lovely rita

  • baldan tatlı (634)
  • 546
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen yıl

snowpiercer

sistem eleştirisi yapan, bir devrim müjdeleyen bir filmi izlemek için yanıp tutuşuyordum. nihayet bir yerde denk geldi, konusunu okudum, haliyle atladım izlemek için hemen. epik bir film. çok beğendim.

--- spoiler ---

küresel ısınmayı engellemek için yapılan deneylerin ardından buzul çağına giren dünyadan geriye sağ kalanlar sonsuz bir enerjiyle çalıştığı iddia edilen bir trende başı ve sonu olmayan hiç bitmeyecek bir yolculuktadır. bu yolculuk artık bilinen dünyadır. tren, dünyanın, bilinen yaşamın kendisidir. bu benzetme üzerine uzun bir tren yolculuğu esnasında filmden ve esinlendiği çizgi romandan habersiz bir şekilde düşünmüştüm. tüm sınıfları, ırkları, insanlığın birikimini, insanlık mücadelesini, devrimi kompakt bir şekilde bir yerlere sıkıştırmak...

tren, dünya ne haldeyse o halde. sadece sınırlar daha keskin, sınıfları ayıran kapılar, duvarlar somut olarak gözümüzün önünde.

bazı sahnelerden bahsetmek istiyorum. varillerle yaptıkları o ilk saldırı anı insanı kanını kaynatıyor resmen. bir görsel şölendi, insanı içine çeken muazzam bir sahneydi. beni derinden etkileyen bir diğer sahne ise tünelde katledilirlerken chan'den ateş istedikleri sahne. aman yarabbim, on numara beş yıldız. açıp açıp izliyorum. meşaleler elden ele bir bayrak yarışı gibi. devrim, isyan bu kadar güzel anlatılamaz. nefisti.

film metaforlarla dolu. kar maskeli, baltalı kolluk kuvvetlerinin balığı boydan boya kesip kanla göz korkutmasından tut, çocukların bizzat düzenin işlemesini sağlayan çarklardan biri olmasına kadar.

eleştirilecek noktaları var elbette. filmi muhakkak izleyin diye tavsiye ettiğim sosyalist, devrimci arkadaşlarım beni arayıp lovely rita film resmen sistem izin verdiği müddetçe devrim yapılır fikrini veriyor diyecekler, adım gibi eminim. ancak film, curtis'in gilliam'ın başından beri wilford'a hizmet ettiğini öğrenip wilford'in teklifini kabul etmesiyle bitmiyor. wilford, nüfusu dengeleme projesi olarak bir ayaklanma tasarlasa da hatta gilliam ona hizmet etse de devrim hiçbir şekilde düzen tarafından yönetilemez. kaldı ki gilliam filmin bir yerinde planlandığı gibi curtis'i ve diğerlerini durduramayacağını anlamış olacak ki wilford'a ulaştığında onun konuşmasına izin verme diyor, nitekim bunda haklı olduğunu görüyoruz wilford'un uzun uzun konuşarak curtis'i şüpheye düşürmesiyle. ama ne zaman ki çocukların bu çarkı döndüren sömürülenleri, ezilenleri olduğunu görüyor, işin rengi değişiyor.

nam neden o kapı, neden bu değil diye işaret ettiği dışarıya açılan kapı ise düzeni yöneten olman bir şeyi değiştirmeyecek, düzeni ortadan kaldırman gerek diyor. fuck the king, fuck the system! anarşi rulz! :)

--- spoiler ---

bir de sinefilliğimden uzun zamandır ödün verdiğimden olacak herhalde izlemeden evvel yönetmen ismine falan dikkat etmedim. filmi izledim. devrim kelimesini kullanmaktan korkmamasını, devrim fikrini olumlamasını falan fark edince daha başında yönetmenin ismi zaten uzakdoğulu gibiydi, dur bir kimmiş bu diye bakınca fark ettim ki bir zamanlar beni acayip etkilemiş madeonun yönetmeni çekmiş filmi. bu adamı takibe alın gençler. gümbür gümbür geliyor bence.

devamını okuyayım »
23.04.2014 18:05