şükela:  tümü | bugün
  • en mutlu günüm öleceğim gün,o derece.iyi konuşmak isteyince dilim tutuluyor.kötülüklerinden bahsederken konuşmaktan nefes almayı unuttuğum zamanlar oldu.sevilecek neleriniz var,sanat da olsa sevilmiyorsunuz lan.
  • başka yüreklere yolculuk etmek için, öncelikle kendi yüreğinizdeki yolları aşmalısınız.
  • ilginç bir mesele bu. yaşanmışlıklar zorlaştırır, yaşananlar ise kolaylaştırır bu eylemi, oldukça çetrefilli bir yapısı vardır. bu eylemin uzun süreçte sizi üzeceğini bilerek hareket etmeniz gerekiyor; ne aşklar bitti seninki mi bitmeyecek amk. bütün bunların bilincine vardığınızda yepyeni bir engelle karşılaşıyorsunuz. aslında yepyeni bir engel yaratıyorsunuz kendinize, o da savunma mekanizması. öncelikle bu savunma mekanizmasını kesinlikle mantıklı buluyorum onu söyleyeyim. en azından hazırlıklı oluyorsunuz olabilecek her şeye ama şöyle bir sıkıntı var; ne zaman, ne üzerine ve ne kadar bu savunma mekanizmasını gevşetmeniz gerektiğini veya güçlendirmeniz gerektiğini saptamak çok zor. kimseye güvenme diye boşuna tembihlemedi bizi anamız babamız ama kimseye güvenmeden de zevki çıkmıyor be hayatın. herkese güvenince de ebemizi sikiyorlar ama. bağlanmak da apayrı bir problem zaten ona hiç girmeyeyim.

    kısacası zor iştir, her babayiğidin harcı değildir. akıllıca bir hareket hiç değildir, aptal işidir.
  • “günlerden pazartesi. yine vapurun alt kamarasındayım. yine hava karlı. yine istanbul çirkin. istanbul mu? istanbul çirkin şehir. pis şehir. hele yağmurlu günlerde. başka günler güzel mi, değil; güzel değil. başka günler de köprüsü balgamlıdır. yan sokakları çamurludur, molozludur. geceleri kusmukludur. evler güneşe sırtını çevirmiştir. sokaklar dardır. esnafı gaddardır. zengini lakayttır. insanlar her yerde böyle. yaldızlı karyolalarda çift yatanlar bile tek.
    yalnızlık dünyayı doldurmuş. sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey. burda her şey bir insanı sevmekle bitiyor.”
    sait faik abasıyanık, alemdağ'da var bir yılan