şükela:  tümü | bugün
  • tolgay'ı ne hale getirdiğini nedense kimsenin görmek istemediği mobbingtir.

    şimdi gene tolgay'a sallıyorlar.

    adam şenol güneş'e babam gibidir diye iltifat ediyor bu yavuşak ben baban değilim diye çocuğu rezil ediyor. hanginiz kaldırır lan bunu?

    takım kötü oynuyor hop 35. dakikada çıkarıyor oyundan taraftarın önüne atıyor.

    birine kendini değersiz hissettirilseniz oradan gidince tabiki saçmalar. tolgay gibi. haklı demiyorum ama biri sana boktansın işe yaramazsın derken diğeri para verip transfer ediyorsa tabiki minnet duyarsın. sonuna kadar da haklıdır.

    bir değil iki değil.

    aynısını bu sezon oğuzhana yaptı.

    gomez kendi gitti tamam. ama yerine gelen aboubakar'ı kaç hafta kesti kaç hafta sonra götümüz tutuştu alalım diye ama neden gelsin lan yedek kalmak için? 2. şampiyonlukta aboubakar formda olmasaydı cenk'in yerine naaaaaaaaaaaah şampiyon olurduk.

    diğer sezon negredo geldi. alanya maçında takımı kurtardı. galatasaray'a mükemmel bir gol attı. katkısı gerçekten çok oldu. ama şenoldan kurtulamadı. sürekli yedek yedek yedek. bunun en üst noktasını söyleyeyim size. yarım sezon yedek bıraktı negredoyu. sonra bayern maçı geldi. devre arasında cenk gitmiş. normalde kimle başlarsın? yarım sezondur takımla antremana çıkmış oyuncuyla değil mi? şenol ne yaptı? alanyasporun forvetini daha ilk maçında bayern maçına çıkardı negredoyu yedek bıraktı. yetmedi ikinci maçta da aynısını yaptı. al sana mobbingin, siktir git demenin kralı. maaşından şenol'a ne lan? adam takımda iş al oynat. gene efendi adamdı. ama ilk fırsatta gitti şenol yavuşağının elinden.

    sonra lens olayı var. daha da komik. adam fenerde yaldır yaldır oynadı. fenerden ayrılıp beşiktaş'a gelme süresi 3-4 ay diyelim. 3-4 ayda ne kadar değişmiş olabilir bu adam? şenol ne yaptı? ilk yarının tamanında negredo ile birlikte yedek bıraktı. oyuna başladığı bütün maçlarda mutlaka ama mutlaka çıkardı. gerçekten kendinizi onun yerine koyun. nasıl hissederdiniz? üstelik ilk yarı kiralıkken devre arasında bonservisi alındı. yani beşiktaş'ın futbolcusu oldu. ama şenol yavuşaklığından vazgeçmedi. ve adamı kesti de kesti. gol attı çıkardı, asist yaptı çıkardı. resmen iyi oynamasın diye gözünü yırttı. neden? çünkü kendi istemedi!

    sonra medel kaç hafta yedek kaldı. fabri öyle.

    hele meşhur vida olayı var. vida devre arasında geldi. bir maç var sonra bayern maçı. şenol ne yaptı? haftasonu lig maçına pepe-medel çıktı ki defanstaki en önemli şey uyumdur, üç gün sonra bayern maçına pepe-vida çıktı. sonuç; vida kırmızı kart.

    oğuzhan'ı da sezonun başında 35. dakikada oyundan çıkarıp taraftarın önüne attı. oğuzhan artık yok. ihtiyacımız var. ama yok.

    atiba'da aynı. son ana kadar imza olur mu olmaz mı derken imza atıldı. uefa kadrosuna almadı. maçlarda kullanmadı. zaten yaşı ilerlemiş. daha geç performans tutacakken artık iyice dengesi bozuldu çünkü oynamıyor. onun yerine deli dana medel sağa sola koşuyor ve pas atmaya çalışıyor. çok komik.

    bakın oğuzhan ve atiba bizi iki sene şampiyon yapmış iki oyuncu. daha önemlisi bizim takımımızın kaptanlarıydı. beşiktaşın kaptanlarına yapılan muameleye bakın.

