buturkcheilenereye

  • azimli
  • hırçın golcü (262)
  • 1780
  • 24
  • 4
  • 0
  • evvelsi gün

galatasaray

bu akşamki maçta geçen sezondan farklı bir galatasaray yoktu aslında.

geçen sezon da aynı şekilde slow motion oynayan, forvetinin beş topun dördünü ezdiği (ister burak ister umut oynasın fark etmez), bu sebeple asla akıcı bir oyun oynayamayan, oyunda üstünlük kuramayıp rakiplerine bol miktarda pozisyon veren, fakat sneijder'in veya yasin'in bireysel becerisiyle attığı yahut kornerden gelen bir gol sayesinde maçları kazanabilen bir galatasaray vardı.

tek fark şuydu, bugünkü maçta sabri geçmişteki fırtınalı günlerini hatırladı. yeni sözleşmeyi kaptığı için kendini güvende hissetti, alıştığı gibi oynadı. bu sebeple bir %100'lük gol pozisyonuna ve iki penaltıya sebep oldu. geçen sezon dördüncü yıldız gazıyla kendi performansının maksimumuna ulaşmıştı, bütünüyle konsantre oluyordu. bu hazırlık maçında ise konsantre olamayıp saçmaladı. işte bu mental problemleri sebebiyle kendisi büyük takım oyuncusu değil. ama lig başlayınca bu kadar kötü oynamaz, çünkü konsantre olması için gereken motivasyonu bulur.

sabri'nin hak ettiği maaş, şu an aldığının yaklaşık yarısına tekabül ediyor. bu sebeple tepki görmesi gayet doğru. ancak sabri ve hamit bu maaşı yalnız bir sezon daha alacak; selçuk, burak, umut, dzemaili, yekta ve olcan ise senelerce. bu futbolcular aldıkları fahiş maaşlar sebebiyle iyi bir yedek bile olamazlar. bu adamların forma giydiği her sezon, ffp'ye uyma sözü vermiş bir kulüp için korkunç bir hatadan başka bir şey olmaz. hamzaoğlu'nun bu listedeki isimlerin gönderebildiği kadarını göndermesi gerekiyor, çünkü bu futbolculara ödediğimiz para sebebiyle yeni transfer de yapamıyoruz, bunlar gitmedikçe elimiz kolumuz bağlı resmen. hamzaoğlu eğer bu isimlere bel bağlarsa çok kısa bir süre içinde yere çakılır. bu konuda çekingen davranmak gibi ölümcül bir hataya düşmeyeceğini umuyorum.

işin komik tarafı, galatasaray'ın maaş listesinin ilk sıralarında gelen futbolcular bugün o kadar kötü oynadılar ki, maç sonunda performansıyla en çok akılda kalan isimler taraftarın durmadan eleştirdiği eray işcan, bilal kısa ve sercan yıldırım'dı. ilginçtir ki takımdaki en düşük maaşları alanlar, en yüksek maaşları alanlardan iki kat daha gayretli, iki kat daha istekli oynuyor. "takım içi dengeler" lafını ağzından düşürmeyenler bu durumu kendi kendilerine izah edebiliyorlardır umarım.

hayat, almasını bilen için derslerle dolu gerçekten.

devamını okuyayım »
29.07.2015 01:53