şükela:  tümü | bugün
  • kadıköy'de chp kimi aday gösterse oy vermeye mahkum halkın mecburen kendisine oy verdiği yoksa 3. dönem başkanlık yapacak ne bir hizmeti ne bir vizyonu bulunmayan başkan...

    imar hükümleri konusunda esnektir, sokağın hangi tarafının 8 kata hangi tarafının 15 kata izin alabileceğini önceden bilmek özel uzmanlık ister... yoldan çekme mesafesi falan zaten kafa karıştıran şeylerdir... normalde 50 metre yakınında hiç bir yeni yapılaşma olmaması gereken çevre yolundan stad otoparkına vip girişi yapabilmek her babayiğidin harcı değildir mesela...

    otopark yapmak için ağaçlar kesilir, şikayetler edilir, fotoğraflarla belgelenir, tınmaz..

    kafasına göre sokakları bir geliş bir gidiş olarak ayırır, eskiden caddeye paralel sokaktan dümdüz gidilebilirken, bu sayede labirentte peynir arayan fare gibi dolanırsınız...

    bir de fecii fenerbahçe sempatizanıdır.. normal şartlarda helal olsun elbet sakıncası yoktur, destekler takımını istediği gibi...

    ama bir belediye başkanı şampiyonluk kutlamalarının bağdat caddesi'nde gece saat 2'de başlamasına izin veremez.. buna hakkı olmamalıdır. çünkü bağdat caddesi taksim meydanı gibi tanımsız bir şehir meydanı değil, gayet de konut bölgesinin göbeğidir... insanlar gece 2'de uyumak isteyebilirler..

    hatta aynı belediye başkanı sever ya da sevmez ama sanat eseri olan ve kadıköy'ün simgesi kabul edilen boğa heykeline de takım forması giydiremez.. bu izni verme hakkını kendisinde bulamaz.. ya da bulmamalıdır... burası hürriyet anıtı gibi sembollere abuk subuk elbiseler giydiren abd değildir... böyle cıvık başkanlık olmaz...
  • kadıköy belediyesi adıyla saf rant uğruna yaptiği işleri saymakla bitmiyor lanet olsun.

    *yaklaşan seçim arifesi öncesinde kadıköyün her sokağini tek tek kazdın, sadece yolun sağ tarafına park yapilacak şekilde yollari sözde düzenlediler.. daha 1 buçuk ay önce düzenlemesi biten hasırcıbaşı caddesi şu anda yine tümsekler ve çukurlar içinde. bu sene 2 farklı kayak merkezine gittim, kartepe ve kartalkaya, buraların yollarına hergün yüzlerce otobüs çikiyor, her gün tuzlanıyor, her gün kar küreme araçlari üzerinde tepiniyor, her gün zincirli otomobiller jeepler üstünden geçiyor ve kartalkayada 2 , kartepede sadece 1 çukur gördük onun haricinde yollar mükemmel ötesiydi, türkiye'de böyle yollar da varmış dedik. eh be kadıköy belediyesi, eh be selami sen nasil bir yol yaptiriyorsun da 1 buçuk ayda çöküyor, daha üstünden tam anlamıyla 1 kış bile geçmeden?

    *milletin yıllardir park ettiği sokakları tekrar düzenleyip araçları nereye park edeceğiz sorusunu sordurttun ve salı pazarını kaldırıp oraya yaptırmayı düşündüğün otoparkı işaret ettin. yıllardır doymadın mı sömürdüğün paralarla? insanlar araçlarini alirken zaten devletin saçma sapan vergi politikalariyla tam 2 kat para ödüyorlar, dünyanin en pahali benzinin kullanip dünyanin en kötü yollarında araçlarına binlerce liralık hasarlar vererek kullanmak zorunda kalıyorlar, bir de senin cebin dolsun diye senin otoparkina mi park edecekler?

    *oğluna bağdat caddesinin göbeğinde barnies adında cafe açtin, bu da yetmiyormuş gibi caddebostan sahilde cafe nero açtın, e bu da yetmedi gidip bir de bağdat caddesinin tam merkezine, boyner'den dışarı çıkma dolgu bir alan yaratıp yeni bir cafe nero daha açtin oğluna. doymadın mı hala?

