şükela:  tümü | bugün
  • tıp doktoru yazar.

    hoş gelmiş, sefa getirmiş.
  • kore gazisi yavuz dedenin nick altı ilk entry sahibi olmadığı doktor şahıs.
  • koru hastanesindeki rezalete karışan olayda "normal prosedürlerdir bunlar" savunmasında girdi yazan acınası insan. normal prosedürler açıklamasını yapmasının nedeni? hayatta ulaşabileceği tek "statü" doktor olmak olunca bunu saçma sapan gereksiz açıklamalarla devamlı belirtme ihtiyacı duymasından sanıyorum.

    bana attığı mesajda da "aynı level"da olmadığımızı yazmış. akdkdksjsjj "aynı level"da olmayalım lütfen (ergenliğe bakar mısın) çünkü sen bir bebeğin beyin gelişiminin doğumda kalıcı hasar görmesini normal bulan tıynette bir insansın. doğum tehlikeli bir süreçmiş, 810 yılında yaşıyoruz ya elbette, hastane bulunan ve doğuma hazır bekleyen bir kadının bebeğinin oksijensiz kalarak ölmesi çok normal.
  • koru hastanesindeki cinayet teşebbüsü diye adlandırılabilecek olaydaki açıklamalarına dair içimi öfke dolduran insandır kendisi. belki iyi insandır, belki kötü insandır; bilmiyorum. belki amacı sadece bilgilendirmek ve alanı olduğu için kendisinde duyarsızlaşma söz konusudur. onu da bilmiyorum. ama şunu biliyorum ki gerekçesi ne olursa olsun bazı şeyler savunulmaz. bazı şeylerin savunulma yeri küçük bir bebeğin bu halde olduğu ve bu durumun konuşulduğu ortam değildir.maksimum meslektaş birkaç arkadaşınla oturup "aslında yazan kişi tek taraflı anlatmış, işin bu bu yanları var ve bunlar normal" diyilebilir bence.
    her neyse tıpçı değilim, sağlıkçı değilim, özel bir kuruluşta çalışmıyorum ancak insanlara hizmet veren bir mesleğe mensubum. kamu personeliyim, hani insanların "memur çalışmaz" dediği yerlerden, öyle adlandırdığı yerlerden birinde çalışıyorum. 3 gün önce kuruluşumuzda kalan bir kadının riskli gebeliği var, acil hastaneye gönderildi ve ben doktor olmamama rağmen *1.37'den 03.50'ye kadar 4 defa telefon görüşmesi yaptım. çünkü yapmak zorundayım, insanla doğrudan çalışıyorsak yapmak zorunda olduğumuz şeyler var, benim görev tanımımın dışında var olan şeyler var. en azından bunlar etik olarak zorunluluk. mesela ben vakamı devredecekken ya da vaka ile ilişkiyi sonlandıracakken durumu özetleyecek bir görüşme düzenleyeceğimi, bu esnada ya sonlandırmayı açıklayacağımı ya da devredeceğimi açıklayacağımı; mümkünse bu devri gerçekleştireceğim kişi ile tanıştıracağımı; en kötü ihtimalle benim hangi bilgilerime ne kadar sahipse aynı bilgileri vakaya aktaracağımı üniversitede derslerimde öğrendim. hı öğrenmesem de insan muhatap aldığı kişi aynı olsun ister; sadece bunu düşünerek bile benzerlerini yapardım. burada ben örneğini bir kuruluştaki herhangi birisi olduğum için veriyorum; gördüğüm tüm meslek elemanları böyle yapıyor. ki bir doktor ise ve 9 ay olmasa da 6 7 aydır takip ettiği bir vakası olsa normal bir insansan eğer;

    1.mesela eğer başka şehre gidiyorsan bilgi verirsin, yerine bakacak kişiye dosya/vaka ya da tıp dilinde adı her neyse onu devredersin; hatta bence tanıştırırsın 1 saat ayırıp ve sonrasında gidersin.

