şükela:  tümü | bugün
  • the knife'ın mart ortalarında çıkacak olan ikinci albümünün ve bu albümden çıkan ilk singleının da ismi..
  • the knife'ın 2006'nın mart ayında çıkacak olan dördüncü albümü. ilk kliplerinide albüme ismini veren bu şarkıya çekmişler. klibin yönetmenide deep cuts albümündeki heartbeats şarkısının videosunu çeken andreas nilsson.

    playlistide şöyle:

    01 silent shout
    02 neverland
    03 the captain
    04 we share our mother's health
    05 na na na
    06 marble house
    07 like a pen
    08 from off to on
    09 forest families
    10 one hit
    11 still light

    albüme soulseekten ulaşmak mümkün.
  • albümüyle aynı ismi taşıyan the knife parçası.
    güftesi bu olabilir.*

    i never knew this could happen to me
    i know now fragility
    i know there's people who i haven't told
    i know of people who are getting old

    wish i could speak in just one sweep
    what you are and what you mean to me
    instead i mumble randomly
    you stand by and enlighten me

    in a dream i lost my teeth again
    calling me woman and half man
    yes in a dream all my teeth fell out
    a cracked smile and a silent shout
    a cracked smile and a silent shout

    if i explain it once thoroughly
    he'll have you later 'cause it's never free
    you were at the gigantic spree
    i caught a glimpse now it haunts me
    i caught a glimpse now it haunts me
  • kimine göre korkunç, kimine göre enfes, kimine göre de "bu ne böle be" bir klibi var bu parçanın.
  • cok acaip ve etkileyici bir album. harmoniler hep tanidik bir nostaljiye isaret eder gibi. cogu sarkinin da urkutucu, siradisi videolari bulunmakta.
  • klibinde charles burns ün black hole undan esinlenilmiş. bi de klip biraz chris cunningham ın işlerini anımsattı bana
  • synth-pop, electro falan örneklerini çok da bilmediğim, ufak ufak tanımaya, sevmeye çalıştığım türler. böyle işte ne yapılmış edilmiş, bu işin iyisi nedir diye bakınırken rastladığım bi albüm oldu the knife'ın silent shout'u. henüz çok yeni tabii, oturması falan lazım ama kulağımı biraz eğitebildiysem muazzam bi albüm bu.

    bi kere albüm tamamı itibariyle enfes bi bütünlük barındırıyor. yani birbirinden kopuk şarkılarla bezeli, sırtını barındırdığı iki üç hit parçaya yaslayan sikko pop albümlerinin fazlasıyla ötesinde bi iş. minimalist, karanlık atmosferi, distorted vokalleri, ilginç melodileri falan derken dahil olduğu janrların dışında dinlediğiniz şeyin başarılı bir albüm olduğunu hissettiriyor. benim için bilhassa o bütünlük mevzuu çok önemli, albümün içine girebilmemi, yarattığı dünyaya kendimi bırakabilmemi sağlıyor. belli açılardan da ilgimi canlı tutabilen ambient bi albüm gibi. ilk dinlemede biraz soğuk ve yabancı gelse de aslında fazlasıyla catchy melodi de barındırıyor.

    ulver'in perdition city'sini hatırlatıyor bana biraz da silent shout. o albüme benzer ambient, noir hadiseler içerdiği için muhtemelen; ama bu albüm daha kolay hazmedilebilir bi iş. kendisiyle muhabbetimiz uzun vakitler sürecek gibi.

    ~ perdition city ile arasında kurduğum benzerlik biraz uçuk olmuş ya dsfsd :\
  • the knife'ın simdiye kadarki en iyi albümü. ve harika ilk parçasının ismi.
    (bkz: marble house)
    (bkz: we share our mother's health)
  • elektronik muzik tarihinin en buyuk basarilarindan. 2004'un neseli, steel drum'li, dans edilebilir deep cuts'indan iki yil sonra gelen bu albume benzer bir sey daha once ya da daha sonra pek yapilmadi. silent shout dunyanin sonu geldiginde verilecek son partide calinmak icin yapilmis bir album.

    album ile ayni adi tasiyan silent shout'un arpej melodileri, the captain'i tasiyan kickler, we share our mother's health'te olof dreijer'in karanlik vokalleri, like a pen'in klavye-vokal harmonileri. gercekten inanilmaz.
  • albümün en güzel parçası.