şükela:  tümü | bugün
  • 3. sayısının çıkmasıyla sevindiren dergi. hemen ve sineme başladım. bu sayıda kral'ın paris'teki annesiyle olan münasebeti üzerinden ilerlemiş ve çok süper olmuş. hemen bitmesin diye yarıda bıraktım.

    --- spoiler ---

    kral, ahmet kaya'nın paris'teki mezarına gider. çiçek bırakırken "düşüncelerine katılmıyorum ama adamdı" diye içinden geçirir.
    --- spoiler ---

    bence bu ülkede umut sarıkaya'dan sonra cihan kılıç gelir arkadaş.
  • çocukluk zamanınızda ailenizden yeni* bir şeyi almak istediğinizde aldığınız yanıttır ki buna örnek bir diyaloga geçenlerde denk geldim.

    çocuk: baba bunu alalım, mahallede herkeste varrrr!!!
    baba: neymiş bakiim o.
    çocuk: beybileyd* baba, bunu takıyosun, çekiyosun dönüyo.
    baba: e bildiğimiz topaç o zaman.
    çocuk: ne topacı baba bu otomatik böyle savaştırıyosun.
    baba: ne kadarmış bakayım.
    oyuncakçı: 30 yetele beyfendi.
    baba (içinden bir of çekerek): oğlum bunlar para tuzağı bak ben sana sandıktaki topacı çıkartayım ben onunla tüm düşmanlarını yenersin.
    çocuk (ağlamaklı): ya ama herkeste varrrr!!!
    baba: du o zaman bekle aybaşı gelsin ama sende koca adam oldun hala böyle para tuzaklarına düşüyosun, olur mu hiç yakışıyo mu senin gibi koca adama.
    çocuk (savaşı kaybettiğini anlamış şekilde son kozunu oynar): tüm mahalledekiler dalga geçcek benne ama.
    baba (oğlunun ezilmesine karşı dimdik ayakta): tamam o zaman şunu alalım biz ama bak bu doğum günü hediyesi olcak o zaman başka bişi istemek yok anlaştık mı?
    çocuk (amacına ulaşmıştır): tamam babacım, söz doğum günüme bişi istemicem *
  • "atari salonunda, aynı oyuna ikinci kez atılan jeton."

    abim
  • üçüncü sayısı da çıkmış. fiyatı hala 7 tl, bu kez 50 sayfa. fiyatını kesinlikle hak ediyor, bu sayı ilk iki sayıdan daha iyi olmuş. sayfa sayısı düşmesine rağmen okunabilirlik artmış.

    9 sayfa hışım osman var. nisan hakan'ın dezavantajlı bir çizgisi var. bir yiğit özgür, ersin karabulut ya da cihan kılıç değil ama çocuk komik ve cesur. absürt olmaktan korkmuyor, denemeler yapıyor, güzel kafalar bunlar, devam.

    4 sayfa sokak dövüşçüsü iyi fakat cihan'ın çizebileceği güzel kadın ve / veya ateşli kareler hakkını bu öykü özelinde elemanın yaşlı ve zengin sevgilisinde kullanması kötü.

    2 sayfa görkem emir diye bir arkadaşın işleri vardı, doğan sandım başta. bu tarz beni pek açmaz ama ilginçtir, bunlar iyiydi.

    cansın çağlar 5 sayfa voli çizmiş. eski sayılardan da kötü olmuş bu seferki, eskileri de çok iyi değildi. bence hikayeyi ve karakterleri değiştirmeli ilk etapta. akabinde basit düşünüp basit hikayelerle gitmeli. bu sayı yorucu ve anlaşılmaz olmuş.

    sonraki iki sayfa maalesef yazı var.

    13 sayfa ve sinem çok iyi. socrates dergi'de efsanevi all-star maçlarına yer vermişler bu ay. allen iverson'ın hayvan gibi yardırmasıyla geriden gelen doğu takımının bir farkla kazandığı bir maçtan bahsetmişler mesela. naber dergi'de umut bunun saf alkol halini yapıyor, burada da cihan kılıç maçı sırtlayan mvp konumunda.

    sonra bir sayfa daha yazı var. maalesef yine komik olmaya çalışılmış. eminim yazan arkadaş bundan yeteneklidir. kasmasa çok daha iyi şeyler yazar. o haftaki metrobüs hikayeni yaz arkadaş, maça gittiysen stadı yaz. izlediğin filmden bahset iki üç satır. ama komik olmaya çalışma gözünü seveyim. komik olacaksa bırak kendi olsun, sen uğraşma.

