kozniku

  • azimli
  • hırçın golcü (282)
  • 4565
  • 210
  • 58
  • 2
  • bugün

2 aralık 1998 galatasaray juventus maçı

maçın başlamasına yaklaşık bir saat kala kombine kartımı gösterip bütün polis barikatlarını aştıktan sonra geldiğim cadde tarafındaki kapalıda polislerle başörtülü yaşlıca bir teyzenin konşmasına itişmesine şahit oldum. o saatte taraftar içeri girmiş, dışarıda ise biletsizler kalmıştı. olmaz anne alamam ağlama diye geri çeviriyordu polisler. kadın da elindeki bir kartı gösterip girmeye çalışıyordu. her boka maydanoz olmak milli spor olduğu gibi teyze sahte bilet mi yapmış yoksa yeşil kartla mı girmeye çalışıyor buraya kadar nasıl gelmiş merak ettim. polisin sen yürü birader demesine rağmen ne oldu teyze ne var diye sordum. kadın beni yetkili ya da çare olabilecek biri sandı elindeki kartını burnuma dayayıp yine ağlayarak ben şehit annesiyim bu maça girmem lazım dedi.
hıçkırıklar düğümlendi. polislerden birinin de ağladığını o an farkettim. o dakikaya kadar bunun bir futbol maçı olduğunu, kendisine atfedilen önemi olmadığını düşünüyordum, ki öyleydi. ama kamuoyunda öylesine işlenmişti ki bu kadıncağız kaybettiği evladının ufacık da olsa bir tesellisini apo'yu himayesine aldığını düşündüğü ülkenin takımına karşı alınacak bir galibiyet ya da futbolcularına karşı bir yuh belki bozuk parada arayacaktı. bir futbol maçında, 6-0'dan, 4-3'ten daha çok üzüldüğüm burulduğum bir an varsa budur.
futbol her zaman sadece futbol olsa keşke, o gün kesin değildi.

devamını okuyayım »
03.01.2012 00:34