anahita

  • azimli
  • mangal yürekli rişar (526)
  • 1378
  • 0
  • 0
  • 0
  • 5 ay önce

lucia y el sexo

yeryüzünde varoluşunun ilk gününden beri kadın ve erkeğe yüklenen görevleri sembolik bir anlatımla dile getiren, cinselliği estetik kaygı güdmeden olduğu gibi - yaşanıldığı gibi veren film.

kadın bekleyendir, her zaman karada ve güvendedir, manzaranın en güzel yanını görendir. erkek ise derinlere dalmak, kayalıkların en karanlık kısımlarıyla yüzleşmek zorunda olandır. (avlanan, savaşa giden erkektir.) erkeğin içsel yolcuğu kadına göre çok daha zordur bu yüzden film boyunca en hastalıklı karakterin lorenzo olduğunu görüyoruz.

julio medem'in -hiç çaktırmadan- sembolik anlatım konusunda başarısını bu filmde ve bir sonraki filmi chaotic ana'da görmek mümkün. erkeklik sembolü olan güneş, genellikle lorenzo'nun hemen ardında kameranın gözüne gözüne girerken ve sevişme sahnelerinde kızın çıplak bedenine yansırken görülmektedir. tabi ki kadınlığın ve doğumun sembolü olan dolunaylı gecede yaşanan sevişmenin -ki bi de bu denizin içerisinde yaşanıyorsa- sonucunda kadının hamile kalması o kadar doğal ve bi o kadar anlamlı ki...

özellikle adamın yazdığı romana gömüldüğü anlardaki halleri bitter moon'u hatırlattı. öyküyü karakterlerin gözünden yaşadığımız için adamın içsel gel-gitlerini tam da bu sahnelerde iyice karmaşıklaşıyor. lorenzo diğer erkek karakterle yer yer birleşiyor ve kaybolduğu anda o adam ortaya çıkıyor, geri geldiğinde ise o adam ortadan kayboluyor...

devamını okuyayım »
17.05.2008 16:25