şükela:  tümü | bugün
  • son zamanlarda istanbul suriçi, eminönü, taksim vs. yerlerde çoluk çocuk dilenen dilenciler. türkiye' de kazara yaşadığımızın göstergesi olan insanlardır bu dilenciler. sonra deniyor ki niye terör bitmiyor. bitmez tabi. adamlar istanbul' un göbeğinde elini kolunu sallaya sallaya dilenip kadınları kızları taciz edebiliyor. aynı zamanda devletten haftalık 50 lira alıp kaçak olarak orada burada çalışabiliyorlar. bu adamlar bunu yapabiliyorsa terörist ne yapmaz ki?
  • "peki, medya mültecilere dönük bu nefret dolu kalıpları durup dururken mi üretiyor? böyle düşünmek için türkiye'nin göçmen düşmanları ve medya olarak ikiye ayrıldığını düşünmek gerekir. oysa dolmuş parası vermediği, berberde bedava traş olduğu, hatta ihtiyaç duyduğu ilacı bedava almaya çalıştığı için bile suriyelilerden tiksintiyle bahsedildiğine hem gündelik yaşamda hem çeşitli sosyal medya ortamlarında hem de basında şahit olduk. adına sol diyen basın organları bile bu linçe katıldı, hatta bazen en önünde yer aldı. ırkçı ve faşist partilerin göçmenleri hedef göstermek için kullandığı dilin birebir aynısı suriyeli mültecileri hedef göstermek için kullanıldı."

    http://www.marksist.org/…55-multeciler-hos-geldiniz
  • kötü devlet politikalarının sonucudur. kendi açlarını besleyemeyen ülkeye fazlalıktır bunlar.
  • sayelerinde, "suriyeli numarası yapabilecek 32648516 dilenci bulabilirim" adında bir sayfa kurabiliriz.
  • dün apartmana kadar girip dairenin kapısını çalan kitle.
    pazar saat 10 civarı, zil dış kapıdan değil iç kapıdan çalıyor. herhalde komşu deyip açtım, 6-7 yaşlarındaki çocuk lap diye bi a4 tutuşturdu elime. "suriye, muhtaç vb" temalı metni okurken çocuk konuşmaya başladı, baktım arapça/kürtçe konuşuyor, kapıyı suratına çarptığımı hatırlıyorum.
    ulan ne ara semtin içine kadar girip, apartman kapısından dalma cesareti buldunuz aq. tamam, muhtaçlara, savaş mağduru çocuklara yardımdan yanayım ama bu na amk. ınsanlıktan çıkaracaklar yaw
  • gerçekten de son dönemde o kadar çok türediler ki özellikle eminönü, fatih bölgesi bu dilencilerin merkezi haline gelmiş...bütün alt ve üst geçitleri tutmuşlar, maaile dileniyorlar...bi de her biri birer tane kağıda "suriyeliyiz, zor durumdayız, allah rızası için yardım edin" gibi şeyler yazdırıp kağıtları pvc kapatmışlar, o yazıyı göstere göstere dilenmeye çalışıyorlar...geçen gün benim dikkatimi en çok çeken karı, koca ve küçük çocuklardan oluşan bu ailelerin hepsinin sirkeci tarafta bir kenara oturmuş bölüşerek ekmek yemeye çalışmaları oldu...bu şekilde beş altı aile vardı aynı sokak üstünde...organize bir şeylerin döndüğünü düşündüm doğal olarak...ama onların o perişan halleri, çocukların durumları içimi çok acıttı ne yalan söyleyeyim...evet bu iş böyle devam etmemeli, bu şekilde bir çözüme ulaşılmaz ama yine de ne bileyim duygu sömürüyse şayet yaptıkları şey, benimkini fazlasıyla sömürdüler...elbette ben de rahatsız oluyorum bu durumdan, bu şekilde görmek istemiyorum hiç birisini ama birileri hala kendilerine göz yumuyorken, hala birileri için rant kapısıyken buradaki varlıkları bir şeyin değişeceği yok buna eminim...

    arap turistlere laf ediyorduk ama dilencisi daha betermiş...(bkz: beterin beteri var)
  • yenibosna metrobüs üst geçidini mesken edinmiş dilenci tipi. ortak yönleri hepsinde "suriyeliyim, allah rızası için yardım edin" yazılı bir kağıt bulunmaktadır. bazıları abartmış, sadece "suriyeliyim" yazan kağıdı yere koyup uyumaktadır.
  • bu aralar istanbul'da nereye gitseniz görebileceğiniz insanlar. önlerinde bi' karton parçası, üzerinde "suriyeliyiz açız yardım edin" gibi yazılar, kimisi sadece pasaport koymuş... aklım almıyor, insan neden savaştan kaçıp da metropole, türkiye'nin en pahalı şehrine sığınır. 2 çocuk, anneleri ve babaları ailecek oturmuş dileniyorlar, tam bir duygu sömürüsü. hükümetin suriye hakkındaki politikaları yanlış olsa da bu ülkenin insanları (hükümet değil çünkü ne yapıldıysa halkın vergileriyle veya kızılay'ın yardımlarıyla yapılıyor neticede) sınırdaki çadırkentlerle yapması gerekeni yaptı. zaten kendi daha zor geçinen bu halktan dahasını beklemek niye?
  • ülkemizde yoksulluk yokmuş gibi, savaştan kaçan, kamplara toplanan insanlara bakabileceklerini iddia eden hükümetin eseri.

    başbakan erdoğan al jazeera’ya,

    ''biz yola çıkarken bir şey söyledik. 3 y ile bizim mücadelemiz olacak. bunun bir tanesi yolsuzluktur, bir tanesi yasaklardır, bir tanesi de yoksulluktur.'' demiş.

    3yediğimi yap, yaptığımı yapma.