şükela:  tümü | bugün
  • yemeğinin yiyemediği kadarını yani artığını arkadaşının tabağına yesin diye boşaltır. hem de ağzına soktuğu çatalla, sormadan etmeden, emrivaki bir surat ifadesiyle yapar bunu. arkadaşım ben senin artığını yemek zorunda mıyım ? niye böyle bir emrivaki yapıyorsun, artığını halihazırda yediğim yemeğin bulunduğu tabağa yığıyorsun. ben senin tükürüklü çatalına sarmaladığın, tükürüğünü bulaştırdığın yemeği yemek zorunda mıyım.
  • bir buton vardı neydi onun adı?
    (bkz: derdini sikeyim butonu)
  • yemek çiğnenmemişse, laçka olmamışsa son derece keyifle yemeğini yediğim insandır; sevdiceğimdir.

    tabi emrivaki kısmı ve sormadan etmeden verme kısmı garip. bunu da samimiyete ve tanışıklığa yorabiliriz.
    örneğin ben bilumum köfte, makarna, biftek, pilav, pide/lahmacun (ulan bunun yenmemişi artık değil cennettir be), hamburger, güzel patates kızartması gibi şeyleri sevdiceğim yemediğinde teletubbies'deki noonoo gibi höpükletirim. yerken görüntülerim bile var.

    yemek yeme görüntülerim
  • temiz tabak bırakma çabası(bkz: mükemmeliyetçilik)