şükela:  tümü | bugün
  • ardı ardınca müslüman ahlakının ilginç bakış açısından parçalar içeren beyandır. sadece ikisini ele alsak yeter.

    --- spoiler ---

    "karşılıksız iyilik" cümlesini beş dakika kadar beyin süzgecinden geçirin; bunun yalnızca duygusal, mantıki bir dayanağı bulunmayan, kup kuru bir söylem olduğunu anlayacaksınız.
    --- spoiler ---

    ilginç bakış açısı bir.

    --- spoiler ---

    sonuç: bir dindarın "cennet" için iyilik yapması "ahlaksılık" değil, "erdemdir." o, her şeyin yok olacağı bu evrende, hayatının merkezine sonu olmayanı yani allah'ı koyarak en akıllıca ticareti yapıyordur.
    --- spoiler ---

    ilginç bakış açısı iki.

    kısacası müslüman mantığına göre "karşılıksız iyilik" zaten saçma sapan bir olay hatta olmayan bir şey. uydurmaca, yok. aslında "iyilik" yapmak da, "erdem" diye yutturulan bir tür "ticaret".

    müslümanların neden adam olamayacağının bir müslüman tarafından felsefe kastırılmaya çalışılarak ispatlandığı güzel beyandır. samimiyeti yüzünden teşekkür edilesi beyandır hatta.

    edit: kırıcı olabileceğini düşündüğüm bir sözü çıkardım. alt tarafı sanal platform. kötü söz söylediğimize değmez.
  • şimdi ben olmayan bir varlığın rızasını kazanmak için bir şey yaparsam erdemli oluyorum. ancak aynı şeyi yalnızca vicdanımı rahatlatmak için yaparsam çıkarcı oluyorum he mi?

    iyiymiş.

    (bkz: islamcılık bir akıl hastalığıdır)
  • cehennem korkusu ve cennet vaadi dışındaki nedenlerdir.

    dinin tehdidiyle oluşan sahte ahlaka göre çok daha doğal ve gerçek iyiliktir.
  • mallıkları amk.
    yoksa bu insanlığa iyilik yapanın aklını sikeyim.
    hiç felsefeye falan gerek yok.
  • başlıktaki hiç bir yazıyı okumadım. bu sorunun tek cevabı var. evrimle alakalı. bırakıp kaçıyorum.

    sosyal bir canlı olmamız.
  • din ve ahlak farklı kavramlardır. bir ateistin dini olmadığı için ahlakı da olmayacağı anlamına gelmez.

    din yaratıcı ile insan arasındadır. ahlak ise insan ile insan arasındadır. bir dininiz olduğu için sadece kendinizi ahlaklı zannetmeyin.

    not: ateist değilim fakat bir ateist’in yaptığı iyiliği daha samimi buluyorum. kendisi için (cennete gitmek için) iyilik yapmıyor, insana değer verdiği için yapıyor.
  • giriş cümlesinin sonundaki "felsefe yapacam" kısmına ve abuk sabuk bir yazı olacağını bilmeme rağmen okumaya devam edip, "ateistleri eleştirecem" kısmına gelince, bu defa kendime bir iyilik yapıp okumayı bıraktım. e, iyilik her zaman başkalarına yapılmaz!
  • inançlı kişilerin içinden gelmiyor mu iyilik yapmak? içimden geliyor yapıyorum işte, iyi hoş kendimi ateist olarak da görmüyorum genel olarak ilgilenmiyorum dinlerle, ne varlıkları ne yoklukları umurumda değil ama konuya yazmadan edemedim. ayağı kafası mazgala sıkışan kediyi kurtarmak için inanç sahibi olman gerekiyorsa senin inancında bir problem vardır. hayvanın canı yanıyor işte acı çekmenin ne olduğunu anlayabilen her canlı o kediyi kurtarmak için çabalar. iyiliği allah rızası, musa çorbası veya isa şapkası için yapacak adamlar olurda inançlarını kaybetse alayımızı kılıçtan geçirecek herhalde. bu kafa yapısında birisi bu yazıyı okuyorsa aman dinini sorgulamasın sen devam et isa musa için eylem yapmaya.
  • bireylerin iyiliği ve refahı toplumu iyileştirip refaha götürür. örneğin sadece kendi çocuğunun iyi bir eğitim almasını sağlarsan ona verdiğin şey zengin olma yolunda bir avantaj olarak kalır. çocuğuna verdiklerine ek olarak, tüm çocukların iyi bir eğitim alması için çaba sarfedersen, çocuğun büyüdüğünde kendisini daha medeni ve refah bir toplum içinde bulur.

    başka bir örnek vereyim. batıda insanlar yakalanmayacaklarından emin olsalar bile trafik kurallarına riayet ederler. örneğin eğer arabayla dört yol ağzına gelmişsen ve tüm yönlere dur işareti varsa, kavşağa ilk ulaşan ilk geçer. diğer 3 araç ve ardından sıralanmış olanlar paşa paşa kendi sıralarını beklerler. hiç bir sürücü fırsat olmasına rağmen sırasını beklemezlik etmez. bunun nedeni trafik cezası korkusundan ziyade, kurallara uymanın herkesin yaşamını kolaylaştıracağını ve güvenliklerini sağlayacağını bilmeleridir.

    bir de bazılarımızın sahip olduğu vicdan denen bir şey vardır. sen tüketeceğinden fazlasına sahipken başkalarının açlığına ve yoksulluğuna gözlerini kapayamazsın. özellikle de kendi suçu olmadan bu duruma düşenlerin durumuna. sosyal devletten nasibini almayan bir ülkede fakir bir ailede doğup ömür boyu fakirliğe mahkum kalanları, engellileri, sakatları, ciddi sağlık sorunları olup hayatını yardım almadan sürdüremeyecek olanları görüp, görmezden gelecek olanlar dindar da olsalar ateist te, aynı bencil yaşamlarına utanıp sıkılmadan devam ederler. ha, dindar olan belki kurban kesip zekat verip işin içinden sıyrıldığını düşünebilir ama bu onu vicdan sahibi yapmaz. vicdan sahibi insan, veya sadece, iyi insan, ateist olsun dindar olsun iyiliğini karşılık beklemeden yapar. dindar olanları da bunu cennette bir köşe kapmak için değil, vicdanları öyle gösterdiği için yaparlar. ateistlerin iyilik yapanlarının içten olmadığını iddia edenler bu yukarıda bahsettiğim vicdan sahibi, iyi insan olabilmiş dindarlar arasından çıkmaz. kişi karşısındakini kendi gibi bilir.
  • mayk mangini denen yobaz tarafından yapılan felsefe(!)

    yahu sen kimsin de felsefe yapıyorsun özel mesajdan küfür etmeyi hüner sanan zevat.