şükela:  tümü | bugün
  • yıllar önce mersin'de balıkçı yaşar'da kız arkadaşımla rakı içiyorduk. ikinci katın balkonunda oturuyorduk. garson geldi masaya. o sırada bir rüzgar esti ve masadaki adisyon balkondan aşağıya doğru uçmaya başladı. kız arkadaşım bir telaşla adisyonu yakalamaya çalışırken garson gayet doğal biçimde şunu söyledi:
    ''siktir et abla bırak gitsin.''
  • bu balik restaurantlarindaki garsonlarin raconu mudur dedigim laftir. geçen sene de bizim başımiza benzeri gelmişti hatirladim okuyunca ilk entariyi gülerek.
    rumeli kavaginda bir balikcidayiz ismini vermiyim reklam olmasin, ama yerini veriyim ki oranin garsonlari bile bunu diyebiliyor bilin. bir haftasonu cumartesi aksami gittik oraya ailecek coluk cocuk cümbür cemaat. baliklarimizi yedik, içtik cayimizi kahvemizi. derken hesabı istedik falan. geldi kredi kartıyla ödedik. sonra da soylemesi ayip eldeki bozuk paralari ki bi hayli var bahşiş diye verdik. garson bey geldi ama adam en az bi elli yasinda da var hani. tam alacak deri hesap şeyini adını bilmiyorum işte kaldirdi beklemiyor tabi o kadar bozuk para belki de kagit bekliyor her zamanki gibi. kaldırdığı an paralar masaya, ordan yere yuvarlanmasin mi bi de ayaklarımiza. paraları toplayip verelim dedik abiye ayaklarimizdakini falan masadakileri o toplarken. derken yerde bir tanesine yetisemedik ugrasiyoruz. adam ne dese beğenirsiniz peki aynı başlık gibi:
    "siktir et abla bırak kalsin"

    tabi biz kizkardesimle bi bakakaldik soyle bir birbirimize annem anlamadi neyse ki. ne diyecegimizi sasirdik. bizden büyük bir adamin abla demesine mi kizsak, küfür ettiğine mi ulu orta hem de cocuklarin yaninda diye düşünürken adam hatasini anladi tabi geç de olsa ve kusura bakmayin bosverin demek istedim dedi. biz de başka bir şey diyemedik kalktık hemen. sonra arabada ulan o kadar bahşiş verdik bi de üstüne küfür hakaret isittik iyi mi diye güldük.