şükela:  tümü | bugün
  • yıllardır hep karalandı avukatlık mesleği. avukatları hırsız yaptılar, dolandırıcı ilan ettiler, müvekkili sömürürler dediler. ancak bu meslekte geçirdiğim zaman arttıkça anlıyorum ki; asıl müvekkiller sömürmektedir avukatları. "paramı veriyorum, o halde istediğim gibi hizmet almak da hakkım" mantığı işliyor hepsinde.

    yapmayın, etmeyin. hizmet aldığınız avukatı köleniz gibi görmeyin.gecenin bir vakti kafanıza takılan soruları cevaplamak zorunda değiliz ya da günün her saati yalnızca sizin işiniz gücünüzle ilgilenmek zorunda değiliz. önce avukatınıza ve yaptığı işe saygı duymayı öğrenin.

    gerçi bu devlet avukatlara saygı duymazken, avukatlık mesleğini böylesine karalamışken vatandaştan saygı duymasını beklemek de biraz boşa belki.

    ama unutmayın savunma hakkı kutsaldır ve bu savunma hakkını sizin adınıza en doğru kullanacak kişiler avukatlardır.

    edit: "madem şikayet edeceksin numaranı verme o zaman" "ayrı bir hat al, onu kullan" yorumları yapan sevgili sözlük yazarları, bu mesleğe yeni başlamış değilim, neyin nasıl yapılması gerektiğini düşünebilecek akla da sahibim. ancak bu durum, bu şekilde davranan müvekkillere buradan iki çift laf etmeme engel bir durum değil. arz ederim.
  • öncelikle (bkz: merhaba ben avukatım) sonra ben de avukatım diyorum*. avukatın en büyük rakibi müvekkildir diyerek katıldığım önerme. malesef her meslekte olduğu gibi avukatlar arasında da çok iyi ve çok kötü insanlar var. bu yüzden piyasa şartları avukat kalitesini belirliyor. ancak avukatlara yalancı demeden önce şunu bilmekte fayda var. avukatlar ancak müvekkil ifadeleri oranında yalancı ve ya doğruculardır. şüphesiz bu önermenin uç noktası yarıcı dediğimiz tiplerdir. hiç avukatlık ücreti hatta masraf dahi vermeden dava bitsin sonra yarısını sen al derler. böyle bir dünya yok malesef. umarım yeni dönemde eski alışkanlıklar düzelir.
  • türkiye'de hizmet sektörünün gerçek yüzüyle yeni tanışmış avukat beyanı.

    türkiye'de hizmet sektöründe ne yaparsan yap parayı veren seni satın almış gibi davranır. ona göre tek işin kendisi olmalıdır. aksi halde hiç bir boktan memnun olmaz. alışmanı tavsiye ederim. zira en okumuş adamdan en barzosuna hepsi aynıdır.
  • bu türkiye'deki %90 avukatların problemidir, yakarışıdır. çözümü gayet basittir.

    öncelikle müvekkil "paramı veriyorum, o halde istediğim gibi hizmet almak da hakkım" demekte sonuna kadar haklıdır. aslında sen ona cep telefonunu vermekte her şeyi başlatıyorsun sevgili kardeşim.

    gecenin bir saati aranmak istemiyorsan cep telefonunu vermeyeceksin müvekkile. kartına yazmayacaksın. ha, her an ulaşamıyorsa sana "bu nasıl avukatlık olacak o zaman" mı diyor? ya mesai saatlerinde ofis telefonundan hizmet verdiğini, onun dışında mesai saatleri dışında cereyan eden olaylar için (kaza, kavga, dövüş vs) hizmet vermediğini söyleyeceksin ya da bunun için ayrı bir telefon alıp hat açtıracaksın. çalışmadığın ve ulaşılmak istemediğin zamanlar -varsa- sekreterine veya beraber çalıştığın avukatlara nöbetçi avukat numarası olarak bu telefonu bırakacaksın. müvekkil aradığında muhatap bulmuş olacak. çok acil ilgilenmen gereken bir şeyse sekreterin veya avukat arkadaşın sana ulaşacak. böyle bir imkanın yoksa, tek başına çalışıyorsan, belirli saatlerde bu telefonu açıp kapatarak müvekkilin ihtiyaçları ile senin ihtiyaçların arasında dengeyi kurma yoluna gideceksin.

    "böyle iş olmaz, avukatlar arası rekabet çok kızışmış durumda, iş kovalayan kaç tane avukat var sen biliyor musun, böyle davranılan müvekkil beni bırakır" diyorsan o zaman gelip burada şikayet etmeyeceksin. "kahrolsun kapitalizm", "emeğimiz sömürülüyor", "sistemin çarkları bizi eziyor" falan filan diye söylenip, aynen çalışmaya devam edeceksin.
  • yaklaşık 3700 tl tutarındaki iki adet konut kredisi masrafım için açtığımız dava sonucu 300 tl almama vesile olup bir de pişkin pişkin "yanlış 1-2 tutara da itiraz etmişiz, banka bunlar için haklı bulunmuş ve onların avukatlık ücreti ile dava masrafının bir kısmı bizden kesilmiş. yapılabilecek bir şey yok" diyebilen bir avukatla yüzleşmiş olmama mukabil şunu söyleyebilirim;

    "müvekkili sömürmeye çalışan avukat" ın tersidir.

    (bkz: atın intikamı)

    not: bu avukat tüketici hakları hakem heyetinin, işi biliyor diye beni yönlendirdiği bir avukattır. *
  • terbiyesizdir işte.. cahildir. google avukatıdır bunlar bir nevi..

    ne kadar alttan alıp psikolojik yardım vermeye çalışırsanız size o kadar kötü döner bu iş. insanoğlu bu.. aşağılık kompleksi anında grandioziteye dönüyor. iyi davrandıkça, siz işi bilmeyen kötü avukat olursunuz. çünkü onlar kendilerine kötü davranılmasına ve aşağılanmaya alışmıştır.

    elinizden geleni yapın iyi iş çıkarmak için ama avukatlık mesleğinin de bir "meslek" olduğunu unutmayın.
    ücretinizi söyleyin ve alın. şirretliği susturun. bilmişliği aşağılayın, yerin dibine sokun.