şükela:  tümü | bugün
  • esasen "anti emperyalist olayım derken diktatör sevici olmak" olan 50 karaktere takılan ifade.

    genelde solcularda görülen bi hastalık. körü körüne anti-emperyalist olayım derken işin iyice bokunu çıkarıp kaddafi, hugo chavez, hatta saddam ,ahmedinejad gibi adamlara sempati duymak. bir diktatörün kendisine muhalif olanları sniperla öldürtmesi, bombalaması falan önemli değildir onlar için. yeter ki söz konusu diktatör uluslararası arenada 2 artistik laf edip batılı ülkelere kafa tutsun, o diktatöre sempati beslemek için yeterlidir onlara. anti-emperyalist olsun da nasıl olursa olsun mantığı böyle bi şey sanırım.
  • böyle bir şey yoktur. kafasına bomba yağan insanları düşünmek vardır.

    sağcılarda görülmez.
  • yobaz olup müslümanların ölümüne alkış tutmanın, fransıza domalmanın, abd'linikini ağzına almanın, italyan'ınkini sıvazlamanın yanında gayet masumdur.

    (bkz: muammer kaddafi/#22644075)
  • kafası karışık devrimci arkadaşların son hastalığı.
    şimdi bir dava uğruna savaşabilirsin hatta ölebilirsin (devrim cihat vs...) ancak bunları yaparken uğruna savaştığın davanın ne olduğunu neyi savunduğunu bileceksin, çelişkilerini aklının bir köşesinde duracak ve karşılaştığında doğru karar verebilesin.
    devrimci kardeşlerin orada psikopat bir katilin kucağına düşmek üzere ve bm kaddafi güçlerine karşı mudahele etme kararı alıyor ve bunu gerçekleştiriyor. müdahale esnasında kaddafi ile küresel emperyalizmin karşı karşıya gelmiş olması bu katili kahraman yapmaz fakat bingazi de ki insanların hayatını kurtarır.
    sonuç olarak oluşan fiili durum bazen sahip olduğumuz dünya görüşüne ters olan bazı mevzularda farklı düşünmemize yol açabilir ve bu davaya ihanet anlamına gelmez .
  • diktatörlere karşı olduğunu söyleyip küresel kapitalizmin oligarşik diktatörlerinin seviciliğini yapan, televizyondan duyduğu üç beş kapitalist propagandayı hemen çevresindeki insanlara satmaya çalışan yeni nesil çakma demokratların, soğuk savaş sonrası soytarılarının sıçtığı bok.
    bunlara sorsanız diktatörlük ne demektir, demokrasi nedir diye cia ağızıyla ettikleri birkaç zırvadan sonra hemen ortadan kayboluverirler.
  • emperyalizmin kendisinin en büyük diktatörlük olduğu düşünülürse, emperyalistler doğal kaynakları yağmalamaya giderken diktatörü sevmekten başka seçeneği kalmayan halklara öğüt vermeye kalkan emperyalist sevicilerin haksız eleştirisi.
  • diktatör karşıtı olacağım derken mandacı olmak gibidir mazaallah.
  • nekrofili olmak gibi bişey.
  • inançlı olayım derken saçma sapan adamların peşinden koşmaktan iyidir.
  • kötüdür. boktan bir durumdur. bu arada bol bol görülüyor bir sosyalist olarak acayip zoruma gidiyor. şimdi sömürünün küçüğü büyüğü olmaz. çocuğuna peçete sattırıp o parayla kahvede çay ısmarlayan baba ile esad, esadla abd aynı boktur. sosyalizm şu şartlarda ütopyadır. anti emperyalizm de öyle.. peki bu durumda kapitalizmin kucağına mı atlamalı. hayır bu ara bjk nin teknik direktörü sosyalizm ile ilgili bi tanım yapmıştı o işe yarayabilir. (bkz: slaven biliç) yani sosyalistim diyen kişi tutarlı olmalı ilkeli olmalı sosyalizmi neden istediğini iyi bilmeli, bura önemli bak sosyalizmi neden tercih ediyor.