    *bir rivayete göre bu sokakları "yeniden düzenleme" adıyla sokaklara diktiğin o metal borular da oğlunun fabrikalarında üretiliyormuş, doğru mu?

    *bağdat caddesinde cuma günleri saat 15:00 ve 17:00 de altaş a.ş.'nin çöp kamyonlarıyla çöp toplamak hangi şehir planciliğinin mantiğidir? nasil bir mantıktır kardeşim bu? caddebostanda oturuyorum ve sizin şu inanılmaz şehir planlamaciliğiniza hergün şahit oluyorum malesef. cuma günleri zaten bağdat caddesi bir keşmekeş; sol şeride çöp kamyonlariniz geliyor, sağ şeritte polisin araç çekme derdine bağdat caddesi 1 şeritten akiyor. o saatte de okullar dağildiği için bu bir şeridin çoğunluğunu okul servisleri oluşturuyor. yapmayin etmeyin hiç mi akliniz çalişmiyor, altaş firmasi özel bir şirket değil midir? özel şirketlerde gerekirse 3-5 kuruş fazla para verip çöpleri gece 02:00'de de toplatabilirsiniz. neden 15:00 ve 17:00 gibi en işlek saatler, neden gece 23:00?

    *bağdat caddesinin tüm arka sokaklarındaki gidiş geliş yönlerini değiştirdiniz (özellikle şaşkınbakkal'ın üst tarafları), yıllardır herkesin gidiş geliş kullandığı yolları girilmez yaptiniz ne değişti? kimse uymuyor ki bu koyduğunuz tabelalara, tabela parasına yazık. ha tabi o tabelaları da rant sağlayacak şekilde bastırttığınız için problem yoktur muhtemelen.

    *göztepe istasyon caddesi her zaman trafiği olan bir yerdi ancak sabah 09:00-12:00 arası hiç takılmadan zaman kaybetmeden ilerlenebiliyordu, ta ki siz gelip oraya ekstra 2 trafik ışığı daha ekleyene kadar. artık hangi saatte olursa olsun orada trafik var. trafik rahatlatma amacıyla koyduğunuz trafik ışıklarının daha fazla trafiğe sebep olduğunu göremiyor musunuz?

    *chp'liyim diye gözüktün yillarca, peki madem o kadar chpliydin neden metrobüs açilişi olacaği gün her yere "dünya lideri başbakanimiz geliyor" (ne ara dünya lideri oldu,ben türkiyenin komedyen lideri diye biliyordum sadece) pankartları asılmasına izin verdin? neden bağdat caddesinin ortasında akp seçim bürosu açilmasina izin verdin?

    keşke bunları yüzüne karşı sorabilsem ve cevap alabilsem,ama sen kozyatağindaki köşkünden çıkıp halkın derdini dinlemezsin ki..
    özetle benden bu defa oy alamayacaksın selami. yeter artık kanımızı emdiğin, sdp'ye vereceğim oyumu. biliyorum boşa gidecek; ama umrunda olur mu? bunun sebebinin anlayabilirmisin? sana sol rakip olarak bir tek sdp var; akp'ye vermektense, sana vermektense sdp'ye vereceğim oyumu.

    28.04.2009 edit'i:
    şu an saat 23.39 ve az önce bağdat caddesinden geldim...saat tam 23.00 de bağdat caddesinde şaşkınbakkal mevkiinde sol şeritte çöp kamyonu ile bütün trafiği alt üst ettiğin için,yarın sana karşı olan tüm olumsuzlukları bir yana birakip sana oy verecekken,sırf bu sebep yüzünden sabah oy kullanmaya gitmeyeceğim selami.benim de sana selamim var !
  • başka partiden ya da bağımsız aday olmayarak chp kadıköy adayı aykurt nuhoğlu'nu destekleyerek ders vermiştir. helal olsun, kadıköy bir kez daha rekor oyla demokratların olacak..
  • bilmiyorum farkında mıdır ancak chp kadıköy'de kendisinin yerine odun aday gösterse emin olun odun seçilir.

    selami öztürk'ün bunca senedir o koltukta oturmasının sebebi kendisine tapmamız değil, tamamen ideolojiktir. kadıköy'ün refah düzeyinin ortalama bir ilçeden daha yüksek olduğu gerçeğini de atlamamak gerek.

