maplecustom

  • azimli
  • hırçın golcü (261)
  • 1443
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3 ay önce

akm'nin yıkılması

bu entry'i şuan malesef yıkılması kesinleşmiş olan guzelim sanat merkezimiz akm'in 3. katındaki restorandan yazıyorum.9 senedir kadrosunda opera orkestra sanatçısı olarak bulunduğum,acısı ile tatlısı ile haftanın 6 gunu prova + temsil sisteminde emek verdiğimiz ve son gunlerde iyice şımarmış ve azıtmış olan bazı güçler tarafından (ismin telaffuz edersem entrymi sildirebilirler diye telaffuz etmiyorum) aslında bir binanın yıkılması olarak değil bir ideolojinin yıkılması gibi güç gösterisi olarak yıkılacak olan atatürk'ün kültür merkezinin yerine nasıl bir rezillik dikeceklerini çok merak ediyorum.aslında merak etmiyorum,biliyorum.buradan şimdiden yazıyorum bir kaç sene sonra ne kadar haklı oldugumu hep beraber goruruz.eğer bu bina yıkılırsa yerine muhafazakar bir holding tarafından alışveriş veya eğlence merkezi diktirtilerek içinede kıytırıktan bir sahne koyup alın bu da kültür merkezi denilip dolaylı bir yolla atatürk’ün simgelerinden birini yıkmayı artı olarak bir ranta dönüştürmüş olacaklar.sizler her zaman dışardan gördünüz ve dışarıdan bildiniz yaşadıklarımızı.sizlere biraz içimizde neler oldugunu,bizleri nasıl yıldırmak istediklerini buradan anlatabildigim kadarı ile (anca %2'sini anlatabilirsem kardır) anlatmaya calışacağım.ben 9 senenin sonunda girdiğim odisyonlar ve kariyer sınavlarını kazanmam sonunda sanatçı puantajım 99 puana (yani en üst seviye) çıkmış bir sanatçıyım.aldıgım maaş bu kurumun en üst seviye maaşıdır ve 1.800 ytl'dir.evet 1.800 ytl,bazı çevrelerce!!! çok görülen,devlete haftanın her gunu gunde en az 7 saat hizmet eden hemen hemen her gece evine gece 00:00'dan önce giremeyen biz sanatçılara çok görülen maaşımız budur,hatta en üstü budur.bize bu maaşı bile çok gören çevreler bide bize yılda 2 kere ödenen ve performansımızın durumun göre verilen 1 maaşlık teşvik ikramiyesinide vermemek için ellerinden geleni ardına koymamaktadır.gunde 3 öğün yemeğini dışarıda yiyen,temsillerine,konserlerine geç kalmamak için taksim ve civarından ev tutmak zorunda olupta bu evlere en az 1.000ytl kira ödeyen bide üstüne üstlük çoluğunu çocuğunu geçindirmek,doyurmak zorunda olan bizlere atatürk'ün emaneti sanatçılara verilen değer budur.ben demiyorum ki hepimiz çok iyi yapıyoruz işimizi,hepimiz çok çalışıp hak ediyoruz.tabiki aramızda çürük yumurtalar ve işini sallayıp iyi yapmayan arkadaşlarda var ama bu kişilerin genelimizi etkilemesi söz konusu değildir zaten asıl konuda bu değildir.dedim ya ideolojidir.durun bu daha giriş.
akm binamıza geçen sene "güvelik şefi" adı altında garip bir şahıs atandı.bu şahıs ilk başta elinde telsizle dolaşıp insanları azar azar taciz etmeye başladı.bu tacizler sanatçı arkadaşlarımızı haddi olmayan soru yağmurlarına tutup bazı sanatçıları hiç ama hiiiiç haddi olmadan azarlama şeklinde başladı.işi bizi korumak ve güvenliğimiz sağlamak olan bu zat aramızda fütursuzca dolaşıp hiç haddi olmayan herşeye burnunu sokuyordu.tacizleri şöyle devam etti.akm'nin arka otopark tarafında bir sanatçı girişi vardır.bazısı hafif bazısı ağır olan ensturmanları ile