    o yüzden bu adamı 2 yıldır savunan kim varsa beşiktaş'a zarar vermiştir. adam art niyetlidir. amacı başında olduğu takımın iyi yerlere gelmesi değil istediği yapılmazsa takımı sabote etmektir. transfer yapılacak deniyor bu şahıs gerek yok ya. diyor. böyle bir şey olabilir mi amk olabilir mi? geçen sezon devre arasında galatasaray kimseyi almadı, alamadı. biz bir sürü takviye yaptık. dedim tamam rahat şampiyon oluruz. ama yok. şenol sayesinde kafasını aldık.

    oyuncuların kendini beşiktaş'a ait hissetmemesi için ne gerekiyorsa yaptı. ve başarılı da oldu.

    artık iyice dipteyiz. çünkü artık ortada bir takım yok. bu adamı siktir etmek yerine ısrarla güven açıklayan fikret ormanda bu suçta pay sahibidir. ama asıl işi takımını motive etmek olan bu şahsın bizi satması uzun süre unutulmayacaktır. adam milli takıma gidebilmek için kovulmaya çalışıyor. ama biz onu kovmak yerine takımı aşağı çekiyoruz. verin parasını siktirsin gitsin. yeter bizi aşağı çektiği. geçen sezon bayerne kafa tutan takım antalyaspordan kendi sahasında nasıl 3 yer kasımpaşadan deplasmanda nasıl 4 gol yer lan? bunu neyle açıklarsınız?

    zaten medya ve hakemlerle yeterince uğraşıyorduk ama bir de içeriden darbe almak? yoo dostum kimse beşiktaş'tan büyük değildir. hiç kimse.

    beşiktaş tarihinde hiç bir zaman bu kadar aciz duruma düşmemiştir. hiç bir zaman...
  • basiretsiz ve parasız yönetim sayesinde beşiktaş’ta istediği gibi at koşturabilmektedir...

    yönetim tazminatını veremediğinden ve seçim öncesi takımda oluşacak kaostan tırstığından şenol güneş’e istediği kadar imtiyaz tanımaktadır. bunu bilen şenol güneş takım içinde tek otorite olmuştur ve asıp kesmektedir.

    mayıs ayında önce yönetim daha sonra hoca değişmezse beşiktaş’ın sonu çok kötü olacaktır.
  • bursaspor´da ayni sistemi sebastian frey´e de uygalamistir.

    https://www.ntvspor.net/…i-579ddf7cc873cc40a466152d
  • buraya her yabancı futbolcu için yaptıklarını yazsam ekşisözlük karakter sınırına takılırım o yüzden iki favorimi yazıyım. marc janko ve aras özbiliz.

    marc janko : “trabzonspor beni kesinlikle istiyordu. herhangi bir pazarlık payı bile bırakmadan ne istiyorsam kabul ettiler. sonra türkiye’ye özel jetle gittim. teknik direktör şenol güneş’le ilk konuşmam ise şaka gibiydi. bana, “sen kimsin?” dedi. sonra da “hangi pozisyonda oynuyorsun?” diye sordu. şaka yapıyor sandım. fakat ciddiymiş. başkanının 3 milyon euro ödediği bir adam hakkında teknik direktörün herhangi bir fikri yoktu. zaten bu ilk yaşananlar sonraki iki yılda yaşayacaklarımın göstergesi gibiydi” haber

    aras özbiliz : adam ermeni diye bırak forma şansı bulmayı takımla antrenmana bile çıkmadı. 3 yıl boyunca başka takımlara kiralanıp duruyor.
  • hani mahallenin arıza dedesi olur ya. kafam şişiyor diyip mahallede çocuklara top oynatmaz. evinin önüne yabancı araç çekseler cama çıkar laf söyler. kiracısı kirayı 3 gün geç ödese zile basar nerde kiram der. kimse bulaşmak istemez bu dedelere. çocuklar inadına erik ağacına dalar bu morukların. işte aynı bu dededir şenol güneş. ama hocalığına laf etmek bize düşmez. türkiye'nin en iyi ikinci hocasıdır
  • başlatma tolgay’ına . ergen misiniz lan ? bir insanın kişilik seviyesini çözebilmek konusunda bu kadar mı yeteneksizsiniz ?

