şükela:  tümü | bugün
  • son yillarda sayilari hizla cogalan, pembe hayallere dalip giden bilumum lise mezunu, universite ogrencisi ve mezunlarini, bir sekilde yurtdisina gondermeyi, daha sonra arayip sormamayi, sahiplenmemeyi ilke edinen zilyon tane acilmis olan yurtdisi egitim ve kariyer danismanligi sirketlerinde calisan satis danismanlarina verilen bir unvan, yeni nesil bir meslek cesidi. bu is icin genellikle aranan nitelikler cok iyi derecede ingilizce bilgisi, bolum ayrimi olmaksizin universite mezuniyeti ve genellikle yurtdisi tecrubesidir.

    bu kisilerin birinci gorevleri guleryuzluluk, pozitifcilik, "yaaaaa ben gondericem seni sen hic merak etme"cilik, "orada hicbir olumsuzlukla karsilasmayacaksin"cilik, ve "her zaman yanindayiz"ciliktir.

    isini duzgun yapanlar icin lafim yoktur lakin aldiklari sorumlulugun bilincinde olmalari ve durust olmalari en buyuk dilegimdir.
  • umut tacirlerinin yeni versiyonlaridir istisnasiz. yök'ün tanimadigi yere yollarlar cogu caresiz orta sinif ailelerin cocuklarini, sonra da mal gibi birakirlar ortada. internet varken hic gerek yok bunlara.

    denize düsseniz de yilana sarilmayin.
  • yurtdışı eğitim danışmanları çoğu firmada ücretsiz hizmet verdikleri için bence oldukça avantajlı bir durum...ayrıca ben gittiğim firmadan ve danışmanımdan çok memnun kalmıştım. yurtdışına çıkmak pek öyle internet üzerinden kendi kendinize halledebileceğiniz bir olay da değil....yani form doldururken en basiti ben kendim hallederim deyip bir firmaya başvurmayan arkadaşlarımın sonradan bu firmaları aradıklarını çok iyi billiyorum. herşeyden öte zaten ücretsiz danşmanlık sunuyorlar en azından dil eğitimi için neden faydalanmayayım ki.....çok iyi danışmanlar var üstelik benim gittiğim firmadaki herkes gerekli bölümden mezundu yani dil okullarına bakan danışmanım mesla ingilizce öğretmeniydi....ben kesinlikle o firmayı öneririm

    www.adorestudy.com(bkz: )
  • insanı bezdiren kurumlardır.

    dersiniz ki ben bu işlere uzak adamım gidip şunlara başvurayım bana yol göstersinler. sonra durumdan bihaber olduklarını görürsünüz.

    sizin zaten baktığınız kısmıyla okulların istenen belgelerini başvuru koşullarını ve son tarihlerini biliyorsunuzdur; ama hani bir şeyleri atlıyorsam, aman yanlış yapmayım diye gittiğinizde adamların bir sürü eksiklerini yakalayınca sinir olursunuz.
  • hepsi birmis gibi genellenmemesi gereken kurumlardir.

    soyle ki, yurtdisinda yuksek lisans yapmayi dusundugumden ancak butcem kisitli oldugundan danismanlik icin bu tip kurumlardan 3-4 tanesinin kapisini gectigimiz ay icerisinde caldim. iclerinden sadece ilk gittigim firma muthis bir ilgi ve bilgiyle karsiladi beni. son gittigim kurumdan da ilgi gordum ama bilgi acisindan ayni seyi soyleyemeyecegim. diger gittigim 2 firma ise tek kelimeyle husran. internetten belli sitelerden filtre yapip size gore olanlari siz yanlarindayken aramaktan baska bir marifetleri yok. mesela butcemin kisitliligini belirtmeme ragmen 45 bin usd'lik bir programi bana oneren bir danismanla karsilastim.

    isin ozeti, her piyasada oldugu gibi bu piyasada da isini iyi yapanlar var yapamayanlar var. bir tane kuruma gidip de karar vermeyin ya da umutsuzluga kapilmayin. dedigim gibi, dun gittiginiz kurum cok amatorce davranan danismanlara sahipken bugun gideceginiz gercekten islerinde profesyonel ve bilgili adamlardan olusmus bir yer olabiliyor.
  • türkiye'de zilyon tane kendini yurtdışı eğitim danışmanı olduğu itaf eden ama hangisinin daha az para daha iyi hizmet sağladığını kestiremediğim danışman türüdür.

