enk

  • aklıselim (555)
  • 694
  • 1
  • 0
  • 0
  • 2 hafta önce

mehmet akif ersoy

mısıra gidişini "şapka kanunu çıktı kızdı gitti" ya da "laik cumhuriyet kuruldu köpürdü uzaklaşt"ı şeklinde basitçe açıklamamak gereken şairdir. türkiye den ayrılmıştır, çünkü türkiye de yöneticiler tarafından istenmemektedir, kendisi bir milletvekili olduğu halde peşine adamlar takılmış, 24 saat yaptıkları gözlenmiştir. hatta gazetelerde kendisi hakkında "akif artık gidip biraz kumla oynasın" (anlayacağınız şekilde arap ülkelerinden birine gitsin manasında) gibi yazılar yazılmaya başlanmıştır. kendisi de onurlu bir adam olduğundan bunlara daha fazla katlanamamış ve mısıra öğretim görevlisi olarak atanmasını istemiştir, yurt dışında da ölmemiş istanbulda ölmüştür.
kur'an çevirisi hikayeside şu şekildedir: kendisi zaten kur'an nın bir manzume şeklinde çevirisi üzerinde çalışmaktadır, hükümet de bu çeviriyi destekler, mısırdayken bu çeviriyi bitirir ama bu sırada tbmm ezanı türkçe okuma kararı alır bunun üzerine mehmet akif "benim bu çevirim devletten de destek gördüğüne göre bu adamlar kur'an nın yerine de benim eserimi koymayı düşünüyor olmalılar" diyerek çevirisini mısırdaki dostlarından birine verir ve türkiyeye gideceğini kendisi ölene kadar ilgili uygulama değiştirilmezse çeviriyi yakmasını söyler. arkadaşı tabikide bu esere kıyamaz ve yakmaz, çevirinin sonunun ne olduğu meçhuldür. mehmet akif in bu sırada hükümetten destek aldığı aşikardır bu desteğin parasal mı olduğu, parasalsa ne kadar olduğu ise bilinmemektedir.
safahat şairin kendime ait dediği eserlerini topladığı kitabıdır, ama safahat ın günümüzdeki basımlarında genelde tüm eserleri***bulunmaktadır. çok da güzel bir eserdir. okudukça o zamanın sorunlarıyla bu zamanın sorunlarının aynı olduğunu hayretler içinde idrak edersiniz ve üzülürsünüz çünkü bu seksen küsur yıldır bir arpa boyu yol gidemediğimizin kanıtıdır.

devamını okuyayım »
09.12.2005 11:32