lepidodendron

  • 3620
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen yıl

aşkın geçmesinin dayanılmaz hafifliği

odanızda otururken, "ne yapsam" diye düşünürken, dışardaki soğuğa küfrederken, cebinizdeki parayı hesaplamaya çalışırken gelebilir bu hafiflik, artık düşüncelerinizde ona -o'na değil- hiç yer ayırmadığınızı anladığınızda. boş uzayda öylesine yer kaplayan herhangi bir kadın.

eskiden, sokakta ayaklarınız nereye götürürse oraya yürürken,
"acaba şimdi ne yapıyor" diye kendi beyninizi yumruklarken,
daha dün, o sizi kendi elleriyle itip uzaklaştırmaya çalışırken,
sonunda "eeeh yeter be" diyerek pes ettiğinizde,
jimi'yle sirkeci-kadıköy vapuruna yürürken ondan herhangi bir kadın gibi bahsettiğinizde,
kendi kendinize hiçbir şey düşünmeden gülümsediğinizde,
bugün, "off ne yazsam ki şimdi buna" diye düşündüğünüzde,
biraz önce gittiğinde,
şimdi entry girdiğinizde,

o hafiflik hep yanınızda.

yanındayken kilitlendiğinizde, kalp krizi bir adım yakına geldiğinde.. sonradan sonraya "nasıl bir ruh hastası bu, benim vereceğim sevgiyi kimsede bulamaz, amacı ne, ne yapmaya çalışıyor" diyerek ona sinirlendiğinizde, "buna dayanacak gücüm yok, hoşçakal" dediğinizde ama dayanamayıp geri döndüğünüzde, nasıl bir ikiyüzlü olduğunuzu idrak ettiğinizde, "aşk" için neler yaptığınızı düşünüp kendinize hayret ettiğinizde..

o hafiflik yanınızda yoktu, yeni geldi. daha şimdi.

arif "hayata verdim kendimi" dedi. şunu bir de ben deneyeyim bakalım nasılmış..

[bu entry beyin ve kalp çatışması esnasında girilmiştir. kazanan: el]

devamını okuyayım »