kendine sosyalist

  • 1623
  • 2
  • 1
  • 0
  • dün

yaran diyaloglar

yer : antalya-havalimanı yolu
zaman : eylül 2000
kişiler : fransız turist, güvenlik görevlisi, ben

sahne 1 : (dış - yol kenarı - gün)

pejmürde bir dallama (ki fransız olduğu az sonra anlaşılacaktır) genç adama doğru yaklaşır ve fransızca bir şeyle söyler

ben : sorry, can you speak english
fransız : no

fransızca konuşmaya devam eder. el kol işaretlerinden yol sorduğu belli olmaktadır

ben : airport, do you want to go to airport?

ellerle uçak işareti yapılır, işaret parmağı ve orta parmakla yürüme işareti gösterilir, dallama yine hiçbir şey anlamaz, fransızca konuşmaya devam eder. fakat yakınlarda sorabileceği tek yer havalimanıdır. ben de yine kollarımı en etkin biçimde kullanmaya çalışarak ve belki anlar umuduyla left, right, go gibi basit kelimelerle ingilizce konuşmayı sürdürerek tarife devam ederim.
bu esnada hararetli konuşma çabasını gören güvenlik görevlisi bölgeye intikal eder ve sorar: "hayırdır kardeş ne diyo bu?"
ben: havalimanını soruyo ya

güvenlikçi bunun üzerine dallamaya doğru döner, kollarını kaldırıp çılgınca çırparak anlatmaya başlar;
"bak bak burdan düz düz dümdüz gidecen, sola dönecen, sonra sağa dönecen dümdüüüüüz gidecen. okey?"

pejmürde dallama fransız : ooo okey okeeey tenk yuuu!
güvenlikçi : heh heh hadi bakalım
ben : ohaaaamnkymbenböyleişinyayuhulanyuhyuhyuuuh

devamını okuyayım »
29.07.2006 14:52