şükela:  tümü | bugün
  • bir yandan öyle bir yandan böyle olmak isterken, dahası bir kısım insanlar şöyle bir kısım insanlar da şöyle şöyle olmanızı istediğinde, ya da siz bu çeşit düşüncelere kapıldığınızda (bahsedilen paranoya hikayesi), bir yandan yaşıyormuş gibi yapıp, bir yandan da ileride yaşayacaklarınızın daha güzel, daha anlamlı, daha zengin, daha kaliteli olması için çabalarken, iki adım ötenizde bir kaç yaşıtınız cak cak sakız çiğneyip, belli ki hayatlarında hiçbir gün koltuk altlarının temizliğiyle ilgili bir sorun yaşamamış, ya da belki de hiçbir zaman koltukaltları olmamış insanlar gibi, sizin için son derece anlamsız ama ciddi bir iç huzuru içinde barındıran konularda konuşurken, başınıza geldiğini anladığınız şey.
  • onceden huzur icinde suregelen yasantinin, onune koyulan bir takim zorunlu eylemler ve bunlarin getirdigi gelecek paranoyalari sayesinde allak bullak olmasi ve hepsinin bir sonucu olarak hayata karsi duyulan hevessizlik.
  • teenager olmaktan çıkmak demektir. farkındalık artar, hayat ne kadar çabuk geçmiş beahh dedirten bir durumdur.
  • biraz okuyan ve biraz da dusunen herkesin farkina varabilecegi ya da zaten farkinda oldugu seyleri kabulenememekle/kabullenmeye direnmekle de baslayan surec. hayatin aslinda oyle cok da derin ve felsefi anlami yoktur, insanlar dogar, buyur, calisir, calisir, calisir, urer ve olurler ve derin dusunmek eylemlerini ve sonuc almani yavaslatir (bkz: milan kundera), az dusunenler daha hizli hareket edip az zamanda buyuk isler de basariverirler, sistemin istedigi de zaten maximum productiondur vs vs vs.
    sonrasi icin (bkz: 27 yas bunalimi)
  • en verimli olmanız gerektiği dönemde veriminizi ve herşeyinizi içinize hapsetmiş, onu dışarı çıkarmanın yolunu bulamamak ve bu sırada ölmek istemektir.
  • bu sendroma kapilinmasi akabinde 30unda olme korkusunu/duygusunu belki ihtimalini getirir...*
  • insanin cocukluk daha dogrusu teenage doneminde yaptigi hatalari inanilmaz sert bir sekilde elestirmesi, fakat duzeltmek icin ne yapacagini bilemedigini farketmesiyle baslar hersey..geceleri rahat bi uyku uyuyamaz, azicik uykunuzdan uyandiginizda herseyin biraktiginiz yerde oldugunu gorup caresizliginize devam edersiniz. icinizde bi yandan eskiye duyulan ozlem, bi yandan da artık buyudugunuze dair sorumluluklar ve davranıs kalıpları barınır. napicaginizi sasirirsiniz, kimseye anlatamazsiniz sıkıntınızı, cunku sizi ya yoktan sorun yaratmakla, ya da baska bi sorunu soylememek icin kendinize gizemli depresif rolünü vermekle itham ederler..buyukleriniz anlamazlar, yasitlariniz zaten sizinle ayni durumdadir size yardimlari dokunamaz..
    oyle gunler gelir ki kimseyle konusmak gorusmek istemez yorganinizin altina siginirsiniz..ya da bilgisayarınıza....
    ama sunu da bilirsiniz, muhtemelen bi 10 15 yıl sonra nasıl da heba etmisim 20lerimi diyeceksinizdir..