gatesofdawn

  • şekerpare (669)
  • 542
  • 2
  • 0
  • 0
  • 2 hafta önce

din

"iyi ki allah var" demiş, feysbuk münasebetiyle bulduğum ortaokul arkadaşım blogunda, ne kadar mutlu olduğunu anlatan bi yazı yazmış sonunu da böyle bitirmiş "iyi ki allah var"..tatlı sevimli bir tarafı var bu lafın, "yarın cumartesi" der gibi ya da "yaşasın annem mantı yapmış" der gibi.. saf, kaygısız,tertemiz bi mutluluk barındıryo sanki, çocukluğun bitmez tükenmez mutluluk kaynakları gibi..belki kendi adıma dine ve allaha dair herşeyi çocukluk gibi uzak biyerlerde bıraktığım için, bilemiyorum..

hayatımız ve çevremiz bizi bambaşka yollara yönlendirmiş..bu tarz konularda içten içe kendimi daha zeki ya da ne bileyim sorgulayıcı gördüğümü saklayamam, daha fazla efor sarfettiğimi ne bileyim bu konuda daha çok düşündüğümü, topluma direndiğimi vesaire..aslında bakıyorum da sebep sadece hayat ve çevre, bu kadar basit. inanamak da inanmamak da yolda öğrenilen şeyler; benim inanmamaya dair daha çok kaynağım olmuş onu da bir şekilde inancını perçinlemeye..

tam bu değil aslında bahsetmek istediğim. sadece uzun zamandır aklımda olan bir sorunun daha da bir kenarlanıp köşelenmesini sağladı sanki, saflar daha da bir belirginleşti..bi tarafta o bi tarafta ben ve işte kafamda dönüp duran aynı soru; hangimiz kardayız? haklı olup olmamak değil, haklı olmak umrumda da değil. sadece düşünüyorum, hangimizin ruhu daha sakin, hangimiz daha az kavgalı hayatla.. tüm o saçmasapan yasaklarına rağmen, belki tam da bu yüzden (illa ki aşkam yemeğinden sonra yenmesi gereken tatlıyı bekler gibi hani), manası yarında öbür dünyada açığa çıkacak tüm bilinmeyenler yüzünden, yarın bişekilde çözüleceğine inanılan bütün düğümler uğranılan bütün haksızlıklar yüzünden, tüm bu sebeplerden belki de "iyi ki allah var" ..sabitlenebilmiş, her an koynunda taşıdığın kocaman bir huzur duygusu yüzünden; ister koca bi yalan olsun bu huzur ister olmasın..

deldiğin yasaklar, isyan ettiğin dayatılanlar boyunu ne uzatıyor ne kısaltıyor zira, kafanda ve kalbinde koskocaman bir düğüm, senden başka çözecek kimse yok.. ve maalesef el sürdüğün hiçbir "haram" deva olamıyor, yok edemiyor içindeki o kara kuyuyu..

ve tabi çoklukla yalnızlık, senin gibi düşünmeyen neredeyse bir dünya dolusu insanın, bir şekilde bir dine inanan insan gruplarına ait olmamanın verdiği bi garip yalnızlık. ki başında ne kadar da güzel bir duyguydu bu, kendini farklı hissetmek. büyüdükçe belki, yaşlandıkça, dahil olacak bir grup mu arar oldu ki gözler.

din yorgun insanın sığınağıdır diyordu biyerlerde, kişi o kadar yorulmuştur ki içindeki o kara kuyudan, her ne olursa olsun bir sığınağa ihtiyaç duyar, sırtını dayayacak koskocaman bi ağaca. ama sanki ilerledikçe arkanda bıraktıklarının unutulduğu bir yol bu, bir nevi geri dönüşsüz..çocukluk gibi çokca, kaçıp sığınılmak istenen kiraz ağaçları gibi.. çünkü o kadar sağlam atılmıştır ki "dinden dönme" yolunda adımlar, seni aksine inandırmaya çalışan koca bir dünyaya rağmen bildiğin yolda gitmek ancak böyle mümkün olmuştur. kendi bildiklerinden müteşekkil sapasağlam bir kale inşa edilmiştir yıllar boyu, her boşluğu her deliği irili ufaklı argümanlarla doldurulmuştur, ancak böyle direnilebilmiştir bunca zaman..

bunca şeyden sonra, hiçbişey olmamış/düşünülmemiş/yaşanmamış gibi değişmeyi dilemek mutlaka ki manasız bir çabadır kabul..çocukluğun geçtiği şehire yıllar sonra dönmek gibidir biraz, hiçbişeyi aynı bulamazsın..

ve galiba tüm sömürülere, tüm yanlışlara, uğruna yapılan tüm savaşlara rağmen, "din" en çok da kişiye "iyi ki allah var" dedirten o iç huzurudur, bir daha hiç kavuşamayacağını bilsen de içten içe özlediğin..

devamını okuyayım »
26.03.2008 16:04