    2 sayfa ama arkadaşlar iyidir güzeldi. sonraki 2 sayfa da iyiydi, normalde bu tip denemeler iyi olmaz genelde. 2 sayfa yine cihan'ın bilim köşesi iğrenç ama iyiydi. skati'nin yolu da iyiydi. son 2 sayfa da iyiydi.

    toplamda yazı çok azdı, dergi iyiydi gayet. başarılar cesur arkadaşlarıma.
  • ıkinci sayi da cok iyi. cihan ve nisan'in tum işleri benim icin top class isler. kubilay'in kaya'si da cok guzel oturdu. top class oldu olacak.
    aynen devam diyoruz, shut up and take my money diyoruz.

    ama kaligrafsiz olmaz. onu da not edelim.
  • bir sonraki sayıyı mor kapak üzerine yeşil harflerle "para tuzağı" yazılmış olarak hayal ediyorum.
  • pek fark eden olmadı sanırım, üçüncü sayısında cihan kılıç, sokak dövüşçüsü ve sinem'de eyfel kulesi kesişimiyle kendi köşeleri arasında karşılıklı selam göndermiştir. hazır yolları kesişmiş iken bu iki izbandut karakterin ortak bir macerasını okur muyuz acaba?
  • geçen, markette alışveriş yaparken dergi reyonunda gözüme çarptı. çıktığını duymamıştım. ne için gitmiş olursam olayım, o reyona bakarım zaten, hep iyi dergiler görmek umuduyla. bu ortamda yeni bir mizah dergisi gördüğüme çok sevindim, çıktığı sürece de alırım.

    derginin adı, çocukların kendileriyle dalga geçebilecek özgüvene sahip olduklarının referansı olmuş, güzel de olmuş. üç ay uzun bir süre ama hiç olmamasından iyidir. siyaset hiç yok, bu tip dergilerde olmaz zaten. hortlak'ta, lombak'ta, l-manyak'ta da yoktu. ilk kapak komik olmuş, bu da iyi.

    derginin içi ise bana biraz gerrard'lı liverpool'u, totti'li roma'yı ya da lebron'lı cavs'ı andırdı. cihan kılıç ve diğerleri gibi. ve sinem, derginin tartışmasız yıldızı. cihan'ın diğer eserleri de iyi, bilim köşesi hariç. sokak dövüşçüsü'nün çizimleri filan süper olmuş. çizgisinden dolayı biraz zor ısınsam da, nisan hakan da iyi, farklı bi kafa en azından, iyidir. lakin geri kalan kısım boş, kubilay odabaş'ınkiler okunabilir, çok zorlarsam murat karadan'ınkiler bir de belki (çizdiklerinden hatırladığım kadarıyla sokak dövüşçüsü bu eleman bu arada). çok az yazı olması iyi, bir bok anlaşılmayan sayfalar kötü. bu da anlaşılabilir. biz istiyoruz ki, ya da ben istiyorum ki, aynı dergide umut sarıkaya da olsun, cihan kılıç da olsun. uğur gürsoy olsun, yiğit olsun, otisabi olsun, ersin olsun, sönmez karakurt mutlaka olsun, hatta ortam değil genco olsun, servet de olsun (bu da genco'nun ta kendisi bu arada), diğerleri olsun, yazı olmasın. illa olacaksa ergin ergönültaş olsun, yine umut olsun. fırat budacı ve benzer zorlama mizah olmasın. bi nevi avengers ekibi. bu olmaz, olsa da sürmez, hayat film değil. biri birini sevmez, öteki ona yakındır, biri arkadaşlarıdır dışlasalar olmaz, diğerine para yetmez, birinin egosu izin vermez...

    penguen yok, hortlak yok, uykusuz iyi gitmiyor, naber'den haber yok. bu ortamda öyle veya böyle risk alıp bir şey ortaya koydukları için genç arkadaşlarımızı kutlarım, kalemlerine kuvvet, dergilerine de uzun ömürler dilerim. başta da söylediğim gibi, ben çıktığı sürece alırım. daha iyisini yapacak olan varsa, buyursun yapsın.
  • hortlak'in yoklugunda ilac olan dergi.

    tek sikinti goksu gul'un sanatci bunalimlarina alet ettigi sayfalar. gulmuyoruz ablacim, eglenmiyoruz, hortlak'ta da guldurmedin.kendi dergini yap, sergini ac dus yakamizdan lutfen.
  • güzel dergi. lakin 3 ayda 1 olması can sıkıcı. hortlak'ın gençleri ayrılıp kurmuş diyebiliriz kadroya bakarsak.