aynı isimde "benim dünyam (film)" başlığı da var
şükela:  tümü | bugün
  • bu mukemmel eseri ebru gundes'in sahane yorumladigini dusunenler, sarkiyi ilk defa dinleyen kisilerdir buyuk oranlarda. sarkinin yapisi zaten ebru gundes'in sesine uygun olmamakla birlikte, orhan gencebay'dan daha guzel bu parcayi ancak orhan kencebay yorumlayabilir. yaylilari konusturtmustur yine baba. dokunmustur icimize ettirgen ettirgen.
  • sarki ilk olarak dinlenmeye baslandiginda mumkunse sigara paketleri ortadan kaldirilmali, tuvalet ispirtosu dahil her nevi alkol derhal klozete dokulup sifon itina ile cekilmelidir. aksi takdirde bunyeyi fazlasi ile yorar bu sarki.
  • sözlükte, arabesk bir şarkı olduğunu yazan cahiller topluluğu tarafından değeri düşürülen muazzam eser. bilmiyorsanız susun be kardeşim. şu adamı arabeskçi yaptınız el birliğiyle. adamın dilinde tüy bitti 40 senedir ben arabesk yapmıyorum, benim müziğimi böyle yetersiz tanımlar açıklayamaz, ben adriyatikten çin seddine kadar olan havzadaki tüm dünya müziklerinden yararlanıyorum diye. sadece 4-5 şarkısını dinleyip arabeskçi yaptınız adamı.

    bazı hödüklerce arabesk şarkısı olarak nitelendirilen bu eser yunan ve hint müziği motifleri barındıran keman geçişleri ve gencebayın kendine has tezene tekniği ile icra ettiği serbest bağlama solosu dışında tamamen türk müziği kurallarına bağlı kalınarak bestelenmiş muhayyer kürdi bir eserdir.

    gencebay müziğinin doruklarından olan eserde bol bol makam arızası vardır. arızalar tıpkı yararlı bakteriler gibi bu eserin büyüsünü yıllardır koruyor ve korumaya da devam edecekler. eser muhayyer kürdî. ilk arıza hemen ilk saniyelerde çıkıyor karşımıza. elektro bağlama soloda. o elektro bağlama hicaz makamı olarak iniyor aşağı doğru, çıkarken kürdi çıkıyor. yani bir başka deyişle; kürdi olarak inerken hicaz perdesini alıyor ( bu yüzden belki tamamen hicaz denebilir ) ancak çıkarken hicaz perdesini almadan devreyi kürdi olarak tamamlıyor. sonra ki giren yaylıların hemen hemen ilk bir kaç notasından birinde de, kürdi dışı bir arıza daha var. sol karar çalanlar için, do'nun iki perde aşasındaki yine do bünyesinde olan bir ses. işte eserin yüzüne nur üfleyen arızalar bunlardır.

    velhasıl kelam arabesk denip kenara atılacak değil, dinleyenin müzikal ufkunu açan eşsiz, mükemmel bir bestedir.

    http://www.youtube.com/watch?v=mgwiwjhepam
  • beni okuyan da filmin yonetmeni sanacak. adamlarin avukati oldum bu salaklar yuzunden.
    ne gerek var diyor hala. bunun gereklilikle ne ilgisi var? butun dunyanin saygi duydugu, ve hatta eminim senin de bayilarak izledigin, basrolunde al pacino'nun oynadigi scarface'in aslinda 1932 yapimi bir howard hawks filmi oldugunu biliyor muydun?
    ben cevaplayayim: hayir.
    bu filmin degerini azaltti mi?
    hayir.
    neden azaltsin ki? herkesin farkli bir yorumu var. kaldi ki bu kulturlerarasi bir gecis filmi. bunu turkiye'ye uyarlamak kolay is mi saniyorsunuz anlamiyorum ki. bunun dili var, kostumu var, yenen icilen seyleri var, okulu, ibadethanesi var. hitap tarzi, etkilesimi, jesti mimigi her seyi farkli. resmen yepyeni bir film yapiyorsunuz. kolay is degil. ustelik ayni filmi uyarladiniz diye bir ton geri zekalidan "hirsiz" damgasi yiyeceginizi bilerek yapiyorsunuz bu isi.
    elestirmek ne kadar kolay. black'i izlemis ya, "aa taklit lan bu, hirsiz bunlar" diye atliyor. he taklit amk. senin gibi beyinsizler yuzunden hala recep ivedik oynuyor sinemalarda.
    gitsin aynisini getirsin filmin daha iyi. milyonlarca dolar para harcayip reklamini yapan, filmi her sinemaya dusen, bu sebeple de kendini yonetmen ilan eden grup belki bir seyler ogrenir.
    zeki demirkubuz ve diger bagimsiz yonetmenlerle bu gorgusuz, sinemadan ve hatta sanattan anlamayan ayilar arasindaki fark avrupa sinemasi ve hollywood gibi oldu desem, hollywood'a ayip etmis olurum. hic olmasa para orada karsiliginda bir sey veriyor. burada paranin kullanildigi tek yer reklam.

    bir sanat eserinin veya herhangi bir seyin degerli olmasi icin ozgun olmasi sart degil ki. o zaman git f. f. coppola'ya da hirsiz de. the godfather'in senaryosunu kitaptan araklamis. peter jackson da the lord of the rings'in senaryosunu kitaptan yurutmus. zaten her sey kitapta yaziyor. ne kadar kolay filmi yapmasi, di mi beyinsiz?

    neyse, konu bayagi dagildi.
    para vererek gidip izleyecegim bu filmi bu yavsaklara inat. adami deli edersiniz ya.
  • türkiye'de yapılmış en iyi şarkılardan biridir.
  • geçen hafta dedemden kalma pikapları tamire verdim.
    31 yıl sonra ilk kez seslerini duydum.
    yani hayatımda ilk defa.

    evdeki plaklara bakarken orhan babanın benim dünyam 45'liğini buldum.
    elimi götüme sokaydım da bulmayaydım.
    35'lik votkayla 1 kutu elma suyu bitti ama elim pikabı kapamaya gitmiyor hala.

    sikip attın bünyeyi orhan baba!

    yarın hemen müslüm baba 45'liklerini almaya başlıcam.
    gelişmeleri yazarım; ölmezsem...
  • insanın bu şarkıyı dinledikçe içesi gelir, içtikçe dinleyesi. saat 5 olur, koymaz adama. twilight'ın da amına koyayım!
  • girişindeki melodi, bir iki dakika sonra karşınıza çıkacak girdabın varlığını minik minik haber veren, nakış gibi bir orhan gencebay şarkısı.
  • orhan gencebay'ın 1973 tarihli benim dünyam/sevmiyorum deme 45liğinin a yüzü çalışmasıdır. peki ben bu tanımı neden girdim? 45liğin b yüzü çalışması olan sevmiyorum deme'nin de en az benim dünyam kadar vurucu bir orhan baba klasiği olduğunu vurgulamak için..
  • ebru gunde$'in yorumu orhan gencebay'a ta$ filan cikartamaz bence. orhan abimiz, her $arkisinda oldugu gibi bunda da mukemmeldir. sesi daha yillarla yorulmami$ken, en guzel oldugu zaman soylemi$tir, ebru gunde$'e kaya cikartmi$tir.
    "sevilmek umidi sevmekten beter" gibi bir sozle beni $uramdan bir kez daha vurmu$tur, rabia itibari ile.