    sanayi bölgesi değiliz, eminönü-sirkeci gibi bir karaborsa dünyamız da yok. doğal olarak istanbul'un aldığı göç kadıköy'ü nispeten az etkilemekte ve yerleşim buraya değil daha çok avrupa yakasındaki varoşlara yoğunlaşmakta.

    kadıköy'de doğdum, kadıköy'de büyüdüm... yurtdışı maceramdan sonra eşim ve çocuğumla gene burada yaşamaktayım. istanbul'un her bölgesi gibi kadıköy de, kalamış'ından feneryolu'na kadar özellikle son 10 senede artan varoş kültürün kurbanı. çocukluğumdaki fenerbahce ile bugün iğrenç işletmeleriyle zengin-kıro profiline hitap eden fenerbahçe arasında elbette fark var. bağdat caddesi dediğimiz ve bugün çoğunuzun popüler kültürle özdeşleştirip nefretinizi yoğunlaştırdığınız ya da "ortam" diye bakıp kendi tabirinizle akdığınız yer eskiden daha elit ve derli topluydu...

    her ne kadar bu değişimin sorumlusu olmasa da başka önemli sebeplerden ötürü artık selami öztürk'e oy verme fikri ve ihtimalinden utanıyorum.
    gittikçe kötüleşen fakat halen tercih edilen kadıköy'de değişmesi gereken en önemli şeylerden bir tanesi maalesef kendisidir.

    ayrıca unutmadık...
    (bkz: ankara pastanesi)
  • altıyol, bahariye caddesi, halitağa caddesi, yazıcıoğlu işhanı ve iskele çevresinin teksas'a dönmesine göz yummuştur.

    kadıköy son yıllarda kapkaççılardan yürünemez hale geldi. tüm kadıköy esnafı hergün kendi gözleriyle bu iğrençliğe tanık oluyor ama elden hiçbir şey gelmiyor. çünkü yakalanan kapkaççılar bir gün sonra serbest bırakılıyor. (babam dahil olmak üzere birçok akrabam yıllardan beri kadıköyde esnaf olduğu için bu kadar net konuşuyorum. artık hepsi tüm kapkaççıları tanıyor malesef!!!)bunlar bir çete ve bu insanların kim oldukları baştakiler tarafından biliniyor. kadıköy esnafı bu durumdan çok rahatsız ve kendi görevleri olmamasına rağmen bir dernek kurdular ve özel koruma tutmayı planlıyorlar.

    bunun asıl sorumlusu, eski istanbulun en iyi muhitlerinden biri olan; şimdi ise bar ve özel dersane cenneti! haline getirilen (bunu yapan da kendisidir) kadıköyümüzün biricik tepkisiz belediye başkanından başka biri değildir.

    neyse ki bağdat caddesi sakinleri var sayın selami öztürk. öbür seçimde de yüzünüz gülecek, merak etmeyiniz.
  • yerine kim aday belirlenecek, bilmiyorum. abuk-sabuk birisini aday gösterirlerse, onu ayrıca konuşuruz.

    ancak, marifetmiş gibi, "20 yıllık belediye başkanıyım, daha da kalmalıyım" diye ortaya çıkması, ancak türkiye gibi, gelişmemiş bir ülkede olurdu. ister başarılı ol, ister olma, ki çok tartışma konusudur, daha kaç sene orada oturacaksın kardeşim? kayd-ı hayat şartıyla mı geldin oraya? akp korkusundan aradan sıyrılıp duruyorsun; kadıköy ahalisi senelerce "selami'ye rağmen chp" dedi, sen de artık bokunu çıkarma.

    sonradan değişti ama, sen belediye başkanlığına başladığında, bu memlekette kadınlar 20, erkekler 25 senede emekli oluyorlardı. bir insanın toplam çalışma hayatı kadar oturdun orada. bir çekil kenara artık, tantana etme.
  • nereye elimi atsam ne arasam altından kadıköy belediyesi çıkıyor bu ara. kötü anlamda değil ama bu sefer iyi anlamda.. geçen evdeki çalışmayan tv, bilg vs elektronik atıkları ne yapacağımı araştırdım. doğma büyüme kadıköylüyüm. ama son birkaç yıldır, ailem hala orada olmasına rağmen ben avrupa yakasına taşındım. aradım taradım yahu bir belediye bulamadım gelip bunları alacak. hangi kurumu bulsam, nereyi açsam kadıköy belediyesine bağlı çalışıyor, o da olmadı zaten belediye kendi gelip alıyor. en son annemlere götürecektim aletleri alsınlar diye..

