euhemuhu

  • 2877
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 yıl önce

bakkal dönüşü ekmek kemirme ritüeli

çocukluğunun 2 yılını kıbrıs'ta geçiren benim, kıbrıs'ın asla taze olmayan ekmekleriyle kana bulanmıştır bu rituel.
şöyle ki yine bir sabah bakkalın yolunu tutmuştum. dönüşte de her zamanki gibi büyük bir görev aşkıyla ekmeği kemirmeye çalışıyordum, bir yandan da memleketim şarkısını mırıldanarak, gözlerim nemli*

bahçeye girdim. tam kümesin yanından geçiyorum ki ağzıma sert bişey geldi. bu ne ki bu? bir pirinç tanesi! daha neler. ekmeğin içinen pirinç çıkmıştı. neyse, ne de olsa tavuklarımız yerdi (?!) böylece attığım pirincin üstüne üşüşen, "kümese babam girse yerim" mantalitesindeki tavukları biraz izleyip eve girdim.
sabah sabah içinden pirinç çıkan ekmeğin o küçücük bedende yarattığı hüsrandan arınmak için en babasından bir yeşil elma kapıp onu yemeğe koyuldum. ilk ısırığımı aldım ki ne göreyim? elma kanamaya başladı.* hayır, içindeki kurtçuğu yememiştim yanlışlıkla. bildiğin elma, durup duruken kanamaya başlamıştı. bu kıbrıs da artık fazla oluyordu. bir hışımla elmayı kaptığım gibi annemin yanına gittim.
elmayı gözünün içine sokarak:
"bu da ne demek oluyor şimdi!"
annemin suratında sıcak bir gülümseme. bu anneleri de hiçbir şey şaşırtamıyor canım.. "peki bu sabah ekmekten çıkan pirince ne dersin ha? bu da mı komik şimdi?"
canım annecim beni elimden tutarak aynaya götürdü.
-aç bakalım şimdi ağzını..
-aaaa... <caps>aaaaaaaaaaaaaaaaa!!!!!!!!</caps>
koşarak kümese dalınır. tabi pirinç mirinç hak getire. ilk süt dişim, geride dilimi değdirip durduğumda aldığım o et tadıyla beni baş başa bırakarak gitmiştir.. *

devamını okuyayım »
06.11.2004 13:18