cococugiller

  • 217
  • 3
  • 1
  • 0
  • dün

merzifon eşeği

aptal, ağır salak anlamında kullanılan 'marsıvan eşeği' deyiminin biraz değişikliğe uğramış hali olabilir mi diye düşünmek lazım. pek çok deyim de bu şekilde değişikliğe uğramış kolay telaffuz etmek için.
(bkz: ölünün kûru - elinin körü) (kûr: mezar)
(bkz: zafiri tüketmek - sıfırı tüketmek) (zafir: nefes, deyimdeki anlamıyla ömrü tüketmek)
(bkz: kısa kes aydın abası olsun - aydın havası olsun) (hava: şarkı, türkü, ezgi. aba: kalınca bir kumaş türü diye biliriz fakat eski dönemlerde kıyafetlere genel olarak aba denmekteymiş, pek çok türküde de bu şekilde geçer)
ayrıntılı bilgi ve yorum
(bkz: azimli sıçan beton deler - azimle sıçan beton deler) (sıçan: fare)
(bkz: ane gibi yar, bağdat gibi diyar olmaz) (ane: bağdat yakınlarında bir mevki, yar: uçurum)
(bkz: altı kaval üstü şeşhane - şişhane) (şeşhane: eski silahlarda merminin sürüldüğü yer, altı mermi kapasitesi vardır. daha eski silahlarda namlunun(kavalın) ucundan barut konur ve bu barut çubukla sıkıştırılır, bunun üstüne de ateş edilince hedefe gidecek olan mermimsi demir parçası konur. yani silaha namlunun ucundan bakmaya alışıktır kullananlar mekanizması böyle olduğu için. sonraları teknolojinin gelişmesiyle icat olan şeşhaneli(toplu) tabancalarda şeşhane, kabza-tetik ile namlu borusu arasında bulunmakta olup içine sürülen mermiler kendi barutlarını içermekteydiler, tetiğe basılınca bu barut alevlenip yüksek basınç oluşturarak mermi çekirdeğini hedefe fırlatmaktaydı. bu yüzden namludan(kavaldan) barut ve mermi koymaya gerek kalmamıştı. fakat eski mekanizmaya alışık ilk kullanıcılar namlunun(kavalın) ucundan bakınca arkada namlu borusunu(kavalı), onun önündeyse şeşhaneyi görmekteydiler. ayrıca şeşhane silindir şeklinde olduğundan tabancanın bilindik görünüşünü de değiştirmişti. ilk türk kullanıcılar bu yeni görünümü beğenmemiş olacaklar ki yine dış görünüşü, kıyafetleri rüküş olan insanları sevmedikleri bu yeni silahın tasarımıyla tarifmişler. şişhane ise istanbul'da bir semt adı. bu adın da şeşhane'den geliyor olması olasıdır.)
(bkz: göz var izan var - nizam var) (izan: düşünme yeteneği)
(bkz: sû uyur düşman uyumaz - su) (sû: asker, askerler)

devamını okuyayım »