sanatçıların ön taraftan yürümesi özellikle kış aylarının yağmur,kar ve soğuk şartlarında imkasız olduğu için arabalarını park edip bu kapıdan girerler.akşam temsilleri fix olarak saat 20:00'de başlar.bu zat guvenlik personeli yetersiz sayıdaymış bahanesi ile (kesinlikle oyle değil arka kapıya 1 guvenlik elemanı koymaları yetiyor) butun kış boyunca saat 18:30 ila 20:00 sattleri arasında bu girişi kapattırıp binanın taa öbür ucundaki girişten girilmesini mecbur kılmıştır.dikkatinizi çekerim bizim temsil ve konserimiz başlıyor ve nsıl oluyorsa bir anda guvenlik personeli yeterli sayıya erişiyor!!! vede yaşlısı hastası bütün sanatçılar ağır olan,soğuktan etkilenen hassas ensturmanları ile konser kıyafetleri çamur içinde yuzlerce metre yuruyorlar.bu yıldırma değilde nedir.peki öbür kapıya geldiğimizde ne görüyoruz??? 5 güvenlik elemanı oturmuş çay içip muhabbet ediyor.”bu nasıl bir iştir neden biriniz gidipte otopark kapısında durmuyor” dediğimde aldığım cevap “şefimizin emri böyle onunla konuş” tarzında terbiyesizce oluyor.bende “çağırın şefinizi o zaman” dediğimde “burada değil” cevabını alıyorum.aslında binada olan şeflerini çağırmıyorlarmış sonradan bina içinde şefleri ile tesadüfen karşılaşınca anlıyorum bunu.bu karşılaşma sırasında yanımda bir kaç sanatçı arkadaşım daha var allahtan bu anlatacaklarıma onlardaşahit çünkü biliyorsunuz bu kişiler!!! aynı zamanda da çok yalancı olup iftira atmakta da müthiş yetenekliler.ben aynı sorumu o zat’ada yöneltiyorum ve aldığım cevap “yeterli adam yoks ister kapatırım ister açarım” oluyor.ben “ne demek ister açarım ister kaparım” dediğimde bu seferde “sanane” oluyor.bende “sen ne biçim konuşuyorsun zaten geldiğinden beri yaptığın terbiyesizliklerle yıldırmaya calışıyordun bizi şimdide bunumu buldun daha sırada ne var bilmiyorum ama burası atatürk kültür merkezi ve ne siz gibi kadrolaşmalardan buralarda bulunan kazıntı insanlar,ne de asıl sizi buralara bunları yapmanız için yönlendiren insanlar amacınıza ulaşamayacaksınız biz sanatçılar bu binanın gerçek sahipleriyiz ve bekçileriyiz daima burada olacağız” dediğimde aldığım karşılığa dikkat edin.”siz gerçek sahipleri filan değilsiniz,burası sanatçıların filan diil”!!!!!!!! .evet yanlış duymadınız sinir anında ağzındaki baklayı çıkartıyor bu zat.aslında tek amacı bazı yüksek mevkii ağabeylerine akm içerisinden haber taşıyıp bir stetoskop görevi görmek ve bizi ince ince yıldırmak olmak olan bu zat asıl amacını ağzından kaçırıyor.fakat bilmediği birşey var.birçok kişi bilmiyordu ama bu millet en guzel cevabı onlara vermeye başladı:
biz atatürk’ün kurtardığı bu eşsiz vatanın kıymetini bilen çağdaş ve laik yurttaşlar olarak hiçbir yere gitmiyoruz ve her zaman laik türkiye cumhuriyeti’nin bekçisiyiz.zamani geldiğinde (ki bu zaman belki yarından da yakın) asil gidecek olan sizlere bu sözüm. "zamaninda dedelerimizin kani ile sulanarak atatürk tarafindan kurtarilan bu topraklar bizlere emanet ve daima burada daima tepenizde olacağiz.bizden sonra çocuklarimiz onlardan sonra torunlarimizla gözümüz daima üzerinizde.ister kabul edin ister etmetin türkiye laik ve çağdaş bir cumhuriyettir ve öyle kalacaktir. "

devamını okuyayım »
12.05.2007 11:50