    neyse sonra geçen arkadaşım anlattı, bir sosyal medya ekipleri varmış. birkaç boğaziçili ve birkaç arkadaştan daha oluşan. bunlara yetki de verilmiş adamlar rahat. twitter'da orada burada gayet esprili, gayet geyik, öyle güzel yürütüyorlarmış ki işleri, çok imrendim. keşke bütün idari kısım bu kafaya erişebilse..

    örnek de buldum:
    https://twitter.com/…diye/status/374811719274876928
    devamı da burada:
    https://twitter.com/kadikoybelediye

    bugün de bu haber çıktı karşıma, aslı'yı unutmamışlar, bir de çok güzel bir heykelini yaptırmışlar.

    http://www.haberler.com/…alamis-parki-nda_954_o.jpg
    http://www.arcaajans.com/…keli-ile-olumsuzlesti.jpg

    bu yazdıklarımın partiyle chpyle vs alakası yok. sadece ben böyle güzel işleri görmek istiyorum, o kadar hasretiz ki devletten gelecek böyle insani duygulara gerçekten çok mutlu oluyorum bunları görünce..

    umarım gün gelir sadece kadıköy'de değil her ilçede görürüz bu örnekleri..
  • kümes değil ilçe yöneten belediye başkanıdır.

    ayrıca ''bir kadıköy var'' diyen dingillere gelsin.

    (bkz: silivri)
    (bkz: çatalca)
    (bkz: büyükçekmece)
    (bkz: bakırköy)
    (bkz: avcılar)
    (bkz: beşiktaş)
    (bkz: sarıyer)
    (bkz: kadıköy)
    (bkz: maltepe)
    (bkz: kartal)
    (bkz: adalar)
    (bkz: ataşehir)

    size

    (bkz: bağcılar)
    (bkz: ümraniye)
    (bkz: sultanbeyli)
    (bkz: esenler)

    mutluluklar.
  • her yerde atom karınca diye lanse edilen ama çok uzun bir süredir kadıköy'e hiçbir şey yapmadan sırf korkuların üstünden yapılan siyaset sonucunda koltuğunu ve büyük ihtimalle de gelir kaynaklarını koruyan belediye başkanıdır. en büyük icraatı görünür yerlerdeki kaldırım taşlarını 2 yıl arayla değiştirmek ve oraya buraya duygu sömürüsü için atam izindeyiz panoları yerleştirmektir. başkalarını dini kullanmakla atfedenlerin atatürk'ü bu kadar sömürmesi ve her seçim zamanı aman onlar gelmesin diye korku siyaseti yapmasına diyecek sözümüz yoktur.
  • kadiköyistanbul'un en güzel ilçesi olarak devralip sultanbeyli'ye benzetmek için elinden geleni ardina koymayan kisi. ivir zivir ne kadar konu varsa hepsi ile yakinen ilgilenen ama ilgilenmesi gereken hiçbir konuya el atmak bir yana kiyisindan kösesinden geçmeyen ama ne hakkin hikmeti ise laik demokratik ve bilimum çagdas degerleri yüreginin bizim bilmedigimiz bir kösesinde sakladigina inanildigi için adam yoklugu içinde habire seçilip duran kadiköy'ün kabusu.

    kadiköy devasa bir ilçe olmakla birlikte eskiden denizle bütünlesmis bir semtti ayni zamanda. çayirbasi'na indiginizde deniz havasi cigerlerinize dolardi ama kendileri hasanpasa'daki ruhsuz belediye binalarina tasindiklari için denizden bihaberdirler, ara ara dalyan tarafinda yürüyüse çikip saga sola el sallarlar, sempatik olurlar ama kadiköy'ün özellikle ilçe merkezi ve ahalisi tamamen izbe bir yerlesim alani haline dönmüstür yüksek gayretleri sonucunda.

    kadiköy'ü bu kadar sevmesem adam umrumda degil de iste sevince kiziyorsun belediye baskanina da.