    sosyalizmin temel olarak neye karşı çıkıyor

    liberal iktisada göre üretim faktörleri
    doğal kaynaklar
    sermaye
    emek
    girişimci olan üretim faktörlerinin girişimci kısmına karşı çıkıyor gereksiz buluyor yani girişimci olmadan da üretim yapılabilir. hatta bu tam istihdamı sağlar diyor. yani herkes eşit, ve herkesin bir işi var ve kimse açkalmayacağı gibi şişmanlayamaz da.

    antiemperyalizm: burda üretim faktörlerinden doğal kaynakların girişimci(devlet yada kişi) tarafından sömürüsüne karşı çıkış var. he antiemperyalist olmak için sosyalist olman gerekli mi hayır. milliyetçi olabilirsin. mesela türkiyenin higgs bozonu rezervi :) israile satılmasın bizim patronlar sömürsün bizi diyebilirsin. akıl işi değil ama olabilir.

    diktatörlük: dünyadaki bütün diktatörler antiemperyalist olduğunu söylüyor. sebep şu, büyük ve kötü bir düşmanın olması o şahsı önemli kılıyor. yaptıkları tartışılamıyor. peki gerçekten tdk nın tanımına göre diktatör olanlar. yani yasama, yürütme yargıyı elinde bulunduranlar anti emperyalist mi?
    şu an tartışılan kişi olan esed üzerinden gidelim.
    esedi kimler destekliyor?
    rusya.... suriyede üsleri var. ortadoğuda o sayede söz hakkı oluyor. silah satıyor. ticaret yapıyor. bişekilde suriye için emperial devlet. bi bağı var mı araplarla. hayır ne ırk ne din ne tarih bağı var.

    iran: humeyni devriminin ilk zamanında islam alemini birleştirecek deniyordu. o dönemde bütün islamcı örgütler devrimi destekledi. ama bi şekilde birliği başaramadılar ve en azından şii birliği sağlayıp devrimi hayatta tutma ve ortadoğuda söz sahibi bir devlet olma stratejisi güttüler. ırakta ve suriyede sünni şii çatışmasını olabildiğince desteklediler. sebep kendi çıkarları. yani körfeze hükmedecek abd ye ben kolay lokma değilim diyecek. bunu kendi topraklarında değil ırak ve suriyede yapmaları ve orda şii olanları iktidarda tutmaları direkt olmasa da emperyalizmdir.
    yani tayyibe suriyede mısırda işin ne dersen iranın işi neyse benimki de o der.

    bazı avrupa devletleri: bu mevzu uzun sonra başka başlıkta yazarım.

    şimdi kafamdaki deli sorular:
    şimdi bu devletlere izin veren esed antiemperyalist mi? yada esede isyan eden öso amerikan uşağı mı?
    ırakta abdnin müdahalesine destek veren kürtler haksız mıydı?(bkz: enfal)(bkz: halepçe)
    ırakı saddam döneminde ve abd müdahalesinden sonra birçok kez görmüş olan biri olarak. onca ölüme rağmen saddam keşke yaşasaydı da başımızda olsaydı diyenler kaç kişi ve kimler?
    suriyede kimyasal silah kullanımı bütün dünyayı ilgilendirmez mi?
    suriyede halihazırda bir savaş varken ve yüzbin insan ölmüşken bm oraya operasyon yapınca savaş mı çıkmış oluyor?

    şimdi bunların cevabı şöyle gelecektir. abd insanlık için mi gidiyor oraya falan. biliyoruz neden gittiğini. başa dönme vakti geldi madem sosyalizm ve sömürüsüz bir dünya ha deyince gerçekleşmeyecek. bir sosyalist ilkeli olmak isteyince nasıl bir tavır almalı. bu tavrı neye göre belirlemeli?

    ben gelecekte sosyalizmin kurulabileceğine inanan biri olarak çocukların yaşamasını ve yarını güzelleştirmesini nirengi noktası olarak belirledim.