendilerinin facebook sayfası burada.

    resmi internet siteleri ise şurada.
  • bugün ilk kez gidebildiğim harika mekan.

    o kadar sevimli küçük detaylar var ki her yerde, insan evinde hissediyor. hatta o kadar ki; sevgili okur tuvalette boş durmasın diye oraya bile çizgi roman vs bırakılmış. kimin fikri ya bu :)
    içeri adım attığım andan beri ortamın sıcaklığını sevdim en çok. kimsenin zorla çalışmadığı, işini severek yaptığı gülümsemelerinden belli. hatıra kalsın bizden diye selfie karesine bile dahil olan tatlı kişiler. bir sorun veya isteğiniz olduğunda hemen ilgileniyorlar, evden birileri gibiler adeta.
    geliştirilebilir yönleri arasında ise sessizlik yer alıyor, şu anki hali de rahatsız edici değil ancak daha sessiz olunması sağlanırsa bu harika olur.
    unutmadan, duvarlardaki film afişleri-yazılar-posterler harika.
    tatlış mısınız nesiniz!
  • her ile benzeri bir uygulamanın getirilmesini düşündüğüm, tıp fakültesi öğrencilerinin girişinin yasaklanması gereken kütüphane benzeri oluşum. tıp fakültesi dedim çünkü adamlar yüzünden boş sandalye bulamamıştık. üniversitenin girişinde bulunan ilk şubesinde güzel sıcak bir ortam vardı, umarım yeni açılan şubesiyle adananın bir şeyleri kanıtlamaya çalışan, kitap okuduğunu tüm sosyal medya hesaplarına duyuran müthiş görgülü insanları yüzünden kullanılamaz hale gelmez.
  • üniversite şubesini kapatmak zorunda kalmış soyal kütüphane.
  • gazipaşa nevzat karabulut şubesinde gördüm ki işi balcalı'daki şubenin çok daha ilerisine götürmüşler. çok daha geniş alan, daha güzel bir ortam...

    yıllık üyelik bu haliyle bir şey fark ettirmiyor gibi.

    aylık üyelik verilse, bunun için kapıya kartlı sistem kurulsa, üyeler kart ile geçseler, henüz üye olmayanlar da (kısık sesli bir) zile basıp girseler ve üye olsalar, kart 30 günde bir yenilenmeyi gerektirse...

    bu şube bu haliyle üyeliklerle dönecek kadar ekonomik görünmese de üyelik meselesinin biraz daha etkinleşmesi fena olmazdı.

    belki de daha az müdavim olsum, aynı anda daha az kişi kütüphanede bulunsun isteniyor. zaten içerde alana göre daha az masa var.