    work and travel ile amerika'ya gidip leş gibi yerlerde kalanlar mı dersin, istediği üniversite yerine saçma sapan bir üniversiteye kakalananlar mı dersin, ne ararsan bu danışmanlık şirketlerinde ve hep de en iyisi ve düzgünü hangisi sorularını akla takan danışmanlardır.
  • iyi olanindan cok sey ogrenebileceginiz danisman cesidi.

    evet, artik google var ve hepimiz ingilizce biliyoruz.
    bilmesek de google translate gibi ucretsiz araclarla asagi yukari anlayabiliyoruz.

    fakat yurtdisi egitim internete bagli olmak, google'da arama yapabilmek, form doldurmak ve okul bilgileri almaktan ibaret degildir.

    arastirmaya usenen, birikim sahibi olmak icin parmagini kimildatmadan 'cok super ogrenciyim yeaa' mektuplari yazan ve sahane transkriptleri olan ogrenciler, bu kurumlarin kalitesine bakmaksizin maksimum verim alabilirler.

    fakat ciddi bir caba harcayarak okullar, kabul sartlari vs. ile ilgili bilgiyi kendiniz edinseniz bile, avrupa'yi, amerika'yi taniyan, akademik gecmisi olan, islerin nasil yurudugunu, ic yuzunu bilen kisiler ufkunuzu acabilir, cok ciddi tiyolar verebilir. bu kisiler, ozellikle okul gecmisiniz 4.0/4.0 degilse, maksimum toefl, gre vs. puanlariniz yoksa cok yardimci olabilir. mesele bu tur danismanlari bulmak, ki varlar mi bunu bilmiyorum.
  • kendi yaşları ve sizin yaşınız kaç olursa olsun telefonda senli benli konuşmakta beis görmeyen meslek grubudur. evvelce yüz yüze görüşmemiş olsak "tanımıyorlar" diyeceğim lakin elemanlar benden en az 10'ar yaş küçük, nedense önlerine her gelene liseyi yeni bitirmiş muamelesi yapmaya alışmışlar.

    hepsinin de ağzında bir 1.500 euro rakamı, para istiyorsun da benim kadar da bilgili olsaydın keşke...
  • işini iyi yapanların da içinde bulunduğu oluşumlardır. en azından yeni türememiş ve 20 yıldır bu işi yapan firmalar da mevcuttur. www.1dil1insan.com da bu firmalardan biridir. zamanında burada çalıştığım için işlerini çok ciddiye aldıklarını biliyorum.
  • iki ay önce italya'ya gitmeye karar verdim. araştırdım hangi şirketler gönderiyor, ediyor diye.
    bir insan her bulduğu siteye mi mesaj atar? attım, yaptım! iki gün sonra bir numara aradı.
    -siz püskevit misiniz?
    +evet,buyurun.
    -labadalobidili'den arıyorum italya'da dil eğitimi için. (yemin ediyorum kesin salladı o şirket adını, çünkü bir halt anlamadım.) siz bizi nereden buldunuz? (ooo tamam, bunlardan iş çıkmaz.)
    +internetten buldum.
    -hıı, ben size şöyle açıklayayım. bla bla bla... pazartesi size döneceğim. (dönmedi.)

    sonra adam akıllı bir şirket ulaştı bana. tamam ben gidiyorum dedim ki bir hafta sonra aradılar. "en az a1 seviyesinde olmanız lazım, yoksa vize alamıyormuşsunuz, yeni uygulamaya konmuş bu." diye. "hoppalaaa, dil öğrenmeye gidiyorum arkadaş, nasıl saçmalıktır bu!" dedim kendi kendime.
    bir kaç kişiyle konuştum ne yapayım, edeyim gibisinden. git ingilizceni geliştir, italyanca nereden çıktı şimdi dediler. doğru diyonuz, gidip c1 c2 yapayım şu ingilizceyi dedim ve başladı ingilizce serüveni.
    neyse o kısma girmek istemiyorum, ben dahi çıkamadım işin içinden. siz hiç çıkamazsınız.

    dipnot: ef veya kaplan'a bırakmaya verdim kendimi. bakalım artık ne iş çıkaracaklar.