şükela:  tümü | bugün
  • vahim bir tablodur. işe girmeyi geç, artık vasat bir şirkette staj ayarlamak için bile şirkette tanıdığın biri olması gerekiyor. itü'lü odtü'lü kişilerin staj bulamadıklarına bile rastladım. şirketin çaycısı bile içerden birinin akrabası.

    bir belediyenin kursuna yazılmak istedim. ilk günden dolduğuna tanık oldum. meğer çalışanlar eşini dostunu aldırmış, öyle dedi girenler. esnafa bile bir yer sorunca gerek bile olmasa sana şu şu adrese git beni xxx yolladı de demeleri torpile olan alışkanlığın sonucudur. resmen torpilsiz iş yapılamıyor.

    üniversite'nin bir mühendislik fakültesinde, mükemmel donanıma sahip bir insanı almayıp gerekçe olarak canayakın değil bahanesiyle vasat birini işe aldıklarına şahit oldum.

    özel şirketlerde torpille çalkalanıyor. kendini geliştirmek önemini yitirdi. zaten şirketlerimiz öyle ütopik ölçüde iş yapmıyor herhangi bir orta insanda yeterli. maksat torpil olsun.

    bu kulaklar belediyeyi arayıp iş bulduran, küçücük ilçelere onlarca itfaiye elemanı aldıran belediyeler duydu, gördü.

    üniversite'de part time çalışmak için gezmediğim ülke çapında olan giyim mağazası kalmadı. hatta müdürün yanına bile gittim istekli olduğumu, her işi yapabileceğimi söyledim. dil döktüm. adamın dediği laf şu, elimizde binlerce birikmiş cv var. bir koliye sığar ama biz çalışanları yakın dostlardan, çalışanların tanıdıklarından alıyoruz oldu. resmen bunu bıyık altından gülerek söyledi herif iyi günler dedim çıktım.

    bir kaç yer hariç her yer torpilden geçilmiyor.

    edit: torpille referans farklı kavramlar. referans sistemini büyük önemli argeli şirketler uygular. maksat ne idüğü belirsiz, başka şirket ajanı mı değil mi emin olmak için ilk olarak o şirketteki kademeli, aklı başında insanların referanslarını dikkate alırlar. mülakata tabi tutarlar. yalnız bir fark vardır. eğer referanslı kişi bekleneni veremezse fatura referansı verene kesilir.bu yüzden referans veren çalışanlar herkese vermezler. torpil ise normal bir şirkette çalışan sıradan bir çalışanın kafasına göre birine yakın diye bunu işe aldırmasıdır. işe aldırdığı insana kimse vasıflarını dahi sormaz.
  • kendini geliştiren, farklı birşey koyan bir şekilde hayatını idame ettiriyor. bu tarz birinin aç kaldığını görmedim. işini biliyorsan, o işte uzmansan onlar seni bulur merak etme.
  • devlet daireleri ve belediye için katıldığım fikir. illaki ucundan kıyısından bir tanıdık olması gerekli.

    2006 senesinde lise mezunu çocukluk arkadaşım, istanbul'un en büyük belediyelerinden birinin taşeron firmasına girmek için rüşvet verdi. işin ne olduğu bile belli değildi. 3 ay sonra gel başla denildiğinde, yer taşı döşeme işi olduğunu gittiğinde öğrendi. mecbur katlanmak zorunda kaldı. bu şirkette 5 ay sonra ihaleyi kaybetti. sonra hayatı boyunca şansı bir türlü tutmamış arkadaş yine boşta kalmıştı.

    belki sistem değişmiştir bilmiyorum ama taşeron firma bile torpil veya rüşvetle işe alım yapıyor. geri kalanı hesap bile edilemez.
  • herkes kendini geliştirsin, 3 dil bilsin, 5 yıl tecrübe sahibi olsun, odtü, boğaziçi mezunu olsun, süper prezentabl olsun, hem de kasıktan dize kadar olsun. bak bakayım torpile ihtiyaç kalıyor mu, işsiz kalıyor mu? bunlar dışındaki ortaokul mezunu, şişman, kel, göbekli erkeklerle bidon götlü kızlarımız: siz ölün, taş yiyin! yok size iş miş. zaten ülkede 3-5 kişisiniz, geberin aq!
  • kısmen doğru tespit.
    kısmen doğru çünkü imkansız değil.
    bizim zamanımızda da vardı torpil. hatta o zamanlar fetö vardı, bunların selamı olmadan kimse işe falan giremiyordu.
    o dönemlerde etrafım torpili olmadığı için işe alınmayacağını düşünüp, bu yüzden kpss’ye, ales’e, kpds’ye çalışmayan gençlerle doluydu.
    işsiz kaldılar evet. ama torpili olmadıkları için değil, çalışmadıkları için kaldılar.
    bu işler duvara kafa atmak gibidir. kafayı duvara vuracaksın, vuracaksın, vuracaksın... bir gün o duvar kırılacak.
    önce işe girmek için gerekli donanımı oluşturun kendinizde. bir gün muhakkak amacınıza ulaşırsınız.
  • siyasal islamın hüküm sürdüğü ülkelerde durum budur.

    kuran’da akraba gözetmenin sevap olmasının arkasına saklanıp, torpilin babasını yapar, kul hakkının daniskasını yerler.

    siyasal islam budur arkadaşlar, şaşırmayın.
  • eğitim kurumlarında da geçerli şeydir.

    üniversitelerdeki kadrolaşmalar torpilin en çok olduğu yerler olabilir. zaten daha çok kadrolaşma ve yandaş rektörler için bir sürü üniversite bölündü bildiğiniz gibi.

    işini iyi yapamayan insanlar sırf yandaş olduğu eğitime sokuluyor. müfettişler bile "bana iş çıkmasın" diye okullara 2-3 yılda bir gidiyor.
  • doğru tespit.
    iki hafta önce bir iş için kaymakamlığa gittik. pek çok bölümde sakallı sakallı abiler muhabbet edip oturuyorlardı. hiçbir iş yapmayan bir sürü memur vardı. torpil öyle bir noktaya gelmiş ki, ihtiyacın çok üstünde memur istihdam edilmiş. bu parti ilçe başkanının yeğeni, şu milletvekilinin askerlik arkadaşının halasının kızı...
  • torpilsiz işe girenler yine oluyor ama genelde torpil dönüyor maalesef. hayatı boyunca torpil kullanmamış biri olarak ballandıra ballandıra "araya nasıl adam soktuğunu" anlatanlardan iğreniyorum.
    (bkz: liyakat)
  • % 100 katıldığım bi tespit.
    mali müşavirlik stajımı başlatmadan önce bi smmm bürosuna gireyim dedim. 15 gün çalıştım çalıştığım günden beri sıfır (0) hatayla iş yaptım. orda çalışan bi kız vardı 6 aydır çalışıyormuş orda. fatura giriyor bitince mali müşavire kontrol ettiriyor hala(!) 6 aydır çalışıyor ama hala işi öğrenememiş ben sıfır hatayla 15 günde 1 yıllık bi yol aldım ama 15.günün sonunda patronum işinde çok iyisin ama tanıdığım birinin kızı ünivden yeni mezun olmuş onu işe almam gerekiyor dedi..
    gerçekten arkadaşlar hiç torpil yok iş hayatın da hem de hiç (!)