    2. kendisinin dediği gibi doktora 7/24 ulaşma şımarıklığından bahsetmiş yazar kişi. bu bir şımarıklık değil efendim, eğer ki rezaleti dikkatle okusaydın sen problemsiz doğum gerçekleşse aslında insanların doktora ulaşmamalarına takılmadığını, bunun son aşamada, zorluk yaşayan insanların "benim doktorum olsa böyle olmazdı, geçmişimi, öykümü, gebelik sürecimi, çocuğun gelişimini bilirdi, daha çok ilgilenirdi ve çocuğum bu halde olmazdı" amacıyla yazdığını anlardın.

    3. çocuğun ebeveynleri "şu yapılmalıydı, bu yapıldı vb" diyor. ancak ben sanmıyorum ki bunları kendisi söylesin; muhtemelen çocuk doğum sonrası uzun ve sancılı süreç geçirdi, bir sürü doktora danışıldı ve sonrasında bu bilgilere vardı.burada dile bu şekilde getiriyor.

    4. " epidural doğumu aslında hasta ister ama burada aksi denilmiş, bu konu muallak" tarzında söylemi var. e be arkadaşım, ne muallaklığı. bu insanlar şu aşamada oturup medyaya aktarırken yalan mı söyleyecek, bu durumun ona katkısı ne? "kişinin beyanı esastır" diye düşünmedi mi acaba hiç?

    5. kişiler doktorun ara ara gelmesini değil de; doktoru istedikleri anda -dinlenme odası dahi olsa- görmediklerini, göremediklerini, sadece varlığını duyduklarını söylemiş. bence bir açıklama yapsa bu alanda bilirkişi, bu ifadeyi bile aktarmazdı bu rezalete maruz kalan insanlar.

    6,7 diye devam ederdi ama çok sıkıldım. ve bu kişinin yazdıklarını okurken "bu ne kötü bir yazı, ne kadar empatiden yoksun birisi yazmış" diye düşündüm. buraya yorum yazan tek doktorun kendisi olmadığını düşünüyorum ancak bunlara rağmen bu durumda hastanenin ya da tıbbi işlemin normal ya da olumlu yapılan kısımlarını bu denli savunan tek yazar kendisi.
  • hangi hastanede doktor ise bilinmesi ve kesinlikle kendisiyle hasta-doktor ilişkisi kurulmaması gereken ekşi sözlük yazarı.
  • tıp doktorları, hekimdir şifacı değil. onlardan mucize ummak yanlıştır. arkadaş mesleği gereğince gayet objektif olarak konuyu ele almış. söz konusu rezalet bana da pek rezalet gibi gelmedi açıkçası hayatın her alanında risk var hiçbir hastane, hiçbir koşulda sana garanti vermiyor, veremez.

    ağlak yazarların linç girişimleri konusunda sağlam duracağından şüphem olmayan yazar.
  • koru hastanesinde yaşanan olaydan sonra malpraktis olduğu fikrimi değiştiremeyen ancak malpraktis olmadığı konusundaki argümanları da sağlam olan tıp doktoru yazar.

    olay elbet yargıya intikal edecektir. olay eniyle boyuyla incelenip her hangi kusur olup olmadığı ortaya konulacaktır.

    kendisi de herkes gibi fikrini beyan etmiştir linç etmenin lüzumu yok.
  • insanların bilgisi olmadığı konularda, tek tarafın yansıttığı kadarını dinleyerek, gaza gelerek ve cahilce yorum yaptığı şu platformda, mesleği ile ilgili bir konuda tarafsız olarak yorum yaptığı icin hırpalanan yazar.
  • doktor olmuş ama adam olamamış insan müsveddesi. işte bu ülkedeki sınav sistemiyle, sadece en çok doğru soru çözmeye odaklı gerzekler doktor olunca, olaylara at gözlüğü ile bakan kişilere emanet ediyorsunuz canınızı. bu potansiyel katilin, korudaki katillerden zerre farkı yok.