şükela:  tümü | bugün
  • malum başlık karakter sınırına takılınca ben de temel noktaları yüklemsiz başlık haline getirdim. tam hali şöyle olacaktı: siz ilk insanların olduğu yıla geri gönderilseniz tarihi ne ölçüde değiştirebilirsiniz?
    bu soruyu hep tarihin çeşitli dönemlerine (ilkel zaman, ortaçağ, osmanlı, 1900’ler vb.) geri gönderilsem neyi değiştirebilirim, o dönemin insanlarına geldiğim yüzyıldan ne taşıyabilirim/kazandırabilirim/öğretebilirim/üretebilirim/icat edebilirim diye düşünür dururum.
    mesela şimdi ilkel zamandayız. ne yapabiliriz? ateşi üretebiliriz, tarımı başlatabiliriz, hayvancılığı geliştirebiliriz, tekerleği icat edebiliriz, savaş aletlerini biraz geliştirebiliriz. ee başka tarihi ne kadar daha hızlandırabiliriz? bu eğitimle, bilgilerle,deneyimle ilk insanlığı kaç yüzyıl ileri atlatabiliriz? hadi bakalım yeteneklerinizi, becerilerinizi konuşturun suserler...
  • çarpık din anlayışlarını önleyebilmek için bişeyler yapardım. tekerleği zaten bulurlar.
  • ilk çağa gidilse sebep olunacak değişim gibi daha fazla anlam ifade eden ve formata daha uygun halde ifade edilebilecek olan hede.

    soru güzel de siktin formatı eyledin viran be kardeşim...
  • yeni yazar olduğum için acele edip başlık açmıyorum sen de bu tavsiyeye uy istersen.
    edit: bir yazar arkadaş sormuş bu nasıl çaylaklık 300 küsur entry girmişsin diye anca yazar yaptılar napalım.d
  • (bkz: ben çok uzay zaman faydalı) olarak cevaplamak istediğim soru.

    ayrıca bunun filmi yapıldı. arog arif
  • (bkz: harf alayım)
  • daha doğru dürüst meramını anlatacak cümleyi kuramayan birisinin kalkıp da ilkel zamanlara gidip tarihi değiştirme düşüncesi oldukça komik. sen şimdiden kendini düzeltmezsen bin sene sonra herkes şöyle konuşurdu: "biz şu ekşi tarih değişim siz ilk uzay insan medeniyet 2018 lanetli ben çaylak..."

    ayrıca konu hakkında açılmış bir başlık zaten var.
    (bkz: şu anki bilgilerinizle geçmişte yaşasaydınız)
    (bkz: aramaya inanmak)

    başlığın doğru olduğunu varsayarsak,
    mesela ben ilk zamanlara, diyelim ki m.ö 2000'lere yollandım. gittim mezopotamya'ya sümerler, asurlar, babiller falan artık hangisine denk geldiysem. kullanacağım bilgi, o dönemin teknik bilgisine entegre olmalı ki onları hızlandırsın. entegre olmadan, kabul görmeden, anlaşılmadan nasıl olacak o iş? elimde 2 cep telefonu olsa ne değişir ki? kaldı ki iletişim sadece cep telefonunun kendisiyle olmuyor. iletişim ağları, baz istasyonları, uydular, bilgisayar sistemleri, şifreleme, kodlama, çözümleme teknikleri, uzman personel, yeterli ekipman, sürekli bakım onarım faaliyetleri vs gerekiyor. e bunların hepsini transfer ettiğimizi düşünelim, ne anlamı kaldı ki? hepsini taşıyacaksak zaten şu an buradayız ve bu sistemler şu an kullanılıyor, taşımaya ne gerek var ki? bu dünyaya ait bir şeyi çekip binlerce sene öncesine taşımak, bağlamından koparıldığı için anlamsız olacaktır. yani cep telefonu o dönemde işe yaramaz. belki korkarlar bile.
    ateş için çakmak aldın diyelim. iyi de çakmak dediğin gazı bitince neye yarar ki? diyeceksin ki bi kere çaksa bile yeter, ateş bulunmuş olur. iyi de ateşin bulunması, bir arayış, bir ihtiyacın neticesidir. yani insanlık için yemeklerin pişirilmesi için, ilk kap kacak ya da metallerin eritilerek şekillendirilmesi aşaması henüz gelmediyse ateş bir işe yaramaz ki. dolaysıyla şu sonucu çıkarabiliriz: bundan 1000 sene sonraki teknolojiyi günümüze getirsek, şu anki algımız, ihtiyaçlarımız, teknolojimiz buna uygun ve yeterli olmayacağı için ya da ne işe yarayacağı anlaşılamayacağı için çöp olacaktır. bi kere alt yapısı yoksa neye yarayacak? yığılarak ve birbirini tamamlayarak toplumsal ihtiyaçların sonucu ortaya çıkan teknolojinin gelişimi, tarihi süreçte hiçbir zaman şüpheli şekilde olmamıştır. teknik gelişmeler, mucizelere rağmen inkıtaa uğramadan günümüze değin üstüne ekleyerek yığılagelmiştir.

    ayrıca bir de paradoks ortaya çıkardı sanırım. olaya teknolojinin taşınması değil de toplumsal olayların değiştirilmesi noktasından bakarsak, tarihte meydana gelebilecek bir değişiklik, kişiyi şu an tasarladığı bir şeyi tasarlayamayacak bir toplumsal eşiğe sürüklemesi de mümkün olabilirdi. yani senin şu an burada, bu toplumda, bu düşünce boyutunda olamaman anlamına gelirdi. sen burada değilsen zamanda yolculuk yaparak tarihi değiştirmek fikrine nasıl kapılabilirsin ki? kapılamazsan, aklına bu fikir düşmezse bunu düşünemezsin. öylece kalırsın.

    bağlantılı olarak:
    mesela, birisine ateş ettiniz ve öldü.
    1- bir kısım mezhepler ateş edildiği için öldü der
    2- bir kısmı ateş edilmeseydi de zaten ölecekti, çünkü ecel vakti gelmişti, ateş etmek sadece bir sebep der
    3- bir kısmıysa ateş edilmeseydi ölüp ölmeyeceğini bilemezdik der.

    aslında konu direkt olarak kaderle alakalı yahu. şimdi anladım. şimdilik bırakıyorum yazmayı arkadaşlar.