şükela:  tümü | bugün soru sor
  • 2018 yılı itibariyle modern dünya türkiye'de evliliği bitirmiştir. dünyada biteli çok oldu. ama biz de gelişeceğiz biraz daha.
    neden mi?

    1. kadınlar artık çalışıyor kendilerine bakabiliyor bir erkeğe muhtaç değil. şahsen kendimi paramı kazanmadan değil evlenmek sevgili bile istemiyorum.

    2. evlilik sözleşmeleri arttı. insanlar artık çatır çatır evlilik sözleşmesi yapıyor. kimse birbirine bir şey kaptırmak istemiyor.

    3. kadınların çalışması ile gelen özgürlük ile birlikte boşanmalar arttı tahammül sınırı düştü çünkü param var kimseyi çekmek zorunda değilim düşüncesi hakim.

    4. çocuk evli ol ya da olma babanın nüfusuna kaydedilebiliyor artık piçlik sadece bize kötülük yapan erkekler için geçerli bir sıfat.

    5. kadınların çalışması ile birlikte nafaka artık dünyanın en saçma şeyi haline gelmeye başladı. çocuğun masrafları için para vermek zaten ailenin boynunun borcu ama nafaka ve kaldırılması çok tartışılan bir konu.

    peki biz niye birlikte yaşamayı normalleştiremedik hala? yani kadınlar çalışıyor, kadınlar para kazanıyor, kadınlar çatır çatır boşanıyor, insanlar evlilik sözleşmeleri imzalıyor, çocuğun masraflarını karşılamak zaten eşek olmayan herkesin gocunmayacağı bir şey eeee niye hala imza da imza diye tutturuyoruz? niye toplumumuz birlikte yaşamayı normal görme aşamasına gelemedi? örneklemi bilmiyorum ama ülkede neden hala %90 birlikte yaşamaya hayır diyor? yani zaten kolayca koca boşayabiliyor kadınlar. birlikte yaşamak ne gibi bir ahlaksızlık olabilir? evlenmeden çocuk yapmak nasıl ahlaksızlık olabilir? marx'ın aileler kadınların cinsel hayatını kontrol altına almak için çıkarılmıştır düşüncesi gerçekten doğru dedirtmeye başlıyor. çünkü 2018 itibariyle artık kimse kimseye muhtaç değil kimse kimseye tahammül etmiyor kimse kimseyle uğraşmak zorunda değil ama biz hala evlenmeden birlikte yaşayan insanlara ahlaksız gözüyle bakıyoruz. ulan şunu ülkeye yerleştirelim artık ya nolur yerleştirelim.
  • dünyadaki ve daha da önemlisi kendi yaşadığı ülkedeki herkesi kendisi gibi zanneden, koskoca evlilik kurumunun da sadece ve sadece “para kazanma” etkeni üzerinden döndüğünü zanneden yazar sıçmığı.

    evliliği sözlükte yazmaya kaç kere yeltendim, hatta bazen yarısına kadar geldim ama sonra vazgeçtim. yazsam en az 4-5 a4 sayfasını doldurur, üstelik ne sosyolog ne de psikologum ama internet kullanabilen yetişkin insanlara bu kadar da basit bilgileri söylemek artık bana kalmış olmasın deyip vazgeçiyorum her seferinde. allah’ın aşkı için profesör gibi yorum yapıp hüküm koymadan önce biraz oturup düşünün, okuyun araştırın olaylar neden böyle, toplumun böyle olmasının geçmişi geleceği nedir, sebebi sonucunda neler var bi bakın amk