şükela:  tümü | bugün
  • diziyi tekrar izleyince fark ettiğim durum.

    tekrar izleyince haliyle olaylara daha geniş perspektifen bakıyor insan. ilk seyredişteki heyecan, sevinç, öfke patlamaları yerini sağ duyuya bırakıyor. haliyle biraz daha gözlemci konumunda seyrediyorsunuz.

    şimdi gelelim skyler'ın neden orospu olmadığına. bildiğiniz gibi walter son evrede bir kanser hastası. bütün ailesi onun için kenetlenmiş ve ne yapabiliriz derdinde.

    kendisi ise öldükten sonra ailesi heder olmasın diye metanfetamin üretmeye başlıyor. bunu sen biliyorsun, ben biliyorum, jesse pinkman biliyor. skyler ise uğruna gözyaşı döktüğü adamın (mülayim, iyi kalpli, saf, temiz, dürüst, ailesine bakabilmek için zengin piçlerinin arabası yıkamak zorunda olan adamın) göz göre göre yalanlarına maruz kalıyor. fatih portakal deyimiyle walter sürekli olarak skyler'ın aklıyla alay ediyor. skyler da -ne yapsın çocuklarını mı kessin?- gidip walter'ı aldatarak kendince intikam alıyor. ayrıca uyuşturucu satmak orospu olmaktan daha mı az kötü? bence kıyaslanamaz bile. 'tek sebep aldatması değil ki kocasına hiç destek olmuyor.' diyeceksiniz. en yakınınız olan insanın dolaylı olarak insanları öldürdüğünü düşünün destek olur musunuz? diziyi eğer daha sağ duyulu izlerseniz bana hak vereceksiniz.