    tolgay’ın gidişi şenol güneş’i bağlayabilir. gittikten sonra beşiktaş’a tolgay tarafından yapılan hakaretler tolgay’ın kendisini bağlar. aziz yıldırım mobbingi yüzünden beşiktaş’a gelen gökhan gönül’ün beşiktaştaki ilk röportajını izle, belki kafan basar.
  • olmayan mobbingtir
    tolgay, ozzy biraderi ile birlikte bok gibi oynamaktadır bu yıl
    frey, bursasporda berbat oynamıştır. bir de utanmadan şebol kendisini yabancı olduğu için oynatmadığını söylemiştir. müzmin yedek fabri tolgadan daha iyi oynadığı için yerli-yabancı dememiş oynatmıştır oysaki.
    atiba ise lyon maçında ruhunu teslim etmiş sonradan fiziksel olarak bir türlü toparlanamamıştır. (ama bastonla da çıksa tolgay-ozzy işe yaramazlarından iyidir tabi)

    sözün özü şenolu eleştireceksenz (ki eleştirilecek çok hatası var) götünüzden element uydurmadan eleştirin
  • hayâl ürünü olan mobbing’dir.

    tepedeki entryle uzun uzadıya cevap veririm, üşenmem de kafası böyle çalışan insanın anlamaması beni üzeceği için kendimi yormak istemem.

    sadece, gomez, medel, aboubakar, tolgay’ın 35. dakikalarda çıkması gibi konulardaki safsatalara inanmayın yeter.

    hepsinin mantıklı sebepleri vardı.

    tolgay ise hocanın kendisine forma verdiği dönemde kötü oynadığında süre alamayınca hocayı takımdan ayrılmakla tehdit etmiş, hoca da siktir git diyince sen benim babamsın demiştir. ne babası yarrak? maaşlı işçisin. işini yapacaksın.
  • sırf inadı uğruna herkesi her an takımdan kesebilecek adam. ulan ben bir beşiktaşlı olarak 99-00 sezonundaki galatasarayın ilk 11ini bile kafadan sayarım ama bizim takımı 4 yıldır sayamıyorum. kim nerede oynuyor belli değil.
  • negredo, oğuzhan, tolgay, atiba ve lens konusunda %100 hak verdiğim konudur.

    negredo bizim takımda aklıyla top oynayan* iki futbolcudan birisiydi. fizik gücünün eksik olduğu 90 dk'yi tamamlayamadığı yazıldı, o kısmını bilemem. ama acaba bu futbolcudan ne kadar verim alabilirim demek yerine aylarca yedekte bekletti. negredo efendi gibi yedekte bekledi, efendi gibi görev verilince oynadı ve efendi gibi takımdan ayrıldı. ayrıldığı gün gerçekten üzülmüştüm. yazık oldu.

    oğuzhan'dan amc çıkmayacağı o kadar belli olmasına rağmen kendisini ileride tek başına oynattı. oğuzhan'daki form düşüklüğü de üstüne binince oğuzhan taraftarın önüne atılmış oldu.

    tolgay kendisine "ben sizi babam gibi görüyorum" demiş. ister bu laf hoşuna gitsin, ister gitmesin bu lafla kameralar önünde dalga geçemezsin. o konuşmayı dinlerken şenol hoca adına utandım. tolgay'ın şu anda yaptığı "türkiye'nin en büyük kulübüne geldim" falan lafları elbette profesyonel değil ama adamı da suçlayamıyorum. defansif zaaflarını kapatırsa çok iyi bir futbolcu olur. ben başarılı olmasını isterim.

    atiba'nın oynadığı her maç bariz daha iyi oynuyoruz. hiç aması lakini yok bu işin. bu adam uefa'da oynasaydı elenmezdik de... gel de anlat bunu hocaya...

    lens bekleneni veremedi belki bir türlü ama çok iyi oynadığı sezonun ilk maçı olan akhisar maçından hemen sonra yedeğe alındı, on kişi kalıp haksız yere aleyhimize penaltı çalınan konya maçında beraberliği kendi başına kurtardı, sarpsbourg deplasmanında şapkadan tavşan çıkarır gibi galibiyeti getirdi ama bir türlü 36 yaşındaki quaresma'dan formayı alamadı.

    kendisi "ben isim söylemem mevki söylerim" diyen ama geleni de beğenmeyen bir hoca. ya isim söylesin, başkasıyla çalışmam desin ya da o mevkiye kim geliyorsa faydalanmaya baksın.